Macera Dolu Legoland Deutschland

Legoland Deutschland Giriş Kapısı

Bu yazımda Legoland Deutschland gezi rehberi, WinterWonder Legoland deneyimleri ve Legoland Castle konaklama notlarını bulacaksınız. Almanya’da çocukla seyahat ve ulaşım önerileri, Münih Noel pazarları rehberi, yeme İçme ve konaklama ipuçları da yer alıyor. Ayrıca Rothenburg ob der Tauber ve Nürnberg Noel pazarları gezi notları, Nürnberg’de yeme İçme ve otel önerileri İle Ingolstadt Village alışveriş durakları bu rehberin İçinde sizi bekliyor.

Oğlum lego oynamayı çok seviyor. Doğum günü hediyesi olarak onu en çok mutlu edecek yeri seçmek istedik ve aklımıza Legoland geldi. Almanya’da büyük bir Legoland olduğunu biliyorduk, bu yüzden rotamızı buraya çevirdik.

Tarihleri belirlerken, çok sevdiğimiz Noel dönemine de denk getirmeyi özellikle istedik. Hem oğlumuz için unutulmaz bir doğum günü hediyesi oldu hem de biz, sevdiğimiz o büyülü yılbaşı atmosferini yeniden yaşama fırsatı bulduk. Böylece hepimiz için çok eğlenceli bir seyahat ortaya çıktı. Şimdi sizinle bu seyahatin tüm detaylarını paylaşacağım.

Legoland Deutschland Nerede?

Legoland Deutschland, Almanya’nın Günzburg şehrinde bulunuyor. Burası, haritada tam olarak Münih ile Stuttgart’ın ortasında kalan küçük bir bölge. Konumu gerçekten çok avantajlı çünkü her iki şehre de yaklaşık 1 saatlik bir mesafede yer alıyor. Bu yüzden ister Münih’ten ister Stuttgart’tan yola çıkın, Legoland’e ulaşmak oldukça kolay.

Biz daha önce Stuttgart’a gittiğimiz ve Noel pazarlarının Münih kadar etkileyici olmayacağını düşündüğümüz için bu seyahatimizde tercihimizi Münih’ten yana kullandık. Böylece hem Legoland’e kolayca ulaşabileceğimiz hem de büyülü Noel atmosferini doyasıya yaşayabileceğimiz bir rota oluşturmuş olduk.

Eylül ayında Pegasus’un yaptığı kampanyalı bir uçuşu yakaladık ve kaçırmadan Aralık’ın ilk haftası için Münih uçak biletlerimizi satın aldık. Böylece Legoland planımızın ilk adımını atmış olduk.

4 gün sürecek bu seyahatin rotasını oluştururken, Münih’in yanı sıra Almanya’nın Nürnberg ve Rothenburg ob der Tauber şehirlerindeki Noel pazarlarını da görmeyi planladık. Böylece yalnızca Legoland’i ziyaret etmekle kalmayıp, küçük ama oldukça keyifli bir Almanya turu yapmış olacaktık.

Farklı şehirlere rahatça ulaşabilmek ve programımızı esnek tutabilmek için bu seyahatte araba kiralamayı tercih ettik. Bu karar bize hem ciddi anlamda zaman kazandırdı hem de rotamızı tamamen kendi hızımıza göre şekillendirme özgürlüğü sağladı.

Almanya ‘da 4 Güne neler sığdırdık?

Sabırsızlıkla beklediğimiz gün sonunda gelmişti. İlk günü dolu dolu yaşayabilmek için uçağımızı özellikle erken saate almıştık. 2 saat 10 dakikalık kısa ve rahat bir uçuşun ardından Münih Havalimanı’na (MUC) vardık.

Münih Havalimanı, Avrupa’nın en modern ve en düzenli havalimanlarından biri. Şehir merkezinin yaklaşık 28km kuzeydoğusunda yer alıyor ve ulaşım oldukça kolay. Terminal yapısı geniş, ferah ve yolcu dostu olduğu için özellikle çocuklu aileler için son derece rahat bir deneyim sunuyor. Havalimanında alışveriş alanları, restoranlar ve Noel döneminde bu döneme özel dekorasyonlar da bulunuyor.

Biz uçak biletlerimizi aldıktan hemen sonra Almanya’da araç kiralama için rezervasyon yaptırmıştık. 4 gün için 165€ olarak fiyatlandırılmıştı. 6 yaşındaki oğlumuz için yükseltici koltuk (booster seat) ekleyince fiyat biraz daha arttı. Almanya’da çocuk oto koltuğu kullanmak zorunlu, 6 yaş için ise yükseltici yeterli oluyor.

Bu arada erken rezervasyon gerçekten büyük avantaj sağlıyor; hem fiyatlar daha uygun oluyor hem de araç seçenekleri çok daha geniş oluyor. Bu yüzden plan netleştiği anda araç kiralama rezervasyonu yapmak kesinlikle en mantıklı tercih olacaktır. 

Araba kiralamayı tercih etmeyecek olanlar için Münih Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım gerçekten çok kolay. En pratik yöntem, her 10 dakikada bir kalkan S1 ve S8 trenleri ile yaklaşık 40 dakikada merkeze ulaşmak. Alternatif olarak Lufthansa Express Bus da tercih edilebilir; ancak yolculuk süresi biraz daha uzun.

Hava gerçekten soğuktu. Havalimanından çıkar çıkmaz hemen  yola koyulduk. Daha ilk kilometrelerde bizi bembeyaz bir manzara karşıladı; yol boyunca uzanan kar örtüsüyle yolculuk yapmak oldukça keyifliydi.

Legolan_yol

Yolculuğumuz yaklaşık 40 dakika sürdü. Münih sokaklarını keşfetmeye başlamadan önce sıcak bir kahve içmek istedik ve kendimizi Luffy Pancake’te bulduk. Mekân, Münih’in en popüler ve en canlı bölgelerinden biri olan Glockenbachviertel’de yer alıyor ve genellikle 09.00–20.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Konum olarak oldukça merkezi; Marienplatz’a, yani Münih’in kalbi sayılan en merkezi ve en tarihi meydanına, arabayla yaklaşık 2km, yürüyerek ise 1km (yaklaşık 15 dakika) mesafede bulunuyor.

Arabamızı mekâna yakın bir noktaya park ettik. Münih merkezde park yeri bulmak biraz zorlayıcı olabiliyor. Tabelalar Almanca olduğu için nerede, ne kadar süre park edebileceğimizi anlamak ilk başta biraz güç oldu. Genellikle akşam 20.00 ile sabah 08.00 arasında ücretsiz park edilebiliyor. Ücretli saatlere denk gelirseniz de park alanlarının yanında bulunan ödeme otomatlarından, kalacağınız süreye göre ödeme yapmanız gerekiyor.Biz şanslıydık; yol kenarında park edilebilen bir yer bulabildik ve kısa sürede mekâna ulaştık.

Luffy Pancake’te iki farklı pankek sipariş ettik. Fruits Jolis, Jolis di ve Le Banana Split. Her ikisi de hem sunum hem de lezzet açısından gerçekten çok başarılıydı. Daha önce bu kadar kabarmış ve yumuşak pankek yediğimizi gerçekten hatırlamıyoruz. Yanında krema ve taze meyvelerle servis ediliyor ve kahveyle birlikte harika bir uyum yakalıyorlar.

Pankek fiyatları 11€’dan başlıyor. Biz iki cappuccino ve iki çeşit pankek için, bahşişle birlikte toplam 37€ ödedik. Almanya’da kafe ve restoranlarda kredi kartıyla ödeme yaptığınızda, pos cihazında farklı oranlarda tip (bahşiş) seçenekleri çıkıyor. Elbette vermek zorunda değilsiniz; tamamen size kalmış.

Kafe çok büyük değil ama oldukça sevimli ve sıcak bir atmosfere sahipti; kısa bir mola için ideal.

Luffy Pancake Kafe, pancake çeşitleri
Luffy Pancake Kafe, Dışarıdan Görüntüsü

Luffy Pancake

Luffy Pankek’te enerji depoladıktan sonra arabayla yaklaşık 15 dakikada ilk durağımız olan Weißenburger Platz Noel Pazarına ulaştık. Münih’in Haidhausen semtinde, tam meydanın etrafında 1976’dan beri kurulan bu pazar, şehrin en samimi, en yerel Noel pazarlarından biri olarak biliniyor.

Büyük pazarlar kadar kalabalık değil; daha sakin, daha huzurlu ve gerçekten mahalle ruhunu hissettiren bir yer. Yaklaşık 50 tane süslü ahşap kulübe bulunuyor. Glühwein (sıcak şarap), patates yemekleri ve meşhur Flammlachs (ateşte pişen somon) gibi klasik lezzetler burada denenmesi gerekenler arasında. Marienplatz’a toplu taşımayla yaklaşık 10–12 dakika mesafede olması da ulaşımı oldukça kolaylaştırıyor.

Weißenburger Platz noel pazarı, sıcak şarap kokuları, sokak müzikleri, çocuklar için küçük gösteriler ile bizce Münih’te uğranması gereken duraklardan biri.

Pazar, 24 Kasım-23 Aralık tarihlerinde, her gün 11.00–21.00 saatleri arasında; 24 Aralık Noel günü ise saat 14.00’e kadar ziyarete açık olacak.

Münih, Weißenburger Platz, noel pazarı.
Münih, Weißenburger Platz, noel pazarı.

Weißenburger Platz Noel Pazarı

Burada biraz vakit geçirdikten sonra ikinci durağımız Marienplatz Noel Pazarı oldu. Arabamızı yaklaşık 10 dakika uzaklıkta yol kenarına park ettik; 4 saat için 8 euro ödedik. Marienplatz merkezinde City Park kapalı otoparkı da mevcut ancak fiyatlar oldukça yüksek.

Kısa bir yürüyüşün ardından önce Frauenkirche’ye ulaştık. Münih’in en karakteristik yapılarından biri olan bu görkemli kilise, sıra dışı soğan kubbeli iki kulesi ile şehrin siluetine damgasını vuruyor. Kilisenin kulelerinden birine asansörle çıkıp şehri panoramik olarak seyretmek mümkün.
Münih, Frauenkirche Kilisesi
Frauenkirche

Biraz daha ilerleyince Marienplatz’a vardık. Meydana adım attığınız anda karşınıza çıkan görkemli yapı ise Neues Rathaus, yani Yeni Belediye Binası. 1867–1909 yılları arasında inşa edilen bu neo-gotik yapı, Münih’in en tanınan simgelerinden biri. Detaylı taş işçiliği, kuleleri ve devasa cephesiyle meydanın atmosferini tamamen belirliyor. Binanın geniş bir iç avlusu da bulunuyor; burada sıcak şarabınızı yudumlayıp kalabalığın enerjisini izlemek gerçekten keyifli. Noel döneminde avlunun ışıkları eşliğinde kısa bir mola vermek için harika bir nokta.  

Yeni Belediye Binası’nın kulesine asansörle çıkmak mümkün. Yukarıdan Marienplatz, Frauenkirche’nin kubbeleri ve Noel pazarının ışıkları panoramik bir manzara ile izlenebiliyor. Ben bu belediye binasını gerçekten çok beğendim; hem mimarisi hem de yarattığı atmosfer oldukça etkileyiciydi.

Binanın bir diğer özelliği ise 85 metrelik kulesinde yer alan Glockenspiel adlı mekanik kukla gösterisi. Her gün belirli saatlerde — 11.00 ve 12.00’de, ayrıca Mart–Ekim ayları arasında 17.00’de — sergileniyor ve gösteri yaklaşık 15 dakika sürüyor.

Münih, Yeni Belediye Binası (Rathaus)
Neues Rathaus

Neues Rathaus’un avlusundan çıkınca da sizi Marienplatz Christmas Market karşılıyor. Bu pazar, şehrin en büyük ve en geleneksel Noel pazarı olarak biliniyor. Tarihi 14. yüzyıla kadar uzanıyor ve bugün hâlâ Münih’in en çok ziyaret edilen noktalarından biri. Devasa ışıklı Noel ağacı meydanın tam ortasında yükseliyor; Rathaus’un neo-gotik cephesi ise pazarın arka planını adeta bir kartpostal gibi tamamlıyor.

Pazar, klasik Alman lezzetleriyle dolu. Glühwein, Kinderpunsch (alkolsüz sıcak içecek – çocuklar için ideal), kızarmış patates ve patates pankekleri, Lebkuchen (zencefilli kurabiye), kestane ve sıcak çikolata denenmesi gerekenler arasında.

İçecekler özel bardaklarda servis ediliyor ve depozito sistemi ile alıyorsunuz. Bardağın sizde kalmasını isterseniz geri vermiyorsunuz; eğer iade ederseniz depozitonuzu geri alıyorsunuz. Noel pazarlarının klasik ve keyifli geleneklerinden biri de bu zaten. Depozito ortalama 4€.

Ayrıca el yapımı süsler, ahşap oyuncaklar ve geleneksel Alman el sanatları satan çok sayıda stand bulunuyor. Biz akşam saatinde gittiğimiz için pazar oldukça kalabalıktı. Hem yeme–içme hem de hediyelik eşya standlarında uzun sıralar vardı. Aslında standları uzun uzun incelemek, biraz oyalanmak istiyorsanız gündüz saatlerini tercih etmek çok daha mantıklı. Akşamları ışıklar büyüleyici olsa da kalabalık nedeniyle rahat gezmek pek mümkün olmuyor.

Marienplatz Noel Pazarı (Münchner Christkindlmarkt) 2025 yılında 24 Kasım – 23 Aralık  tarihleri arasında saat 10.00 – 21.00; 24 Aralık Noel günü ise saat 14.00’e kadar açık olacak.

Tam Marienplatz’ın üzerinde kurulduğu için metrodan çıktığınız anda kendinizi doğrudan meydanın içinde buluyorsunuz; ulaşım da son derece kolay.
Münih, Marienplatz Noel Pazarı, gece görüntüsü
Marienplatz

Münih’in en eski kilisesi olarak bilinen Aziz Peter Kilisesi (Peterskirche), Marienplatz’ın hemen arkasında yer alıyor. Hem dış mimarisi hem de barok detaylarla süslü iç mekânı oldukça etkileyici. Kilisenin en ünlü bölümü, halk arasında “Alter Peter” (Yaşlı Peter) olarak bilinen 91 metrelik kulesi. Zirveye çıkmak için yaklaşık 300 basamak tırmanmanız gerekiyor. Yukarıdan Marienplatz, Neues Rathaus, Frauenkirche’nin kubbeleri ve şehrin tamamı panoramik bir manzara olarak görünüyor. Hava açıksa Alpler bile seçilebiliyor.

Münih, Aziz Peter Kilisesi, gece görünüşü
Aziz Peter Kilisesi

Münih Oyuncak Müzesi (Spielzeugmuseum) de, Marienplatz meydanında yer alıyor. Marienplatz’ın hemen yanındaki Altes Rathaus’un tarihi kulesinde bulunan bu müze, şehrin en sevimli ve en nostaljik duraklarından biri. 14. yüzyıldan kalma kule, içinde dört kata yayılan koleksiyon, hem çocuklar hem de yetişkinler için keyifli bir keşif alanı sunuyor. 

İçeride 1800’lerden günümüze uzanan bebekler, tren setleri, teneke oyuncaklar, peluş ayılar ve daha pek çok nostaljik parça yer alıyor.

Giriş ücreti; yetişkinler için 8€, (0-17) yaş arasındaki çocuklar için ise 3€ olarak belirlenmiş. Müze salı günleri hariç genellikle 10.00-17.30 saatleri arasında gezilebiliyor. 

Legoland_müze
Münih Oyuncak Müzesi

Pazarın keyfi içinde o kadar kaybolmuşuz ki acıktığımızı bile fark etmemişiz. Oğlumuz da bizimle olduğu ve yiyecek konusunda biraz seçici olduğu için pazarda yemek yemeyi tercih etmedik. Bunun yerine, Marienplatz’a çok yakın olan Ruff’s Burger’a gittik. Hem hızlı hem de lezzetli bir seçenek olduğu için bizim için ideal bir mola noktası oldu.

Hamburgerler 10€‘dan başlıyor. Mekân küçük olduğu için oturma alanı sınırlı, ancak servis oldukça hızlıydı; bu da özellikle çocukla birlikteyken büyük bir avantaj sağladı.

Yemek molasından sonra rotamızı, Marienplatz’a sadece birkaç adım uzaklıkta yer alan tarihi ve atmosferik meydanda kurulan Rindermarkt Noel Pazarına çevirdik. Yerel halk arasında “Sternenplatzl” olarak bilinen bu pazar, yıldızlarla süslenmiş nostaljik atmosferiyle gerçekten çok hoştu. Noelin dini ve kültürel yönünü uygulayan bir pazar. 

Rindermarkt Noel Pazarı 2025 yılında 24 Kasım – 23 Aralık  tarihleri arasında saat 10.00 – 21.00; 24 Aralık Noel günü ise saat 14.00’e kadar açık olacak.

Legoland_rindermarkt
Rindermarkt Noel Pazarı

Rindermarkt’ta biraz vakit geçirdikten sonra Mittelaltermarkt, yani Orta Çağ Noel Pazarı’nın kurulduğu alana doğru yürümeye başladık.

Yolumuz üzerinde ünlü meydan Odeonsplatz vardı. Odeonsplatz, geniş meydanı, sarı rengiyle hemen dikkat çeken Theatin Kilisesi (Theatinerkirche) ve çevresindeki tarihi mimarisiyle Münih’in en etkileyici noktalarından biri.

Hemen yakınında yer alan Residenz München ise Bavyera krallarının eski sarayı; dışarıdan bile ihtişamını hissettiren devasa bir kompleks. Münih’teki en masalsı Noel pazarlarından biri olan Weihnachtsdorf (Küçük Noel Köyü), Residenz München’in avlusunda kuruluyor. Sarayın tarihi atmosferi, özenle hazırlanmış ahşap kulübeler ve sıcak şarap kokusuyla birleşince ortaya gerçekten büyülü bir ortam çıkıyor.

 17 Kasım – 22 Aralık tarihleri arasında her gün 11.00–21.00 saatlerinde açık olan bu pazar, özellikle akşam ışıklandırmalarıyla görülmeye değer.

Keyifli bir yürüyüş sonrası Münih’teki en farklı Noel pazarlarından biri olan Orta Çağ Pazarına ulaştık. Ahşap kulübeler, meşaleler, Orta Çağ kıyafetleriyle dolaşan satıcılar ve dönem müzikleriyle kendinizi bambaşka bir çağda buluyorsunuz.

24 Kasım – 23 Aralık tarihleri arasında her gün 11.00–21.00 saatlerinde açık olan bu pazar, klasik Noel pazarlarından farklı bir deneyim arayanlar için harika bir durak.

Orta Çağ tarzı et yemekleri, odun ateşinde pişen atıştırmalıklar ve baharatlı sıcak içecekler konseptle tamamen uyumlu. Pazar boyunca Orta Çağ müzikleri, tarihi dans gösterileri, küçük sahne performansları ve zaman zaman “tarihi dövüş” gösterileri bile yapılıyor. Marienplatz’a yürüyerek yaklaşık 10–12 dakika mesafede, şehrin en şık bölgelerinden birinde yer alıyor.

Legoland_mitter
Ortaçağ Pazarı
Orta Çağ noel pazarı çok kalabalık olduğu ve bizim de çocuk arabamız olduğu için bu pazarı sadece kısaca gezdik ve Münih’in en renkli Noel pazarlarından biri olan Pink Christmas’a geçtik. Stephansplatz’da kurulan bu pazar, pembe ışıklar, eğlenceli dekorlar ve canlı müziklerle bambaşka bir atmosfer sunuyor. Klasik Noel pazarlarından çok daha modern ve enerjik bir havası var. Prosecco barı, sıcak şarapları ve sahne performanslarıyla özellikle akşam saatlerinde oldukça keyifli bir durak hâline geliyor.
 

Küçük bir alana kurulu olduğu için oldukça kalabalıktı ve biz çocuk arabasıyla ilerlerken biraz zorlandık. Ayrıca güvenlik görevlisi gördüğümüz tek pazar burasıydı; bu da bizi şaşırttı.

24 Kasım – 21 Aralık tarihleri arasında açık olan Pink Christmas, hafta içi 16.00–22.00; hafta sonu ise 14.00–22.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Marienplatz’dan yürüyerek yaklaşık 15 dakika sürüyor.
legoland_pink
Pink Christmas

İlk günümüzü dolu dolu geçirdikten sonra artık otele gitme zamanı gelmişti. Otel seçerken özellikle check-in saatlerinin esnek olmasına dikkat ettik. Otelde sadece gece konaklayacağımız için de şehir merkezinin biraz dışında yer alan Leonardo Hotel Munich City North’u tercih ettik.

Burada bir gece konakladık ve gecelik ücreti yaklaşık 100€ civarındaydı. Otelde kahvaltı imkânı da mevcut. Genel olarak otelden memnun kaldık; özellikle soğuk Münih gecesinde ısınma sorunu yaşamamamız bizim için büyük bir artıydı. Ayrıca 24 saat açık resepsiyon bulunması da bizim için önemli bir avantajdı. Otel, otoyola sadece birkaç dakika uzaklıkta ve güvenli bir park alanı sunuyor.

Arabayla gelmeyecekler için de oldukça uygun bir konumda; otelin yaklaşık 100 metre yakınında Hugo-Troendle tramvay durağı bulunuyor. Ayrıca Moosach S-Bahn Tren İstasyonu da yalnızca 5 dakikalık yürüme mesafesinde. Bu sayede toplu taşımayla ulaşım da son derece kolay. Otelin çevresinde fırın, kafe gibi günlük ihtiyaçları karşılayabileceğiniz yerlerin bulunması da ekstra bir rahatlık sağlıyor.

img 6829
Leonardo Hotel Munich City North

Otelden çıkış yaptıktan sonra, oğlumuzun heyecanla beklediği Legoland Deutschland için yola çıktık. Legoland’in açılış saati 11.00 olduğu için biraz oyalanmak adına yolumuzun üzerinde yer alan ve Almanya’da oldukça tercih edilen Aldi ve DM mağazalarına uğradık.

DM, Almanya ve Avrupa’nın ünlü kişisel bakım–kozmetik zinciri. Uygun fiyatlı ürünleriyle tam bir cennet diyebilirim. Özellikle Balea ve Alverde gibi kendi markaları hem kaliteli hem de bütçe dostu. Ayrıca birçok vitamin ve takviye ürününe de burada rastlıyorsunuz. Çocuklara yönelik küçük ürünler de var; oğlumuz kendine göre pek çok şey buldu. Hatta çocuklar için yapılmış mini market arabalarıyla alışveriş yapmak ona ayrı bir keyif verdi.

DM’in hemen yanında Aldi vardı. Aldi, Almanya merkezli, Avrupa’nın en büyük ve uygun fiyatlı süpermarket zincirlerinden biri. Uygun fiyatlı ürünleriyle oldukça pratik bir market. Özellikle atıştırmalık ve temel ihtiyaç alışverişi için ideal. Biz de buradan çikolata ve çeşitli atıştırmalıklar alarak yolculuğumuzu daha keyifli hale getirdik.

Alışveriş molamızın ardından Legoland yolculuğumuza devam ettik. A8 otoyolunu takip ederek yaklaşık 40 dakika içinde Günzburg’daki Legoland’e ulaştık. Otoyol oldukça konforlu ve düzenli olduğu için yolculuk gerçekten rahat ve keyifli geçiyor. Son aşamada ise tabelaları takip ederek kolayca Legoland’in girişine ulaşıyorsunuz.
Legoland_tabela

Araba kiralamayı düşünmezseniz, Münih’ten Günzburg’a trenle geldikten sonra, istasyondan yarım saatte bir kalkan otobüslerle doğrudan Legoland girişine ulaşabilirsiniz. Eğer tren biletinizde Legoland yazıyorsa bu otobüs transferi zaten fiyata dahil. Otobüs yolculuğu sadece 10 dakika sürüyor. Tek otobüs bilet fiyatı da 6-9€ arasında.

Dilerseniz Günzburg tren istasyonundan Legoland’e taksiyle de gidebilirsiniz. Taksi yolculuğu yaklaşık 6 dakika sürüyor ve ücret genellikle 23–28€ arasında değişiyor.

Biz Legoland’de konaklayacağımız için ilk olarak otelin resepsiyonuna uğradık. Daha kapıdan adımımızı atar atmaz her yerin legolarla kaplı olduğunu görmek hem bizi hem de özellikle oğlumuzu inanılmaz heyecanlandırdı.

img 6865

Legoland yıl boyunca farklı konseptler düzenliyor. Biz ziyaretimizi WinterWonder Legoland dönemine denk getirdik. WinterWonder, Legoland Deutschland’ın kış sezonuna özel hazırladığı; parkın ışıklarla süslendiği, ekstra etkinliklerin ve kış aktivitelerinin yer aldığı büyülü bir konsept.

Bu dönemde konaklama için yalnızca WinterWonder Legoland Castles seçeneği sunuluyor. Ancak normal sezonda seçenekler çok daha geniş. Legoland Adventure Lodge, Ninjago Quarter, Themed Cottages, Pirate Island Hotel, Camping Barrel ve Legoland Campsite gibi farklı konaklama alternatifleri bulunuyor. Üstelik karavanla gelenler için de özel alanlar mevcut.

Biz uçak biletlerini alır almaz otel rezervasyonumuzu Legoland’in resmi sitesi üzerinden yaptık. Bir gece için 2 yetişkin + 1 çocuk toplam 373€ ödedik ve bu fiyata açık büfe kahvaltı, iki günlük Legoland giriş hakkı ve ücretsiz otopark da dahildi.

Erken rezervasyon yapmanın daha avantajlı olacağını düşünmüştük; ancak işler beklediğimiz gibi gitmedi. Bileti aldıktan yaklaşık bir ay sonra gecelik ücretin 333€ düştüğünü ve üstelik otelde hâlâ boş yer olduğunu gördük. Bu durum, Legoland’de fiyatların dönemsel olarak değişebildiğini gösteriyor.

WinterWonder Legoland, 28 Kasım 2025 – 6 Ocak 2026 tarihleri arasında, seçili günlerde genellikle Cuma–Cumartesi–Pazar açık oluyor. Çalışma saatleri ise şöyle:

  • Cuma: 14.00–19.00
  • Cumartesi & Pazar: 11.00–19.00

Otelde konaklama yapmadan da Legoland’e giriş mümkün. Bilet fiyatları döneme göre değişiklik gösterebiliyor ve online satın almak her zaman daha avantajlı. Ayrıca 2 yaş altı çocuklar için giriş ücretsiz. WinterWonder döneminde günlük kişi başı online giriş ücreti 24€, otopark ücreti ise 10€ olarak belirlenmiş.

28 Mart – 8 Kasım 2026 tarihleri arasındaki normal sezonda ise bilet fiyatları kişi başı 42€’dan başlıyor ve otopark ücreti 12€. Legoland bu dönemde 10.00–18.00 saatleri arasında açık.

Ayrıca 5–6 Mayıs, 18–20 Mayıs, 8–9 Haziran, 15–16 Eylül ve 21–23 Eylül 2026 tarihlerinde kapalı olduğunu belirtmekte fayda var.

link: Legoland Deutschland

Otele giriş saati 15.30 olduğu için, biz de hiç vakit kaybetmeden arabayla Legoland Tema Parkı’na geçtik. Otel ile park arasında yaklaşık 2 km mesafe var; özellikle kış döneminde bu yolu yürümek pek mümkün değil. Bu yüzden arabayla gitmeyi tercih ettik. Dönem itibariyle park çok kalabalık değildi ve otopark alanı oldukça geniş olduğu için arabamızı park ederken hiçbir sorun yaşamadık.

Arabadan iner inmez karşımıza çıkan süslenmiş Legoland girişi bizi tamamen büyüledi. O an heyecanımız iyice arttı; özellikle oğlumuzun gözlerindeki mutluluk her şeye bedeldi.

Otel rezervasyonu ile birlikte 2 günlük giriş hakkımız olduğu için ayrıca bilet almamıza gerek kalmadı. QR kodumuzu okutarak hızlıca içeri girdik ve eğlence resmen başlamış oldu!

İlk durağımız, oğlumuzun en çok merak ettiği yer olan Lego Fabrik oldu. Severek oynadığı legoların nasıl üretildiğini kendi gözleriyle görmek onun için inanılmaz bir deneyimdi. Biz de onun bu heyecanına tanık oldukça en az onun kadar keyif aldık.

Lego Fabrik’e girmeden önce dilerseniz kısa bir tanıtım videosu izleyebiliyorsunuz. Anlatımlar Almanca yapılıyor ve içeriye belli sayıda kişi alındığı için küçük bir grup halinde izleniyor. Video yaklaşık 4–5 dakika sürüyor. İsterseniz videoyu izlemeden de doğrudan üretim alanına geçebiliyorsunuz.

Legoland_fabrik
img 6917

Lego Fabrik

Lego Fabrik, doğrudan Lego Fabrik Shop’a bağlanıyor ve burası tam anlamıyla Lego severler için bir cennet. Avrupa’nın en büyük Lego marketi de zaten Legoland Deutschland’ın içinde yer alıyor. Legoların büyük bir kısmı kiloyla satılıyor; poşetlere istediğin kadar dolduruyorsun ve tartılıyor.  100 gramı 11€ olarak fiyatlandırılmış. Bazı ürünlerde döneme bağlı olarak indirim yapılabiliyor.

Kilo ile satılan parçaların dışında tekli satın alınabilen ürünler de var; figürler, anahtarlıklar ve çeşitli küçük Lego aksesuarları gibi. Ayrıca içeride Lego setleri de satılıyor, fiyat olarak avantajlı değiller.

Oğlumuzun hayali poşet poşet lego almaktı ve bir sürü çeşit içerisinde poşetler hızla doluyor. 4-5 poşet Lego ile zor ayrıldık ve iki gün de ilk uğrak noktamızdı. Oğlumuzun en çok keyif aldığı yer kesinlikle buradaki alışveriş kısmıydı.

Legoland_fabrik
img 6936

Lego Fabrik Shop

Lego Fabrik Shop’un çıkış kapısında küçük bir makine görüyorsunuz. Çarkları çeviriyorsunuz ama ilk anda ne işe yaradığını anlamak pek mümkün değil. Biz de görevliye sorarak öğrendik. Makineye 5 cent ve 2€ atıyorsunuz ve 5 cent, makinenin içinde preslenerek üzerine Lego temalı bir baskı yapılıyor. Böylece kendinize özel bir hatıra parası elde etmiş oluyorsunuz. Oğlumuzun bu deneyime bayıldığını söylemem gerek; çarkı çevirmek bile başlı başına bir eğlenceydi.

Legoland’in içerisinde, Lego Fabrik Shop’un dışında farklı temalarda Lego setleri bulabileceğiniz birçok mağaza da yer alıyor. Örneğin sadece Lego Friends ürünleri satan bir mağaza ya da tamamen Lego Botanics’e ayrılmış bir başka mağaza bulunuyor. Legoland’in girişinde yer alan City Shop ise parkın en büyük ve en çeşitli mağazalarından biri; burada hem özel setler hem de temaya uygun Lego kıyafetleri ve aksesuarları satılıyor. Bazı mağazalar ise doğrudan temalı oyun alanlarının çıkışında konumlanıyor, böylece çocuklar eğlenceden çıkar çıkmaz kendilerini Lego dolu bir dünyanın içinde buluyor.

Legoland_botanik
Lego Botanics

Belirtmek gerekir ki Winter Wonder döneminde olduğumuz için bazı oyuncaklar çalışmıyordu; özellikle suyla ilgili olanlar kapalıydı. Hangi oyuncakların açık olduğuna Legoland’in resmi sitesinden kolayca ulaşabiliyorsunuz. Buna karşılık, normal sezonda olmayan buz pateni gibi kışa özel ek aktiviteler de vardı. Yani oyuncak ve etkinliklerin durumu tamamen döneme göre değişiklik gösterebiliyor.

Legoland’e girişte bize bu döneme özel hazırlanmış bir etkinlik programı da verdiler. Gün içinde belirli saatlerde düzenlenen organizasyonlar vardı ve biz de Legoland’de geçireceğimiz iki günü, bu etkinliklerin hepsine katılabilecek şekilde planladık.

Parkı keşfetmeye Legoland Express treni ile başladık. Bu tren, Legoland’in etrafında dolaşarak tüm bölgeleri görmenizi sağlıyor. Hangi alanda hangi oyuncakların olduğunu anlamak için harika bir başlangıç. Hem pratik bir keşif turu hem de oldukça keyifli bir deneyim oldu.

Legoland_express
Legoland Express

Tren turumuzun ardından oğlumuz, 3–6 yaş arası çocuklara uygun olan Junior Driving School‘u deneyimledi. Küçük bir parkurda kendi arabasını kullanmak onun için inanılmaz eğlenceliydi. Turun sonunda miniklere ehliyet verilmesi de çocukların bayıldığı bir detay.

Aynı oyuncağın 7–13 yaş için hazırlanmış daha büyük bir versiyonu da bulunuyor; böylece farklı yaş grupları kendi seviyelerine uygun bir deneyim yaşayabiliyor.

Legoland_driving
Junior Driving School

Karnımız acıkınca Legoland’deki yemek seçeneklerini keşfetmeye koyulduk. Parkın içinde birçok kafe ve restoran bulunuyor. Hamburger, pizza, makarna, şnitzel gibi klasik seçeneklerin yanı sıra farklı damak zevklerine hitap eden pek çok alternatif mevcut. Pastane tarzı yerlerde tatlı ve atıştırmalık bulmak mümkün. Ayrıca parkın çeşitli noktalarına yerleştirilmiş küçük ahşap kulübelerde sıcak içecekler ve atıştırmalıklar satılıyor.

Legoland’in resmi sitesinde tüm kafe ve restoranlar listelenmiş olsa da dönemsel değişiklikler olabiliyor. Bazı satış noktaları ise yalnızca akşam saatlerinde açılıyor. Bu yüzden ziyaret ettiğiniz döneme göre açık olan yerleri kontrol etmekte fayda var.

Biz tercihimizi City Restaurant – Market Hall’dan yana kullandık. Geniş bir alana ve bolca masaya sahip, ayrıca içeride Lego teması ve Noel süslemeleri hâkim olduğu için oldukça keyifli bir atmosferi var. Burası self servis olarak hizmet veriyor; bu da hızlıca yemek almak isteyenler için oldukça pratik bir seçenek.

Burada şnitzel tercih ettik. İnce salatalık dilimleri ve Potato Criss Cuts ile servis ediliyordu. Potato Criss Cuts dışı çıtır, içi yumuşak, waffle görünümlü patatesler ve gerçekten çok lezzetliydi. Zaten Legoland’de en çok tercih edilen atıştırmalıklardan biriymiş. Oğlumuz için de Kids Minischnitzel aldık. Patates miktarı aynıydı ancak schnitzel sayısı daha azdı. Genel olarak porsiyonların oldukça büyük olduğunu söyleyebilirim. İçecek olarak Günzburg’un yerel fıçı birasını tercih ettik; yumuşak içimli, keyifli bir bira. Üç içecekle birlikte toplam 33€ ödedik.

Legoland_yemek
Legoland_yemek

City Restaurant – Market Hall

Snow Show’un saati geldiği için etkinlik alanına geçtik. Legoland’in girişinin tam karşısında, büyük Duplo yılbaşı ağacının hemen yanında küçük bir sahne ve kutlama alanı kurulmuştu. Normalde sokak gösterilerinin yapıldığı bu bölüm, WinterWonder döneminde tamamen kış temalı bir atmosfere bürünüyor. Işıklar, müzikler ve kar efektleriyle birlikte gerçekten çok keyifli bir ortam vardı.

Legoland_snowshow
Snow Show

Gösteriler çok uzun sürmüyor; genellikle 15–30 dakika arasında değişiyor. Legoland’in uygulamasını indirirseniz tüm atraksiyonların durumuna, gösteri saatlerine ve etkinliklerin kaç dakika sürdüğüne kadar pek çok bilgiye buradan ulaşabiliyorsunuz. Bizce oldukça kullanışlı bir uygulamaydı.

Legoland’de atraksiyonlar temalara göre ayrılmış durumda (Lego Mythica, Lego Ninjago Word, Miniland, Imagination, Pirate Land, Adventure Land, Lego City, Lego X-Treme, Knights Kingdom, Phraons Land) ve park oldukça geniş bir alana yayılıyor. Yine uygulamanın içindeki harita sayesinde gitmek istediğimiz yerlere kolayca ulaştık.

Uygulama linki: https://www.legoland.de/en/plan-your-visit/information/legoland-app/

Snow Show’dan sonra en çok merak ettiğimiz, aynı zamanda Legoland’in en popüler atraksiyon aletlerinden biri olan Maximus’un bulunduğu alana gittik.

Maximus, Legoland’in Lego Mythica temasında yer alan ve parkın ilk inversion (ters dönme) içeren Wing Coaster modeli olan hız treni. Kanatlı oturma düzeni sayesinde ayaklar havada kalıyor ve yolculuk boyunca açıkta uçuyormuş hissi veriyor. Lego Mythica temasında, Maximus adlı efsanevi koruyucu yaratığın kanatlarında uçma deneyimi sunuyor. Maximus için boy ve yaş sınırları ise şöyle;

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 120 cm ve 6 yaş
  • Tek başına minimum: 130 cm ve 8 yaş

Legoland’in resmi sitesinde ve uygulama üzerinden tüm atraksiyonların boy sınırlarını önceden kontrol edebiliyorsunuz. Oğlumuzun boyu yetmediği için Maximus’a  binemedi, bizim de binmemize izin vermedi. Deneyimleyemesek de uzaktan izlediğimiz kadarı bile oldukça eğlenceli görünüyordu. 

Bizde Maximus’un hemen yanında yer alan, oğlumuzun en sevdiği atraksiyon olan Fire & Ice Tower’a bindik. Kaç kere bindiğimizi gerçekten hatırlamıyoruz. Hem 6 yaşındaki oğlumuz hem de bizim için oldukça keyifli bir deneyimdi. Yükselip alçalan yapısı sayesinde heyecanı hiç bitmeyen, ailece defalarca binilebilecek türde bir eğlence.

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 100 cm ve 3 yaş
  • Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Legoland_tower
Fire & Ice Tower

Aynı tema içinde yer alan bir diğer oyuncak olan Desert X‑Cursion ise, sıcak hava balonu şeklinde tasarlanmış döner bir kule. Balonun hem yüksekliğini hem de dönüş hızını siz kontrol ediyorsunuz. Ailece binilebilen, korkutmayan ama oldukça eğlenceli bir atraksiyon.

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 95 cm ve 3 yaş
  • Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Legoland_balon
Desert X Cursion

Yine Desert X‑cursion’ın karşısında Tempel X‑Pedition yer alıyor. Karanlık bir tapınakta geçen interaktif bir hazine avı. Elinizdeki infrared tabancalarla hedefleri vurarak puan topluyorsunuz; ne kadar çok hedef vurursanız, efsanevi hazineye o kadar yaklaşıyorsunuz. Mısır temalı odalardan geçiyorsunuz; örümcekler, mumyalar, eski tapınak koridorları…

Sürekli hareket eden araçların içinde ilerliyorsunuz. Çok hızlı ya da sarsıntılı bir oyuncak değil; daha çok eğlenceli, rekabetçi ve ailece keyifle deneyimlenebilecek bir macera sunuyor.

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 90 cm ve 2 yaş
  • Tek başına minimum: 130 cm ve 8 yaş
Legoland_tempel
img 7061
Tempel X‑Pedition

Biraz ileride Duplo Village’a rastlıyoruz. Burası Legoland’in en minik ziyaretçileri için hazırlanmış, tamamen Duplo temalı, rengârenk bir oyun alanı. Bu bölümdeki atraksiyonlar daha düşük hızda, daha yumuşak hareketlere sahip ve küçük çocukların rahatça deneyimleyebileceği şekilde tasarlanmış. Döner oyuncaklar, küçük kaydıraklar ve Duplo figürleriyle süslenmiş oyun alanları bulunuyor. Özellikle 2–6 yaş arası çocuklar için ideal bir durak. Yaz aylarında burada sulu atraksiyonlarda aktif oluyor.

Legoland_duplo
Duplo Village

Oğlumuz bu alana girmek istemediği için başka bir alana yöneldik. Legoland’de nereye dönseniz büyük küçük lego yapımlarına rastlıyorsunuz. Gerçekten harikalar. Üstelik çoğunun üzerinde, ne kadar sürede ve kaç adet lego parçası kullanılarak yapıldığını gösteren küçük tabelalar bulunuyor. Bu detaylar hem yetişkinler hem de çocuklar için ayrı bir hayranlık uyandırıyor.

Legoland_lego
Legoland_lego

Duplo Village’ın arkasında Observation Tower (Gözlem Kulesi) yer alıyor. Parkın simgesi olan bu kule, Legoland’in girişinden bile görülebiliyor. Ailece binilebilen, tamamen panoramik bir seyir deneyimi sunuyor. Kabin yavaşça yukarı çıkarken aynı anda 360° dönüyor, böylece parkın tamamını kuşbakışı izleyebiliyorsunuz. Geniş panoramik kabinin yavaşça dönmesi sayesinde oyuncak tamamen sakin, sarsıntısız ve manzara odaklı bir deneyim sunuyor. Ailece nefes almak, parkı yukarıdan izlemek ve fotoğraf çekmek için harika bir durak.

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 80 cm ve 1 yaş
  • Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Legoland_tower
Observation Tower (Gözlem Kulesi)

Ve sıra yine çok keyifli bir atraksiyona geldi; Lego City Police Station. Bu alanda çocuklar, Lego polislerine yardım ederek tehlikeli hırsızları yakalamaya çalışıyor. Tamamen serbest oyun mantığında tasarlanmış bu bölümde, aynalı bir labirentte ilerleyip engelleri aşarak, lazer ışınlarının arasından geçerek maceraya dahil oluyorsunuz. Oyun ve keşif odaklı bu labirent macerası özellikle hareketli çocuklar için harika bir deneyim sunuyor. Gerçekten ailece çok keyif aldık; hatta o kadar sevdik ki birkaç kez girdik bu oyuna.

  • Tek başına minimum boy: 120 cm.

Monkey Stage alanında da sihirbazlık gösterisi izledik. Almanca olduğu için her detayı anlamasak da sihirbazlık evrensel bir dil; bu yüzden hiç sıkılmadık. Oğlumuzun da oldukça hoşuna gitti. Yaklaşık 30 dakika süren keyifli bir gösteriydi.

Legoland_polis
Lego City Police Station
Legoland_stage
Monkey Stage

Legoland’in giriş alanında yer alan büyük Duplo yılbaşı ağacının ışıklandırma vakti yaklaşmıştı. Parkın “Lighting the Tree” etkinliği olarak geçen bu an için girişteki sahnede kısa bir gösteri yapılıyor. Ardından ağaç ışıl ışıl yanmaya başlıyor ve gerçekten harika bir görüntü ortaya çıkıyor.

Aydınlatmaya biraz zaman olduğu için biz de sıcak bir şeyler içmek istedik. Tam da ağacın karşısında yer alan Café Ein Stein bunun için ideal bir duraktı. Burası hamur işleri, tatlılar, kahve ve sıcak çikolata gibi birçok seçeneğin bulunduğu bir kafe. Legoland’in giriş bölümünde yer aldığı için gün içinde kısa bir mola vermek, kahve içmek veya atıştırmalık almak için çok uygun bir yer. Üstelik tüm ürünler “to go” olarak da alınabiliyor; yani parkta gezerken elinizde kahveyle devam etmek mümkün. Özellikle sıcak çikolatasını çok beğendim.

Legoland_agac

Lighting the Tree etkinliği sonrasında Miniland Lazer Show’u izlemeye geçtik.

Legoland Deutschland’ın en sevilen bölümlerinden biri olan Miniland, dünyaca ünlü yapıları Lego ile minyatür ölçekte yeniden inşa ediyor. Yapılar 1’e 20 oranında küçültülmüş. Berlin Reichstag, Brandenburg Kapısı, Münih Allianz Arena ve Neuschwanstein Şatosu gibi ikonik yapılar burada görülebiliyor. Çocuklar ve yetişkinler için hem eğitici hem de görsel açıdan büyüleyici bir deneyim sunuyor.

Bazı yapılarda düğmelere basarak hareketli sahneleri izlemek mümkün; bu da ziyaretçilere sadece bakmakla kalmayıp oyuna dahil olma fırsatı veriyor.

Legoland_lego

Kış sezonunda düzenlenen WinterWonder etkinliği kapsamında ise Miniland, lazer ışıklarıyla bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Renkli lazer ışıkları minyatür şehirlerin üzerine yansıyor. Müzik ve projeksiyonlarla senkronize şov, izleyenleri büyülüyor. Gösteri, aileler için unutulmaz bir akşam deneyimi yaratıyor. Gerçekten çok keyifli bir gösteriydi.

Gösteri hava karardıktan sonra iki farklı saatte (18.00 ve 19.30, saatler değişiklik gösterebilir) yapılıyor. Birine yetişemezseniz diğerini izleyebilirsiniz. Zaten parkta çoğu şov gün içinde birkaç kez farklı zamanlarda sahneleniyor. Programdan takip edebilirsiniz.

Legoldan_lazer
Lazer Gösterisi

Lazer gösterisinin ardından Legoland Parade’e yetiştik. Dünyanın ilk resmi Legoland geçit töreni olmasıyla ayrı bir önem taşıyor. Renkli kostümler, Lego temalı dev araçlar ve maskotlarla 17.30’da başlayan bu gösteri, özel Legoland şarkısı eşliğinde dans ve müzik koreografileriyle tüm aileye eğlenceli bir deneyim sunuyor. Çocukların da yetişkinlerin de keyifle izlediği, parkın en canlı etkinliklerinden biri. Hava koşullarına bağlı olarak iptal edilebilse de genellikle her gün aynı saatte düzenleniyor. Gösteri için erken gidip iyi bir izleme noktası kapmak önemli. Sahne arkasında ise büyük bir emek var; 500’den fazla kostüm özel olarak tasarlanmış, 200’den fazla Lego aksesuarı hazırlanmış. Biz de oğlumuzla bu geçiş törenini izlemekten keyif aldık.

Legoland_parade
Legoland Parade

Legoland’in kapanışına doğru, oğlumuzun çok  görmek istediği Safari Tour’u gerçekleştirme fırsatını yakaladık. Gün içinde araçta yaşanan küçük bir arıza nedeniyle turu ertelemek zorunda kalmıştık. Neyse ki sorun kısa sürede çözüldü ve biz de bu eğlenceli yolculuğu deneyimleyebildik.

Safari Tour, Lego’dan yapılmış dev hayvanlarla dolu rengarenk safari jeepleriyle egzotik bir yolculuk sunuyor. Afrika’yı andıran parkurda ilerlerken goriller, flamingolar, zürafalar, filler ve timsahlar gibi hayvanların gerçek boyutlu Lego modelleriyle karşılaşıyorsunuz. Çocuklar direksiyona geçip aracı kullanabiliyor, bu da onların kendilerini küçük bir kaşif gibi hissetmelerini sağlıyor. Tur oldukça sakin ve keyifli bir tempo ile ilerliyor; özellikle minik ziyaretçiler için hem güvenli hem de eğlenceli.

Lego hayvanlarının gerçek boyutlu olması ve doğal ortamda yerleştirilmiş olması turu daha da etkileyici hale getiriyor. Özellikle zürafalar ve filler, çocukların en çok ilgisini çeken figürler arasında.

Biz bu deneyimi hava karardıktan sonra yaşadık. Ancak gündüz saatlerinde hayvan figürlerini daha net görmek mümkün olduğu için Safari Tour’u gündüz tercih etmek çok daha keyifli olabilir.

  • Yetişkin eşliğinde minimum: 80 cm ve 2 yaş
  • Tek başına minimum: 100 cm ve 6 yaş
Legoland_safari

İlk günü Ice Skating Rink (Buz Pateni Pisti) ile sonlandırdık. WinterWonder etkinlikleri kapsamında kurulan bu pist, kış sezonunda ziyaretçilere ekstra eğlenceli bir deneyim sunuyor. Çocuklar ve yetişkinler güvenli bir ortamda buz pateni yapabiliyor; renkli ışıklarla süslenmiş alan ise kış atmosferini daha da büyüleyici hale getiriyor. Pateni olmayanlar için ücretsiz kiralama imkânı bulunuyor, ayrıca çocuklara özel destek penguenleri sayesinde minikler de rahatça kayabiliyor. Eşyalarınızı bırakabileceğiniz özel bir emanet yeri bulunmadığından herkes ayakkabı ve eşyalarını uygun gördüğü bir köşeye bırakıyor. Biz bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadık.

Özellikle akşam saatlerinde ışıkların altında kaymak, WinterWonder’ın büyülü havasını daha da hissettiriyor ve günü unutulmaz bir şekilde kapatıyor.

Legoland_buzx
Ice Skating Rink (Buz Pateni Pisti)

Legoland’in kapanış saati geldiğinde minik gezginimiz hâlâ ayrılmak istemesede otelimizde onu bekleyen Lego temalı oda ve güzel bir akşam yemeği vardı.

Kısa bir araba yolculuğunun ardından WinterWonder Legoland Castles’a vardık. Otel beklediğimizden çok daha kalabalıktı; otoparkta yer bulmakta biraz zorlandık. Oteli ilk gördüğümüzde ise büyülendik. Dış cephesi tamamen süslenmiş, ışıl ışıl parlıyordu.

Otel üç bölümden oluşuyor. Orta kısımda beş kişilik King’s Room odaları ve The Round Table Restaurant bulunuyor. Sağ ve sol bölümlerde ise Dragon Castle ve Kings Castle olarak ayrılmış iki bina içerisinde, dört kişilik odalar yer alıyor. Bu düzen, farklı büyüklükteki ailelerin ihtiyaçlarına göre konaklama imkânı sunuyor.

Legoland_castle
Legoland Castles

Otelin içi de en az dışı kadar etkileyiciydi. İçeriye adım attığımız anda bizi rengarenk lego süslemeli yılbaşı ağaçları ve ışıklandırmalar karşıladı. Her köşe özenle süslenmişti; duvarlarda ejderha temalı dekorlar yer alıyor, tavandan sarkan ışıklar ortama büyülü bir hava katıyordu.

Oğlumuz Dragon Castle’ı tercih etmişti. Oda, lego kaleleri, şövalyeler, prensesler ve noel dekorlarıyla süslenmişti. İçeri girdiğimiz anda kendimizi bir masalın içinde hissettik.

Legoland_castle
Dragon Castle

Odamız ise ayrı güzeldi. Kapıdan içeri girdiğimiz anda her şey harika görünüyordu. Çocuklar için özel olarak hazırlanmış ranza vardı ve oğlumuz buna bayıldı. Tüm duvarlar Lego temalarıyla süslenmişti; hatta banyo bile temalı şekilde döşenmişti.

Odada ayrıca kilitli bir kasa vardı. Katıldığınız oyunda doğru soruları yanıtladığınızda şifreyi çözerek kasayı açabiliyorsunuz. İçinden ise Legoland logolu ve resimli özel bir Lego parçası çıkıyor. Bu sürpriz, deneyimi hem daha eğlenceli hale getiriyor hem de güzel bir hatıra bırakıyor.

Odanın içinde klasik Lego parçalarıyla dolu bir kutu ve onları takmak için hazırlanmış bir duvar panosu da vardı. Böyle bir odada konaklamak oğlumuz için gerçekten unutulmaz bir deneyim oldu.

img 7230
Legoland_castle
Legoland_castle

Odayı biraz keşfettikten sonra akşam yemeği için The Round Table Restaurant’a geçtik. Noel döneminde çok kalabalık olmayacağını düşündüğümüz için önceden rezervasyon yapmamıştık. Ancak beklediğimizin aksine uzun bir sıra vardı ve bir süre beklemek zorunda kaldık. Rezervasyon kesinlikle yapılmalı.

Restoranın atmosferi gerçekten çok güzeldi. Kendinizi şövalyeler ve krallar gibi hissedebileceğiniz bir ortam hazırlanmıştı. Taş kemerler altında, özenle dekore edilmiş salonlarda servis edilen yemekler arasında taş fırından çıkan pizzalar, ızgara etler, taze salatalar ve tatlılar bulunuyordu.

Ayrıca King’s Tavern bölümünde yemek yiyebilir, akşamları lobi barında dinlenebilirsiniz. Çocuk menüsü ve geniş oturma alanları sayesinde aileler için oldukça uygun bir mekân. Ortaçağ şatosu atmosferi, şövalye ve kral temalarıyla oldukça keyifli bir deneyim ile günü sonlandırdık.

Sabah kahvaltımızı yine The Round Table Restaurant’ta yaptık. Otel rezervasyonumuz kahvaltı dahil olduğu için güne burada başlamayı tercih ettik. Kahvaltı için iki farklı saat aralığı sunuluyor; rezervasyon sırasında seçenekler çıkıyor. Erken kalkmaya alışık olduğumuz için kahvaltı saatimizi 08.00–09.15 aralığında seçtik. Bu süre bizim için gayet yeterli oldu.

Açık büfe şeklinde servis edilen kahvaltı oldukça zengin seçeneklere sahipti. Kahve, çay ve meyve sularının yanında peynir çeşitleri, yoğurt, müsli, farklı şekillerde hazırlanmış yumurta, bacon, çeşitli ekmekler, kek ve kruvasan gibi hamur işleri de vardı. Hepsi taze ve doyurucuydu. Günün ilk saatlerinde hem keyifli hem de enerjik bir başlangıç yapmamızı sağladı.

Otelin çevresinde The Round Table Restaurant dışında yiyecek ve içecek satan bir yer bulunmuyor. Bu nedenle su ve benzeri temel ihtiyaçlarınızı otele geçmeden önce temin etmeniz oldukça faydalı olacaktır.

Legoland_round
Legoland_round

The Round Table Restaurant

Kahvaltı sonrası Legoland’in açılış saatine kadar otelin bahçesinde vakit geçirdik. Bahçe, kale temasına uygun olarak tasarlanmıştı. Çocukların keyifle oynayabileceği kaydıraklar, tırmanma barları ve farklı oyun alanları vardı. Oğlumuz çok eğlendi.

Legoland_castle
Dragon Castle Oyunalanı

Legoland Deutschland resepsiyonunun hemen yakınında Pirate Hotel’in önünde Pirate Playground bulunuyor. Otel WinterWonder döneminde kapalı olsa da oyun alanı açık olduğu için burada vakit geçirebilirsiniz. Biz de zamanımızın bir kısmını da burada değerlendirdik.

Oyun alanı dev bir korsan gemisi şeklinde tasarlanmıştı ve gerçekten çok etkileyiciydi. Çocuklar için hem eğlenceli hem de hayal gücünü besleyen bir ortam sunuyordu.

Legoland_pirate
Pirate Playground

En sonunda Legoland’in açılış saati gelmişti. Valizlerimizi arabaya yerleştirip otelden çıkışımızı yaptık. Arabayla seyahat etmenin bu açıdan büyük bir avantajı var; hareket özgürlüğü ve pratiklik sağlıyor.

İlk durağımız Harbour Cruise oldu. Lego City bölgesinde yer alan bu eğlenceli su yolculuğunda çocuklar ve aileler kendi küçük teknelerini kullanarak ister maceralı ister sakin bir gezi yapabiliyor. Katılımcılar dümeni kendileri tutuyor; pedal ile hızlanma, dümenle yön verme imkânı var. Hatta diğer tekneleri sollamak bile mümkün. Çocuklar için kaptanlık deneyimi sunan bu aktivite gerçekten çok keyifliydi.

  • Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy ve 1 yaş
  • Tek başına: Minimum 120 cm boy ve 8 yaş
Legoland_harbour
Harbour Cruise

Legoland’in içinde birden fazla çocuk parkı da bulunuyor. Bunlardan biri olan Adventure Playground, tamamen ahşaptan yapılmış, tırmanma ve sallanma yollarıyla dolu bir oyun alanı. Çocuklar farklı seviyelerde tırmanma, sürünme, sallanma ve yeni yollar keşfetme imkânı buluyor. Doğal malzemelerle tasarlanmış olması, çocuklara güvenli ama aynı zamanda maceralı bir ortam sağlıyor.

Shipyard Playground ise dev bir buharlı gemi temasıyla tasarlanmış. Çocuklar gemiye maymun barları üzerinden çıkıyor, dar geçitlerden geçerek gemiyi keşfediyor. Tırmanma ve sürünme üzerine kurulu bu alan, çocuklar için tam bir keşif ve macera deneyimi sunuyor. Oğlumuz özellikle buraya bayıldı.

Legoland_shipyard
Shipyard Playground

Dün vakit ayıramadığımız Winter Varieté gösterisini izleme sırası gelmişti. Kış sezonunda düzenlenen bu özel aile gösterisi, Lego Studios sahnesinde gerçekleşiyor ve Noel ruhunu müzik, dans, sihir ve masalsı karakterlerle birleştiriyor.

Gösteri saatleri 13.00, 15.00 ve 17.00 olarak düzenleniyor (kış sezonu boyunca değişiklik gösterebiliyor). Her gösteri 30 dakika sürüyor.

Parkın sevimli maskotu Olli adlı ejderha, bir gün büyük bir Varieté şovu sunmayı hayal eder. Rüyasında bu dileği gerçekleşir; şık kostümü, silindir şapkası ve sihirli değneğiyle sahneye çıkar. Olli, hayalinde bir Winter Prensesi Estelle yaratır ve birlikte şarkılar söyleyip dans ederek izleyicilere büyülü bir kış dünyası sunarlar.

Legoland’in maskotu Olli’nin hikâyesi üzerinden kurgulanmış olması, gösteriyi parka özgü ve çok özel kılıyor. Çocuklar için eğlenceli, yetişkinler için keyifli bir sahne deneyimi sunan Winter Varieté, kış atmosferini tamamlayan bir etkinlikti.

Legoland_variete
Winter Varieté

Oğlumuz su altı dünyasını çok sevdiği için, LEGO Studios’un yakınında yer alan Atlantis by Sea Life’ı gezmeden dönmek istemedik. Burası gerçekten büyüleyici bir su altı dünyası deneyimi sunuyor. Ziyaretçiler, sanal bir denizaltı yolculuğu ile Atlantis’in batık şehrine “dalıyor” ve kendilerini 600.000 litrelik dev akvaryumun içinde buluyor.

Bu dev akvaryumda yaklaşık 1300 tropikal deniz canlısı ile birlikte 1 milyon Lego parçasından yapılmış 50’den fazla model keşfedilebiliyor. Tropikal balıkların, vatozların ve egzotik canlıların arasında Lego dalgıçlar ve dev Lego denizaltı görmek, gerçek ile hayalin birleştiği eşsiz bir deneyim yaşatıyor.

Dev su tankında tropikal balıklar, vatozlar ve egzotik canlılar yüzüyordu. Lego dalgıçlar, deniz canlıları ve 1,5 x 3 metre boyutlarında dev Lego denizaltı bu deneyime eğlenceli bir dokunuş katıyordu. Panoramik pencereler, cam kubbeler ve 8 metre uzunluğundaki cam tünel sayesinde canlıları her açıdan gözlemlemek mümkündü. Özellikle aydınlatma ile parlayan deniz anaları büyüleyici bir görüntü oluşturdu.

Legoland_jelly

Çocuklar için hem eğlenceli hem de deniz yaşamını öğrenme fırsatı sunan Atlantis by Sea Life, Lego modelleri ile gerçek deniz canlılarını bir araya getirerek benzersiz bir görsel şölen yaratıyor. Hem çocuklar hem yetişkinler için ilgi çekici; ailece keşif yapılabilecek harika bir alan.

  • Tek başına giriş için minimum boy 120 cm.
Legoland_atlantis
Legoland_sub

Atlantis by Sea Life,

Buradan NINJAGO kısmına geçtik. Parkın en popüler interaktif 4D deneyimlerinden biri olan NINJAGO The Ride, ziyaretçilere kahramanlara katılma fırsatı sunuyor. El hareketleriyle ateş topları, buz fırtınaları ve ışık patlamaları fırlatarak NINJAGO kahramanlarına yardım ediyor; kötü Schlangenmeister ve müttefiklerine karşı savaşıyorsunuz.

Almanya’da ilk kez kullanılan el hareketi algılama sistemi sayesinde oyuncular ellerini kullanarak sanal düşmanlara saldırabiliyor. Işık, sis, sıcaklık ve 3D animasyonların birleşimiyle tam bir 4D illüzyon yaratılıyor. Herkes kendi skorunu yapıyor ve bu da aile içinde küçük bir yarışa dönüşüyor. Bizim için hem eğlenceli hem de heyecan dolu bir deneyim oldu.

  • Yetişkin eşliğinde: 4 yaş
  • Tek başına: Minimum 120 cm ve 6 yaş
Legoland_ninja
NINJAGO The Ride

Çok ısrar etmemize rağmen, oğlumuzu, The Great Lego Race’e binmeye ikna edemedik. Parkın en heyecan verici atraksiyonlarından biri olan bu roller coaster, özellikle biraz daha adrenalin arayan aileler için tasarlanmış. Lego temalı yarış atmosferiyle sanki Lego karakterleriyle birlikte bir yarışa katılıyormuşsunuz gibi görünüyor.

Hızlı dönüşler, inişler ve çıkışlarla dolu bu deneyim çocuklar için eğlenceli, yetişkinler için ise oldukça heyecan verici. Klasik roller coaster heyecanını Lego evreniyle birleştiren The Great Lego Race, biz binmesek de gördüğümüz kadarıyla oldukça eğlenceliydi. Belki bir dahaki sefere cesaretimizi toplayıp deneme fırsatı buluruz.

  • Tek başına minimum boy 120 cm.
Legoland_race
The Great Lego Race

The Great Lego Race’in hemen yanında yer alan Techno Tea Cups, klasik ama bir o kadar da eğlenceli atraksiyonlardan biri. Özellikle çocukların çok sevdiği, ailelerin birlikte keyif aldığı bu deneyimde rengarenk lego temalı çay fincanlarının içinde dönüyorsunuz.

Hem küçük çocuklar hem de yetişkinler birlikte binebiliyor. Bizde birden fazla kez denedik ve her seferinde keyif aldık.

  • Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy
  • Tek başına: Minimum 120 cm boy
Legoland_tea
Techno Tea Cups

Bu kadar eğlenceden sonra sıra yemeğe gelmişti. Bu sefer tercihimizi pizzadan yana kullandık ve Pizza Mania’da yemek yedik. Lego temalı, renkli ve eğlenceli bir pizzacı olan Pizza Mania’da farklı çeşitlerde pizzalar bulunuyor; klasik margarita, pepperoni ve sebzeli seçenekler. Çocuklara özel küçük porsiyonlar sayesinde aileler için oldukça pratik bir seçenek sunuyor.

Restoranın dekorasyonu Lego figürleri ve rengarenk detaylarla süslenmişti. Çocuklar için hem eğlenceli hem de rahat bir ortam sağlıyor. Parkın içinde hızlıca yemek yiyip tekrar eğlenceye dönmek için ideal bir mola noktası oldu bizim için.

Legoland_pizza
Pizza Mania

Yemek sonrası, soğuk havada sıcak şarap (Glühwein) içerek ısındık. Legoland Deutschland’da sunulan Glühwein’in lezzeti gerçekten şaşırtıcıydı; Günzburg’un yerel üzüm bağlarından elde edilen şaraplarla hazırlanmış olması aromaya ayrı bir tat katıyordu. Kış sezonunda parkta kurulan standlarda bu özel içecek sunuluyor. Çocuklar için ise alkolsüz versiyon olan Kinderpunsch hazırlanıyor; böylece herkes kendi kış içeceğini bulabiliyor.

Bir sonraki durak Airport’tu. Küçük pilotlar için tasarlanmış bu eğlenceli atraksiyonda çocuklar kendi uçaklarını kontrol kolu ile yükseltip alçaltabiliyor, yanlarında ebeveynleriyle birlikte gökyüzünde süzülüyorlar. Lego temalı uçaklar ve pist dekorlarıyla hazırlanmış ortam, adeta minyatür bir havaalanı hissi veriyor.

Küçük yaş grupları için güvenli ve eğlenceli bir ilk “uçuş” deneyimi olan Airport, ailece keyifli bir aktiviteye dönüşüyor. Çocukların kendi uçuş yüksekliğini ayarlaması onlara hem özgüven hem de büyük bir eğlence katıyor. Oğlumuzun evde oynadığı Lego uçağının aynısına binmesi ise bu deneyime ayrı bir anlam ve keyif kattı.

  • Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy ve 3 yaş
  • Tek başına: Minimum 100 cm boy ve 6 yaş
Legoland_airport
Airport

Lloyd’s Spinjitzu Spinner‘ı midemizin bulanacağını düşündüğümüz için denemedik; yemekten sonraya bırakmamız yanlış bir tercih oldu. Ama denemek isteyenler için bu atraksiyon, NINJAGO World’ün en yeni ve en heyecan verici deneyimlerinden biri. Ziyaretçiler kendi cesaretlerini test ederek gondolları döndürebiliyor, hatta 360° taklalar atabiliyor.

Küçük NINJAGO hayranları için cesaretlerini gösterebilecekleri eğlenceli bir ilk adım olan bu oyunda, katılımcılar kendi hızlarını ve takla sayılarını belirleyebiliyor. Böylece her tur, kişisel bir maceraya dönüşüyor.

  • Yetişkin eşliğinde: Minimum 110 cm boy ve 5 yaş
  • Tek başına: Minimum 130 cm boy ve 8 yaş

Kids Power Tower ise oğlumuzun favorilerinden biriydi. Eğlenceli ve interaktif atraksiyonlardan biri olan bu oyunda çocuklar ve yetişkinler ipleri çekerek kendi güçleriyle gondolu yukarı kaldırıyor. 10 metreye kadar yükselip Miniland ve çevrenin manzarasını izlemek mümkün.

Güç ve beceriye dayalı bu oyunda Lego bloklarıyla süslenmiş rengarenk kuleler görsel bir şölen sunuyor. İki kişi aynı gondola binebildiği için çocuklar ebeveynleriyle birlikte deneyim yaşayabiliyor. Çocukların kendi güçleriyle yükseğe çıkması onlara hem özgüven hem de büyük bir eğlence katıyor.

Legoland_tower
Kids Power Tower

Legoland’in içerisinde çocukların serbestçe Lego oynayabileceği birden fazla bölüm de bulunuyor. Bunlardan biri Rebuild the World Planet. Burada çocuklar ve yetişkinler kendi hayal güçlerini kullanarak Lego parçalarıyla dünyayı yeniden inşa edebiliyor. Katılımcılar farklı temalarda yapılar kuruyor, kendi fikirlerini özgürce hayata geçiriyor. Yaratıcılığın ön planda olduğu bu alan, ailece vakit geçirmek için harika bir deneyim sunuyor.

Bir diğeri ise Lego Friends Bedrooms. Lego Friends karakterlerinin odalarının tematik olarak tasarlandığı bu bölümde çocuklar Lego Friends dünyasına giriyor, karakterlerin odalarını keşfediyor ve kendi küçük yapılarında onları yeniden tasarlayabiliyor. Renkli ve samimi atmosferiyle özellikle çocukların ilgisini çeken bu alan, hayal gücünü ve oyun keyfini bir araya getiriyor.

Bu arada Legoland’de birçok noktada tuvalet imkânı bulunuyor. Hepsi oldukça temiz ve Lego temalı dekorasyonlarıyla parkın atmosferine uyum sağlıyor. Çocuklar için özel alanlar düşünülmüş; alt değiştirme yerleri sayesinde bebekli aileler için büyük bir kolaylık sağlanıyor.

Ek olarak kış sezonunda düzenlenen WinterWonder etkinliği kapsamında ziyaretçiler için özel curling sahaları kuruluyor. Aileler ve çocuklar bu alanlarda birlikte eğlenceli vakit geçiriyor; taşları kaydırarak hedefe ulaştırma oyunu çocuklar için güvenli hale getirilmiş. Böylece küçükler de curling deneyimini rahatlıkla yaşayabiliyor. 

Ekstra ücret: 5€ kişi başı.

Birçok oyuncağa tekrar tekrar bindikten sonra artık Legoland’den ayrılma vakti gelmişti. Oğlumuz çok üzüldü; iki gün bile ona yetmemişti. Tekrar gelme sözü vererek parkla vedalaştık.

img 7213

Rotamızı Rothenburg ob der Tauber’e çevirdik. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından bu tarihi kasabaya ulaştık. Rothenburg, özellikle Noel zamanı kurulan ünlü Reiterlesmarkt pazarıyla biliniyor. Orta Çağ’dan kalma surları ve korunmuş şehir merkeziyle Avrupa’nın en iyi korunmuş kasabalarından biri.

Biz de bu büyülü pazarı gezmek amacıyla buraya geldik. Yarı ahşap evlerin ışıklarla süslenmesi, sıcak şarap ve el yapımı hediyelikler ile Almanya’nın en romantik Noel pazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca Rothenburg, Almanya’nın ünlü turistik rotası romantik yol üzerinde en çok ziyaret edilen duraklar arasında.

Şehrin en popüler fotoğraf noktası ise Plönlein. Yarı ahşap sarı evin önünde, sağda Siebersturm kulesi ve solda Kobolzeller Tor kapısı ile birlikte tam bir masal sahnesi gibi görünüyor. Rothenburg’un “masal kasabası” kimliğini en iyi yansıtan bu köşe, Orta Çağ’dan kalma bir tabloyu andırıyor. Instagram’da en çok paylaşılan karelerden biri olması hiç şaşırtıcı değil.

Noel pazarının kapanış saati ise resmi olarak 20.00 görünmesine rağmen, 19.00’da tezgâhlar kapanmaya başlamıştı. Neyse ki biz 19.00’dan önce vardık, yoksa bu büyülü pazarı göremeyecektik. Arabayı, şanslıydık, pazarın yakınına bırakabildik. Surların dışında park imkânları var; merkezde yer bulamazsanız, biraz yürüme mesafesindeki bu alanlara bırakabilirsiniz.

Biz burayı gerçekten çok sevdik. Masalsı atmosferiyle hafızamızda özel bir yer edindi. Tekrar gelmeyi umuyoruz.

Legoland_plönlein
Rothenburg Noel Pazarı
Legoland_sarıev
Plönlein

Oğlumuzun uykusu gelmişti ve bizim otelimiz Nürnberg şehrindeydi. Tekrar yaklaşık bir saatlik araba yolculuğu bizi bekliyordu. Vakitlice bu güzel kasabadan ayrıldık.

Nürnberg, Bavyera’nın kuzeyinde yer alıyor ve dünyaca ünlü Christkindlesmarkt Noel Pazarı burada kuruluyor. Bu pazarı da görmek istediğimiz için otelimizi Nürnberg’de ayarladık.

Park Inn by Radisson

Şehir merkezine yakın konumda Park Inn by Radisson’da konakladık. Konum olarak oldukça iyi bir yerdeydi. Temizlik ve ısınma konusunda hiçbir sorun yaşamadık. Kısa süreli konaklamamız için beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı.

Arabamızı da otelin hemen yakınına park edebildik. Üstelik otopark ücreti ödemedik; otelin bulunduğu sokakta 21.00-09.00 arası ücretsiz park imkânı vardı. Bu da bizim için ekstra bir avantaj oldu. Gecelik ücreti (kahvaltı hariç) 80€ civarında.

Son günümüzde kahvaltımızı Nürnberg’ün merkezinde, Christkindlesmarkt’ın hemen yakınında bulunan Basecoffee’de yaptık. Modern ve rahat atmosferiyle öne çıkan bu mekân, özellikle kahvaltı ve brunch menüsü, taze kahve çeşitleri ve yaratıcı tatlılarıyla popüler.

Biz erken saatte gittiğimiz için rezervasyona gerek kalmadan rahatça oturabildik. Ancak geç saatlerde gitmek isteyenler için rezervasyon gerekebilir; çünkü mekân oldukça kalabalık oluyor. Kahvaltıda yediğimiz her şey çok lezzetliydi. Özellikle Chocolate Lava Pancake tam anlamıyla harikaydı. Bu deneyim hem lezzet hem de atmosfer açısından beklentilerimizi fazlasıyla karşıladı.

link: Basecoffee Nürnberg

Legoland_basecoffee
Basecoffee Nürnberg

Hem göz hem de karın doyurucu kahvaltının ardından Christkindlesmarkt’a geçtik. Dünyanın en ünlü ve en eski Noel pazarlarından biri olan bu pazar, Nürnberg Altstadt’taki Hauptmarkt meydanında kuruluyor. “Ahşap ve kumaştan yapılmış küçük şehir” olarak bilinen geleneksel stantlar, ışıklarla süslenmiş yarı ahşap evler ve tarihi kiliselerle çevrili harika bir ortam sunuyor.

Burada el yapımı Noel süsleri, ünlü Nürnberg Lebkuchen (baharatlı kurabiye) ve sıcak şarap ile tam bir Noel ruhu yaşanıyor.

Aracımızı Christkindlesmarkt’a yürüme mesafesinde olan Parkhaus Adlerstraße otoparkına park ettik. Otoparkın ilk 3 katında park yerleri çarpı işareti ile yasaklanmış; sonradan öğrendik, bu ayrılmış alan vale ve özel ihtiyacı olan kişiler içinmiş ve hatalı park için 25€ ceza ödeniyormuş. Biz üst katlara park ettik ve 5,5€ ücret ödedik. Merkezdeki diğer otoparklara kıyasla fiyat oldukça makul.

Biz pazarı gündüz gezdik; ama eminim gece ışıklarla çok daha keyifli ve göz alıcı oluyordur.

Christkindlesmarkt, 28 Kasım – 24 Aralık 2025 tarihleri arasında, her gün 10.00 – 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Legoland_markt
Christkindlesmarkt

Nürnberg’de ikinci durağımız Kinderweihnacht (Çocuk Noel Pazarı) oldu. Christkindlesmarkt’ın bir parçası olarak özellikle aileler ve çocuklar için tasarlanmış rüya gibi bir alan. Hans-Sachs-Platz’ta kuruluyor ve nostaljik karusel, mini trenler, mini dönme dolap ile çocuklara özel atölyeler (kurabiye yapımı, mum dökme, el işi süsler) sayesinde küçük ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor.

Çocuklara özel tasarlanmış stantlar, renkli ışıklar ve eğlenceli aktivitelerle tam bir hayal atmosferi yaratılmış. Üstelik Hans-Sachs-Platz, Christkindlesmarkt’a çok yakın olduğu için kolayca ulaşılabiliyor.

Oğlumuz da nostaljik karusele bindi. Gerçekten çok keyifliydi. Etkinlikler ücretli. Karusel, mini dönme dolap ve mini buharlı tren ücreti 4€ idi.

Kinderweihnacht’ta çocukların seveceği pek çok yiyecek ve içecek de mevcut. Burada Kinderpunsch, ünlü Lebkuchen, mini sosisler (Rostbratwurst), tatlı severler için waffle ve krepler, ayrıca kışın vazgeçilmezi sıcak çikolata sunuluyor. Bu lezzetler hem çocuklara hem de ailelere keyifli bir mola imkânı veriyor. 

Pazar, 28 Kasım – 30 Aralık 2025 tarihleri arasında, her gün 10.00 – 21.00 saatleri arasında açık olacak (bazı günlerde etkinlik saatleri farklı olabiliyor).

Legoland_kinder
Kinderweihnacht

Uçuş saatimiz yaklaşmadan önce, Münih Havalimanı’na yakın konumda yer alan Ingolstadt Village’a uğramak için tarihi şehir Nürnberg’den ayrıldık. 

Outlet’e geçmeden yol üzerinde bir alışveriş merkezine de kısa bir uğrama yaptık. Burada Almanya’da oldukça bilinen ve uygun fiyatlı oyuncaklarıyla öne çıkan Smyths Toys mağazası vardı. Özellikle 10 € standı dikkat çekiciydi; buradan birçok güzel ve uygun fiyatlı oyuncak bulmak mümkün.

Legoland_smyths
SMYTHS Toys

Nürnberg’den yaklaşık 1 saatlik keyifli bir yolculuğun ardından Ingolstadt Village’a vardık. Araba park etmek oldukça kolay; otopark sıkıntısı yok ve üstelik ücretsiz.

Konum olarak Münih’e yaklaşık 45 dakika, Nürnberg’e ise 1 saat mesafede. A9 otoyolu üzerinde yer aldığı için ulaşım çok rahat. Münih veya Nürnberg’den trenle Ingolstadt’a gidip, ardından shuttle veya otobüsle de Village’a ulaşmak mümkün.

Almanya’nın en popüler lüks outlet alışveriş merkezlerinden biri olan Ingolstadt Village, yaklaşık 110 butik mağazası ile dünya markalarını %30–70 indirimlerle sunuyor.
Açık hava konseptiyle küçük bir kasaba gibi tasarlanmış; şık sokakları, kafeleri ve butik mağazalarıyla alışverişi keyifli hale getiriyor.   

Üstelik aşırı büyük olmaması ve düzenli yerleşim planı sayesinde yorulmadan rahatça gezebiliyorsunuz.

Yeme-içme konusunda ise seçenekler sınırlı. Küçük atıştırmalıklar ve içecekler bulmak mümkün, ancak yemek alanı açısından oldukça az alternatif var.

Burada bulabileceğiniz markalardan bazıları: Gucci, Burberry, Jimmy Choo, Armani, Hugo Boss, Adidas, Polo Ralph Lauren, Lacoste, Levi’s, Lindt…

Çalışma Saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 10.00 – 20.00

img 7643
Legoland_ingolstadt

Ingolstadt Village

Biraz gezip alışveriş yaptıktan sonra havalimanına gitmek üzere yola çıktık. Yaklaşık 50 dakikalık yolculuğun ardından arabamızı teslim ettik. Uçuş saatimizden önce yemek yeri ararken Münih Havalimanı’nda her yıl düzenlenen Weihnachts und Wintermarkt’e (Noel ve Kış Pazarı) denk geldik. 

2025 yılında 14 Kasım – 28 Aralık tarihleri arasında, her gün 11.00 – 21.00 saatleri arasında açık olan bu pazar; ışıklarla süslenmiş çam ormanı, canlı konserler ve geleneksel yiyecek-içecek stantlarıyla yolculara ve ziyaretçilere keyifli bir Noel atmosferi sunuyor. 🎄✨

Burada da Glühwein, bratwurst, waffle ve daha birçok lezzeti bulabileceğiniz stantlar vardı. Havalimanında yer alması sayesinde uçuş öncesi veya sonrası kolayca ziyaret edilebilmesi ayrı bir avantaj. Biz de uçuş saatimiz yaklaşana kadar hem yemek yedik hem de biraz gezerek bu atmosferin tadını çıkardık.

Legoland_havalimanı
Weihnachts und Wintermarkt (Noel ve Kış Pazarı)

Tatilimizin son anına kadar Noel ruhunu doyasıya yaşadık. Hem bizim hem de küçük oğlumuz için dolu dolu, çok keyifli geçen bir tatil oldu. Yeni rotalar için şimdiden sabırsızlanıyoruz! Umarım bu yazı sizin için de faydalı ve ilham verici olmuştur.  Yeni keşiflerde görüşmek üzere…

“Macera Dolu Legoland Deutschland” için 2 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir