Legoland Deutschland Gezi Rehberi, Legoland Deutschland Ulaşım Seçenekleri, Winter Wonder Legoland Gezi Rehberi, Winter Wonder Castles Konaklama Rehberi
Bu yazımda sizi Legoland Deutschland’a götürüyorum. Legoland Deutschland nerede ve nasıl gidilir, parkta yapılacak en keyifli aktiviteler neler, Winter Wonder Legoland deneyimi ve Winter Wonder Castles konaklama tecrübem gibi tüm detayları paylaştım. Ayrıca Almanya’da araç kiralama sürecine dair deneyimlerimi de aktardım.
İşte Legoland Deutschland’da geçirdiğimiz iki günün ayrıntıları…
Legoland Deutschland Nerede?
Oğlumuzun en büyük tutkusu lego olunca, doğum günü hediyesi olarak onu Legoland Deutschland’a götürmeye karar verdik.
Legoland Deutschland, Almanya’nın Günzburg şehrinde yer alıyor. Haritada tam olarak Münih ile Stuttgart’ın ortasında konumlanıyor. Biz tercihimizi Münih’ten yana kullandık. 2025 Eylül ayında Pegasus’un düzenlediği kampanyalı bir uçuşu yakaladık ve Aralık ayının ilk haftası için Münih uçak biletlerimizi satın aldık. Böylece Legoland seyahatimizin ilk adımını atmış olduk.
Oğlumuzun sabırsızlıkla beklediği gün sonunda gelmişti. 2 saat 10 dakikalık uçuşun ardından Münih Havalimanı’na (MUC) vardık.
Münih Havalimanı, Avrupa’nın en modern ve en düzenli havalimanlarından biri. Şehir merkezinin yaklaşık 28 km kuzeydoğusunda yer alıyor ve ulaşım oldukça kolay. Terminal yapısı geniş, ferah ve yolcu dostu olduğu için özellikle çocuklu aileler için son derece rahat bir deneyim sunuyor.
Legoland Deutschland Ulaşım Rehberi - Legoland Deutschland Ulaşım Seçenekleri
Araç Kiralama
En hızlı ve en esnek yöntem araç kiralamak. Münih Havalimanı’ndan Legoland’e yaklaşık 90 dakikada ulaşabilirsiniz. Özellikle çocuklu aileler için konforlu bir seçenek, çünkü yol boyunca mola verme özgürlüğünüz oluyor.
Tren + Otobüs ya da Taksi
Ekonomik bir alternatif arayanlar için ise tren ve otobüs kombinasyonu ideal. Önce Münih Havalimanı’ndan S-Bahn (S1 ve S8 trenleri) ile yaklaşık 40 dakikada şehir merkezine gidip, oradan Günzburg’a trenle devam edebilirsiniz. Günzburg tren istasyonu’ndan Legoland otobüsleriyle parka ulaşmak mümkün. Toplam yolculuk süresi yaklaşık 2–2,5 saati buluyor.
Otobüs yerine taksi de tercih edilebilir. İstasyon ile Legoland arasındaki mesafe yaklaşık 10 km ve yolculuk ortalama 10–15 dakika sürüyor. Taksi ücreti ise trafik ve saate bağlı olarak genellikle 20–25€ civarında değişiyor.
Shuttle veya Özel Transfer
Daha konforlu bir seçenek isteyenler için özel transfer veya shuttle servisleri mevcut. Yaklaşık 90 dakikada doğrudan Legoland’e ulaşabilirsiniz. Bu yöntem biraz daha maliyetli olsa da kapıdan kapıya hizmet sunmasıyla avantajlı.
Biz Nasıl Gittik?
Legoland Deutschland seyahatimizi planlarken, Münih, Nürnberg ve Rothenburg ob der Tauber şehirlerindeki Noel Pazarlarını da görmeyi hedefledik. Böylece yalnızca Legoland’i ziyaret etmekle kalmayıp, küçük ama oldukça keyifli bir Almanya Noel Pazarları turu da yapmış olduk. Almanya noel pazarları ile ilgili yazıma bu link üzerinden ulaşabilirsiniz.
Seyahatimiz de birden fazla şehir gezmeyi planladığımız için uçak biletlerimizi alır almaz 4 gün için araç kiraladık. Küçük oğlumuz için yükseltici koltukta ekleyerek 210€ ücret ödedik. Almanya’da bu yaş grubu için yükseltici koltuk yeterli kabul ediliyor.
Araç kiralamada erken rezervasyon gerçekten büyük bir fark yaratıyor; hem fiyatlar çok daha uygun oluyor hem de araç seçenekleri çok daha geniş oluyor. Bu yüzden plan netleştiği anda araç kiralama rezervasyonu yapmak kesinlikle en mantıklı tercih.
Münih üzerinden A8 otoyolunu takip ederek yaklaşık 1 saat içinde Günzburg’daki Legoland’e ulaştık. Otoyol oldukça konforlu ve düzenli olduğu için yolculuk gerçekten rahat ve keyifli geçti. Son aşamada ise tabelaları takip ederek kolayca Legoland’in girişine vardık.
Legoland Deutschland Winter Wonder Castles Konaklama Rehberi - Winter Wonder Legoland Deutschland Gezi Rehberi
Biz Legoland’de konaklayacağımız için ilk olarak otelin resepsiyonuna uğradık. Daha kapıdan adımımızı atar atmaz her yerin legolarla kaplı olduğunu görmek hem bizi hem de özellikle oğlumuzu inanılmaz heyecanlandırdı.
Legoland yıl boyunca farklı konseptler düzenliyor. Biz ziyaretimizi WinterWonder Legoland dönemine denk getirdik. WinterWonder, Legoland Deutschland’ın kış sezonuna özel hazırladığı; parkın ışıklarla süslendiği, ekstra etkinliklerin ve kış aktivitelerinin yer aldığı büyülü bir konsept.
Bu dönemde konaklama için yalnızca WinterWonder Legoland Castles seçeneği sunuluyor. Ancak normal sezonda seçenekler çok daha geniş. Legoland Adventure Lodge, Ninjago Quarter, Themed Cottages, Pirate Island Hotel, Camping Barrel ve Legoland Campsite gibi farklı konaklama alternatifleri bulunuyor. Üstelik karavanla gelenler için de özel alanlar mevcut.
Biz uçak biletlerini alır almaz otel rezervasyonumuzu Legoland’in resmi sitesi üzerinden yaptık. Bir gece için 2 yetişkin + 1 çocuk toplam 373€ ödedik ve bu fiyata açık büfe kahvaltı, iki günlük Legoland Deutschland giriş hakkı ve ücretsiz otopark da dahildi.
Erken rezervasyon yapmanın daha avantajlı olacağını düşünmüştük; ancak işler beklediğimiz gibi gitmedi. Yaklaşık bir ay sonra fiyatları tekrar kontrol ettiğimizde gecelik ücretin 333€ düştüğünü ve üstelik otelde hâlâ boş yer olduğunu gördük. Bu durum, Legoland’de fiyatların dönemsel olarak değişebildiğini gösteriyor.
WinterWonder Legoland Çalışma Saatleri
WinterWonder Legoland, 28 Kasım 2025 – 6 Ocak 2026 tarihleri arasında, seçili günlerde genellikle Cuma–Cumartesi–Pazar açık oluyor. Çalışma saatleri ise şöyle:
- Cuma: 14.00–19.00
- Cumartesi & Pazar: 11.00–19.00
Otelde konaklama yapmadan da Legoland’e giriş mümkün. Bilet fiyatları döneme göre değişiklik gösterebiliyor ve online satın almak her zaman daha avantajlı. Ayrıca 2 yaş altı çocuklar için giriş ücretsiz. WinterWonder döneminde günlük kişi başı online giriş ücreti 24€, otopark ücreti ise 10€ olarak belirlenmiş.
28 Mart – 8 Kasım 2026 tarihleri arasındaki normal sezonda ise bilet fiyatları kişi başı 42€ dan başlıyor ve otopark ücreti 12€. Legoland bu dönemde 10.00–18.00 saatleri arasında açık.
Ayrıca 5–6 Mayıs, 18–20 Mayıs, 8–9 Haziran, 15–16 Eylül ve 21–23 Eylül 2026 tarihlerinde kapalı olduğunu belirtmekte fayda var.
link: Legoland Rezervasyon
Otele giriş saati 15.30 olduğu için, biz de hiç vakit kaybetmeden arabayla Legoland Tema Parkı’na geçtik. Otel ile park arasında yaklaşık 2 km mesafe var; özellikle kış döneminde bu yolu yürümek pek mümkün değil. Bu yüzden arabayla gitmeyi tercih ettik. Dönem itibariyle park çok kalabalık değildi ve otopark alanı oldukça geniş olduğu için arabamızı park ederken hiçbir sorun yaşamadık.
Arabadan iner inmez karşımıza çıkan süslenmiş Legoland girişi bizi tamamen büyüledi. O an heyecanımız iyice arttı; özellikle oğlumuzun gözlerindeki mutluluk her şeye bedeldi.
Otel rezervasyonu ile birlikte 2 günlük giriş hakkımız olduğu için ayrıca bilet almamıza gerek kalmadı. QR kodumuzu okutarak hızlıca içeri girdik ve eğlence resmen başlamış oldu!
Legoland Deutschland Gezi Notları - Legoland Deutschland Yapılacak Aktiviteler ve Yeme - İçme Önerileri
Lego Fabrik
İlk durağımız, oğlumuzun en çok merak ettiği yer olan Lego Fabrik oldu. Severek oynadığı legoların nasıl üretildiğini kendi gözleriyle görmek onun için inanılmaz bir deneyimdi. Biz de onun bu heyecanına tanık oldukça en az onun kadar keyif aldık.
Lego Fabrik’e girmeden önce dilerseniz kısa bir tanıtım videosu izleyebiliyorsunuz. Anlatımlar Almanca yapılıyor ve içeriye belli sayıda kişi alındığı için küçük bir grup halinde izleniyor. Video yaklaşık 4–5 dakika sürüyor. İsterseniz videoyu izlemeden de doğrudan üretim alanına geçebiliyorsunuz.
Lego Fabrik
Lego Fabrik Shop
Lego Fabrik, doğrudan Lego Fabrik Shop’a bağlanıyor ve burası tam anlamıyla Lego severler için bir cennet. Avrupa’nın en büyük Lego marketi de zaten Legoland Deutschland’ın içinde yer alıyor. Legoların büyük bir kısmı kiloyla satılıyor; poşetlere istediğin kadar dolduruyorsun ve tartılıyor. 100 gramı 11€ olarak fiyatlandırılmış. Bazı ürünlerde döneme bağlı olarak indirim yapılabiliyor.
Kilo ile satılan parçaların dışında tekli satın alınabilen ürünler de var; figürler, anahtarlıklar ve çeşitli küçük Lego aksesuarları gibi. Ayrıca içeride Lego setleri de satılıyor, fiyat olarak avantajlı değiller.
Oğlumuzun hayali poşet poşet lego almaktı ve bir sürü çeşit içerisinde poşetler hızla doluyor. 4-5 poşet Lego ile zor ayrıldık ve iki gün de ilk uğrak noktamızdı. Oğlumuzun en çok keyif aldığı yer kesinlikle buradaki alışveriş kısmıydı.
Lego Fabrik Shop
Lego Fabrik Shop’un çıkış kapısında küçük bir makine görüyorsunuz. Çarkları çeviriyorsunuz ama ilk anda ne işe yaradığını anlamak pek mümkün değil. Biz de görevliye sorarak öğrendik. Makineye 5 cent ve 2€ atıyorsunuz ve 5 cent, makinenin içinde preslenerek üzerine Lego temalı bir baskı yapılıyor. Böylece kendinize özel bir hatıra parası elde etmiş oluyorsunuz. Oğlumuzun bu deneyime bayıldığını söylemem gerek; çarkı çevirmek bile başlı başına bir eğlenceydi.
Lego Mağazaları
Legoland’in içerisinde, Lego Fabrik Shop’un dışında farklı temalarda Lego setleri bulabileceğiniz birçok mağaza da yer alıyor. Örneğin sadece Lego Friends ürünleri satan bir mağaza ya da tamamen Lego Botanics’e ayrılmış bir başka mağaza bulunuyor. Legoland’in girişinde yer alan City Shop ise parkın en büyük ve en çeşitli mağazalarından biri; burada hem özel setler hem de temaya uygun Lego kıyafetleri ve aksesuarları satılıyor. Bazı mağazalar ise doğrudan temalı oyun alanlarının çıkışında konumlanıyor, böylece çocuklar eğlenceden çıkar çıkmaz kendilerini Lego dolu bir dünyanın içinde buluyor.
WinterWonder Dönemi Farklılıkları
Winter Wonder döneminde olduğumuz için bazı oyuncaklar çalışmıyordu; özellikle suyla ilgili olanlar kapalıydı. Hangi oyuncakların açık olduğuna Legoland’in resmi sitesinden kolayca ulaşabiliyorsunuz. Buna karşılık, normal sezonda olmayan buz pateni gibi kışa özel ek aktiviteler de vardı. Yani oyuncak ve etkinliklerin durumu tamamen döneme göre değişiklik gösterebiliyor.
Legoland’e girişte bize bu döneme özel hazırlanmış bir etkinlik programı da verdiler. Gün içinde belirli saatlerde düzenlenen organizasyonlar vardı ve biz de Legoland’de geçireceğimiz iki günü, bu etkinliklerin hepsine katılabilecek şekilde planladık.
Legoland Express
Parkı keşfetmeye Legoland Express treni ile başladık. Bu tren, Legoland’in etrafında dolaşarak tüm bölgeleri görmenizi sağlıyor. Hangi alanda hangi oyuncakların olduğunu anlamak için harika bir başlangıç. Hem pratik bir keşif turu hem de oldukça keyifli bir deneyim oldu.
Junior Driving School
Tren turumuzun ardından oğlumuz, 3–6 yaş arası çocuklara uygun olan Junior Driving School‘u deneyimledi. Küçük bir parkurda kendi arabasını kullanmak onun için inanılmaz eğlenceliydi. Turun sonunda miniklere ehliyet verilmesi de çocukların bayıldığı bir detay.
Aynı oyuncağın 7–13 yaş için hazırlanmış daha büyük bir versiyonu da bulunuyor; böylece farklı yaş grupları kendi seviyelerine uygun bir deneyim yaşayabiliyor.
City Restaurant - Market Hall
Legoland Deutschland’da dışarıdan yiyecek ve içecek getirmek serbest. Bu kural aileler için büyük avantaj sağlıyor; yanınıza sandviç, atıştırmalık veya içecek alarak park içindeki yoğunluk ve fiyatlardan bağımsız şekilde keyifli bir gün geçirebilirsiniz.
Parkın içinde birçok kafe ve restoran da bulunuyor. Hamburger, pizza, makarna, şnitzel gibi klasik seçeneklerin yanı sıra farklı damak zevklerine hitap eden pek çok alternatif mevcut. Pastane tarzı yerlerde tatlı ve atıştırmalık bulmak mümkün. Ayrıca parkın çeşitli noktalarına yerleştirilmiş küçük ahşap kulübelerde sıcak içecekler ve atıştırmalıklar satılıyor.
Legoland’in resmi sitesinde tüm kafe ve restoranlar listelenmiş olsa da dönemsel değişiklikler olabiliyor. Bazı satış noktaları ise yalnızca akşam saatlerinde açılıyor. Bu yüzden ziyaret ettiğiniz döneme göre açık olan yerleri kontrol etmekte fayda var.
Biz tercihimizi City Restaurant – Market Hall’dan yana kullandık. Geniş bir alana ve bolca masaya sahip, ayrıca içeride Lego teması ve Noel süslemeleri hâkim olduğu için oldukça keyifli bir atmosferi var. Burası self servis olarak hizmet veriyor; bu da hızlıca yemek almak isteyenler için oldukça pratik bir seçenek.
Burada şnitzel tercih ettik. İnce salatalık dilimleri ve Potato Criss Cuts ile servis ediliyordu. Potato Criss Cuts dışı çıtır, içi yumuşak, waffle görünümlü patatesler ve gerçekten çok lezzetliydi. Zaten Legoland’de en çok tercih edilen atıştırmalıklardan biriymiş. Oğlumuz için de Kids Minischnitzel aldık. Patates miktarı aynıydı ancak schnitzel sayısı daha azdı. Genel olarak porsiyonların oldukça büyük olduğunu söyleyebilirim. İçecek olarak Günzburg’un yerel fıçı birasını tercih ettik; yumuşak içimli, keyifli bir bira. İki içecekle birlikte toplam 33€ ödedik.
City Restaurant – Market Hall
Snow Show
Snow Show’un saati geldiği için etkinlik alanına geçtik. Legoland’in girişinin tam karşısında, büyük Duplo yılbaşı ağacının hemen yanında küçük bir sahne ve kutlama alanı kurulmuştu. Normalde sokak gösterilerinin yapıldığı bu bölüm, WinterWonder döneminde tamamen kış temalı bir atmosfere bürünüyor. Işıklar, müzikler ve kar efektleriyle birlikte gerçekten çok keyifli bir ortam vardı.
Legoland Deutschland Mobile App
Legoland’de gösteriler çok uzun sürmüyor; genellikle 15–30 dakika arasında değişiyor. Legoland’in uygulamasını indirirseniz tüm atraksiyonların durumuna, gösteri saatlerine ve etkinliklerin kaç dakika sürdüğüne kadar pek çok bilgiye buradan ulaşabiliyorsunuz. Bizce oldukça kullanışlı bir uygulamaydı.
Atraksiyonlar temalara göre ayrılmış durumda (Lego Mythica, Lego Ninjago Word, Miniland, Imagination, Pirate Land, Adventure Land, Lego City, Lego X-Treme, Knights Kingdom, Phraons Land) ve park oldukça geniş bir alana yayılıyor. Yine uygulamanın içindeki harita sayesinde gitmek istediğimiz yerlere kolayca ulaştık.
Uygulama linki: https://www.legoland.de/en/plan-your-visit/information/legoland-app/
Maximus
Snow Show’dan sonra en çok merak ettiğimiz, aynı zamanda Legoland’in en popüler atraksiyon aletlerinden biri olan Maximus’un bulunduğu alana gittik.
Maximus, Legoland’in Lego Mythica temasında yer alan ve parkın ilk inversion (ters dönme) içeren Wing Coaster modeli olan hız treni. Kanatlı oturma düzeni sayesinde ayaklar havada kalıyor ve yolculuk boyunca açıkta uçuyormuş hissi veriyor. Lego Mythica temasında, Maximus adlı efsanevi koruyucu yaratığın kanatlarında uçma deneyimi sunuyor. Maximus için boy ve yaş sınırları ise şöyle;
- Yetişkin eşliğinde minimum: 120 cm ve 6 yaş
- Tek başına minimum: 130 cm ve 8 yaş
Legoland’in resmi sitesinde ve uygulama üzerinden tüm atraksiyonların boy sınırlarını önceden kontrol edebiliyorsunuz. Oğlumuzun boyu yetmediği için Maximus’a binemedi, bizim de binmemize izin vermedi. Deneyimleyemesek de uzaktan izlediğimiz kadarı bile oldukça eğlenceli görünüyordu.
Fire & Ice Tower
Bizde Maximus’un hemen yanında yer alan, oğlumuzun en sevdiği atraksiyon olan Fire & Ice Tower’a bindik. Kaç kere bindiğimizi gerçekten hatırlamıyoruz. Hem 6 yaşındaki oğlumuz hem de bizim için oldukça keyifli bir deneyimdi. Yükselip alçalan yapısı sayesinde heyecanı hiç bitmeyen, ailece defalarca binilebilecek türde bir eğlence.
- Yetişkin eşliğinde minimum: 100 cm ve 3 yaş
- Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Desert X-Cursion
Aynı tema içinde yer alan bir diğer oyuncak olan Desert X‑Cursion ise, sıcak hava balonu şeklinde tasarlanmış döner bir kule. Balonun hem yüksekliğini hem de dönüş hızını siz kontrol ediyorsunuz. Ailece binilebilen, korkutmayan ama oldukça eğlenceli bir atraksiyon.
- Yetişkin eşliğinde minimum: 95 cm ve 3 yaş
- Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Tempel X‑Pedition
Yine Desert X‑cursion’ın karşısında Tempel X‑Pedition yer alıyor. Karanlık bir tapınakta geçen interaktif bir hazine avı. Elinizdeki infrared tabancalarla hedefleri vurarak puan topluyorsunuz; ne kadar çok hedef vurursanız, efsanevi hazineye o kadar yaklaşıyorsunuz. Mısır temalı odalardan geçiyorsunuz; örümcekler, mumyalar, eski tapınak koridorları…
Sürekli hareket eden araçların içinde ilerliyorsunuz. Çok hızlı ya da sarsıntılı bir oyuncak değil; daha çok eğlenceli, rekabetçi ve ailece keyifle deneyimlenebilecek bir macera sunuyor.
- Yetişkin eşliğinde minimum: 90 cm ve 2 yaş
- Tek başına minimum: 130 cm ve 8 yaş
Tempel X‑Pedition
Duplo Village
Biraz ileride Duplo Village’a rastlıyoruz. Burası Legoland’in en minik ziyaretçileri için hazırlanmış, tamamen Duplo temalı, rengârenk bir oyun alanı. Bu bölümdeki atraksiyonlar daha düşük hızda, daha yumuşak hareketlere sahip ve küçük çocukların rahatça deneyimleyebileceği şekilde tasarlanmış. Döner oyuncaklar, küçük kaydıraklar ve Duplo figürleriyle süslenmiş oyun alanları bulunuyor. Özellikle 2–6 yaş arası çocuklar için ideal bir durak. Yaz aylarında burada sulu atraksiyonlarda aktif oluyor.
Lego Modelleri
Legoland’de nereye dönseniz büyük küçük lego modellerine rastlıyorsunuz. Gerçekten harikalar. Üstelik çoğunun üzerinde, ne kadar sürede ve kaç adet lego parçası kullanılarak yapıldığını gösteren küçük tabelalar bulunuyor. Bu detaylar hem yetişkinler hem de çocuklar için ayrı bir hayranlık uyandırıyor.
Observation Tower (Gözlem Kulesi)
Duplo Village’ın arkasında Observation Tower (Gözlem Kulesi) yer alıyor. Parkın simgesi olan bu kule, Legoland’in girişinden bile görülebiliyor. Ailece binilebilen, tamamen panoramik bir seyir deneyimi sunuyor. Kabin yavaşça yukarı çıkarken aynı anda 360° dönüyor, böylece parkın tamamını kuşbakışı izleyebiliyorsunuz. Geniş panoramik kabinin yavaşça dönmesi sayesinde oyuncak tamamen sakin, sarsıntısız ve manzara odaklı bir deneyim sunuyor. Ailece nefes almak, parkı yukarıdan izlemek ve fotoğraf çekmek için harika bir durak.
- Yetişkin eşliğinde minimum: 80 cm ve 1 yaş
- Tek başına minimum: 120 cm ve 6 yaş
Lego City Police Station
Ve sıra yine çok keyifli bir atraksiyona geldi; Lego City Police Station. Bu alanda çocuklar, Lego polislerine yardım ederek tehlikeli hırsızları yakalamaya çalışıyor. Tamamen serbest oyun mantığında tasarlanmış bu bölümde, aynalı bir labirentte ilerleyip engelleri aşarak, lazer ışınlarının arasından geçerek maceraya dahil oluyorsunuz. Oyun ve keşif odaklı bu labirent macerası özellikle hareketli çocuklar için harika bir deneyim sunuyor. Gerçekten ailece çok keyif aldık; hatta o kadar sevdik ki birkaç kez girdik bu oyuna.
- Tek başına minimum boy: 120 cm.
Monkey Stage alanında da sihirbazlık gösterisi izledik. Almanca olduğu için her detayı anlamasak da sihirbazlık evrensel bir dil; bu yüzden hiç sıkılmadık. Oğlumuzun da oldukça hoşuna gitti. Yaklaşık 30 dakika süren keyifli bir gösteriydi.
Lighting the Tree
Legoland’in giriş alanında yer alan büyük Duplo yılbaşı ağacının ışıklandırma vakti yaklaşmıştı. Parkın “Lighting the Tree” etkinliği olarak geçen bu an için girişteki sahnede kısa bir gösteri yapılıyor. Ardından ağaç ışıl ışıl yanmaya başlıyor ve gerçekten harika bir görüntü ortaya çıkıyor.
Aydınlatmaya biraz zaman olduğu için biz de sıcak bir şeyler içmek istedik. Tam da ağacın karşısında yer alan Café EinStein bunun için ideal bir duraktı. Burası hamur işleri, tatlılar, kahve ve sıcak çikolata gibi birçok seçeneğin bulunduğu bir kafe. Legoland’in giriş bölümünde yer aldığı için gün içinde kısa bir mola vermek, kahve içmek veya atıştırmalık almak için çok uygun bir yer. Üstelik tüm ürünler “to go” olarak da alınabiliyor; yani parkta gezerken elinizde kahveyle devam etmek mümkün. Özellikle sıcak çikolatasını çok beğendim.
Miniland ve Lazer Show
Lighting the Tree etkinliği sonrasında Miniland Lazer Show’u izlemeye geçtik.
Legoland Deutschland’ın en sevilen bölümlerinden biri olan Miniland, dünyaca ünlü yapıları Lego ile minyatür ölçekte yeniden inşa ediyor. Yapılar 1’e 20 oranında küçültülmüş. Berlin Reichstag, Brandenburg Kapısı, Münih Allianz Arena ve Neuschwanstein Şatosu gibi ikonik yapılar burada görülebiliyor. Çocuklar ve yetişkinler için hem eğitici hem de görsel açıdan büyüleyici bir deneyim sunuyor.
Bazı yapılarda düğmelere basarak hareketli sahneleri izlemek mümkün; bu da ziyaretçilere sadece bakmakla kalmayıp oyuna dahil olma fırsatı veriyor.
Kış sezonunda düzenlenen WinterWonder etkinliği kapsamında ise Miniland, lazer ışıklarıyla bambaşka bir atmosfere bürünüyor. Renkli lazer ışıkları minyatür şehirlerin üzerine yansıyor. Müzik ve projeksiyonlarla senkronize şov gerçekten çok keyifliydi.
Gösteri hava karardıktan sonra iki farklı saatte (18.00 ve 19.30, saatler değişiklik gösterebilir) yapılıyor. Birine yetişemezseniz diğerini izleyebilirsiniz. Zaten parkta çoğu şov gün içinde birkaç kez farklı zamanlarda sahneleniyor. Programdan takip edebilirsiniz.
Legoland Parade
Lazer gösterisinin ardından Legoland Parade’e yetiştik. Dünyanın ilk resmi Legoland geçit töreni olmasıyla ayrı bir önem taşıyor. Renkli kostümler, Lego temalı dev araçlar ve maskotlarla 17.30’da başlayan bu gösteri, özel Legoland şarkısı eşliğinde dans ve müzik koreografileriyle tüm aileye eğlenceli bir deneyim sunuyor. Çocukların da yetişkinlerin de keyifle izlediği, parkın en canlı etkinliklerinden biri. Hava koşullarına bağlı olarak iptal edilebilse de genellikle her gün aynı saatte düzenleniyor. Gösteri için erken gidip iyi bir izleme noktası kapmak önemli. Sahne arkasında ise büyük bir emek var; 500’den fazla kostüm özel olarak tasarlanmış, 200’den fazla Lego aksesuarı hazırlanmış. Biz de oğlumuzla bu geçiş törenini izlemekten keyif aldık.
Safari Tour
Legoland’in kapanışına doğru, oğlumuzun çok görmek istediği Safari Tour’u gerçekleştirme fırsatını yakaladık. Gün içinde araçta yaşanan küçük bir arıza nedeniyle turu ertelemek zorunda kalmıştık. Neyse ki sorun kısa sürede çözüldü ve biz de bu eğlenceli yolculuğu deneyimleyebildik.
Safari Tour, Lego’dan yapılmış dev hayvanlarla dolu rengarenk safari jeepleriyle egzotik bir yolculuk sunuyor. Afrika’yı andıran parkurda ilerlerken goriller, flamingolar, zürafalar, filler ve timsahlar gibi hayvanların gerçek boyutlu Lego modelleriyle karşılaşıyorsunuz. Çocuklar direksiyona geçip aracı kullanabiliyor, bu da onların kendilerini küçük bir kaşif gibi hissetmelerini sağlıyor. Tur oldukça sakin ve keyifli bir tempo ile ilerliyor; özellikle minik ziyaretçiler için hem güvenli hem de eğlenceli.
Lego hayvanlarının gerçek boyutlu olması ve doğal ortamda yerleştirilmiş olması turu daha da etkileyici hale getiriyor. Özellikle zürafalar ve filler, çocukların en çok ilgisini çeken figürler arasında.
Biz bu deneyimi hava karardıktan sonra yaşadık. Ancak gündüz saatlerinde hayvan figürlerini daha net görmek mümkün olduğu için Safari Tour’u gündüz tercih etmek çok daha keyifli olabilir.
- Yetişkin eşliğinde minimum: 80 cm ve 2 yaş
- Tek başına minimum: 100 cm ve 6 yaş
Ice Skating Rink (Buz Pateni Pisti)
İlk günü Ice Skating Rink (Buz Pateni Pisti) ile sonlandırdık. WinterWonder etkinlikleri kapsamında kurulan bu pist, kış sezonunda ziyaretçilere ekstra eğlenceli bir deneyim sunuyor. Çocuklar ve yetişkinler güvenli bir ortamda buz pateni yapabiliyor; renkli ışıklarla süslenmiş alan ise kış atmosferini daha da büyüleyici hale getiriyor. Pateni olmayanlar için ücretsiz kiralama imkânı bulunuyor, ayrıca çocuklara özel destek penguenleri sayesinde minikler de rahatça kayabiliyor. Eşyalarınızı bırakabileceğiniz özel bir emanet yeri bulunmadığından herkes ayakkabı ve eşyalarını uygun gördüğü bir köşeye bırakıyor. Biz bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadık.
Özellikle akşam saatlerinde ışıkların altında kaymak, WinterWonder’ın büyülü havasını daha da hissettiriyor ve günü unutulmaz bir şekilde kapatıyor.
Legoland Deutschland Legoland Castles
Legoland’in kapanış saati geldiğinde minik gezginimiz hâlâ ayrılmak istemesede otelimizde onu bekleyen Lego temalı oda ve güzel bir akşam yemeği vardı.
Kısa bir araba yolculuğunun ardından Legoland Castles’a vardık. Otel beklediğimizden çok daha kalabalıktı; otoparkta yer bulmakta biraz zorlandık. Oteli ilk gördüğümüzde ise büyülendik. Dış cephesi tamamen süslenmiş, ışıl ışıl parlıyordu.
Otel üç bölümden oluşuyor. Orta kısımda beş kişilik King’s Room odaları ve The Round Table Restaurant bulunuyor. Sağ ve sol bölümlerde ise Dragon Castle ve Kings Castle olarak ayrılmış iki bina içerisinde, dört kişilik odalar yer alıyor. Bu düzen, farklı büyüklükteki ailelerin ihtiyaçlarına göre konaklama imkânı sunuyor.
Dragon Castle
Otelin içi de en az dışı kadar etkileyiciydi. İçeriye adım attığımız anda bizi rengarenk lego süslemeli yılbaşı ağaçları ve ışıklandırmalar karşıladı. Her köşe özenle süslenmişti; duvarlarda ejderha temalı dekorlar yer alıyor.
Oğlumuz Dragon Castle’ı tercih etmişti. Oda, lego kaleleri, şövalyeler, prensesler ve noel dekorlarıyla süslenmişti. İçeri girdiğimiz anda kendimizi bir masalın içinde hissettik.
Odamız ise ayrı güzeldi. Kapıdan içeri girdiğimiz anda her şey harika görünüyordu. Çocuklar için özel olarak hazırlanmış ranza vardı ve oğlumuz buna bayıldı. Tüm duvarlar Lego temalarıyla süslenmişti; hatta banyo bile temalı şekilde döşenmişti.
Odada ayrıca kilitli bir kasa vardı. Katıldığınız oyunda doğru soruları yanıtladığınızda şifreyi çözerek kasayı açabiliyorsunuz. İçinden ise Legoland logolu ve resimli özel bir Lego parçası çıkıyor. Bu sürpriz, deneyimi hem daha eğlenceli hale getiriyor hem de güzel bir hatıra bırakıyor.
Odanın içinde klasik Lego parçalarıyla dolu bir kutu ve onları takmak için hazırlanmış bir duvar panosu da vardı. Böyle bir odada konaklamak oğlumuz için gerçekten unutulmaz bir deneyim oldu.
Dragon Castle
The Round Table Restaurant
Odayı biraz keşfettikten sonra akşam yemeği için The Round Table Restaurant’a geçtik. Noel döneminde çok kalabalık olmayacağını düşündüğümüz için önceden rezervasyon yapmamıştık. Ancak beklediğimizin aksine uzun bir sıra vardı ve bir süre beklemek zorunda kaldık. Rezervasyon kesinlikle yapılmalı.
Restoranın atmosferi gerçekten çok güzeldi. Kendinizi şövalyeler ve krallar gibi hissedebileceğiniz bir ortam hazırlanmıştı. Taş kemerler altında, özenle dekore edilmiş salonlarda servis edilen yemekler arasında taş fırından çıkan pizzalar, ızgara etler, taze salatalar ve tatlılar bulunuyordu.
Ayrıca King’s Tavern bölümünde yemek yiyebilir, akşamları lobi barında dinlenebilirsiniz. Çocuk menüsü ve geniş oturma alanları sayesinde aileler için oldukça uygun bir mekân. Ortaçağ şatosu atmosferi, şövalye ve kral temalarıyla oldukça keyifli bir deneyim ile günü sonlandırdık.
Sabah kahvaltımızı yine The Round Table Restaurant’ta yaptık. Otel rezervasyonumuz kahvaltı dahil olduğu için güne burada başlamayı tercih ettik. Kahvaltı için iki farklı saat aralığı sunuluyor; rezervasyon sırasında seçenekler çıkıyor. Erken kalkmaya alışık olduğumuz için kahvaltı saatimizi 08.00–09.15 aralığında seçtik. Bu süre bizim için gayet yeterli oldu.
Açık büfe şeklinde servis edilen kahvaltı oldukça zengin seçeneklere sahipti. Kahve, çay ve meyve sularının yanında peynir çeşitleri, yoğurt, müsli, farklı şekillerde hazırlanmış yumurta, bacon, çeşitli ekmekler, kek ve kruvasan gibi hamur işleri de vardı. Hepsi taze ve doyurucuydu. Günün ilk saatlerinde hem keyifli hem de enerjik bir başlangıç yapmamızı sağladı.
Otelin çevresinde, The Round Table Restaurant dışında yiyecek ve içecek satan bir yer bulunmuyor. Bu nedenle su ve benzeri temel ihtiyaçlarınızı otele geçmeden önce temin etmeniz oldukça faydalı olacaktır.
The Round Table Restaurant
Dragon Castle Oyun Alanı
Kahvaltı sonrası Legoland’in açılış saatine kadar otelin bahçesinde vakit geçirdik. Bahçe, kale temasına uygun olarak tasarlanmıştı. Çocukların keyifle oynayabileceği kaydıraklar, tırmanma barları ve farklı oyun alanları vardı. Oğlumuz çok eğlendi.
Pirate Playground
Legoland Deutschland resepsiyonunun hemen yakınında Pirate Hotel’in önünde Pirate Playground bulunuyor. Otel WinterWonder döneminde kapalı olsa da oyun alanı açık olduğu için burada vakit geçirebilirsiniz. Biz de zamanımızın bir kısmını da burada değerlendirdik.
Oyun alanı dev bir korsan gemisi şeklinde tasarlanmıştı ve gerçekten çok etkileyiciydi. Çocuklar için hem eğlenceli hem de hayal gücünü besleyen bir ortam sunuyordu.
Harbour Cruise
En sonunda Legoland’in açılış saati gelmişti. Valizlerimizi arabaya yerleştirip otelden çıkışımızı yaptık. Arabayla seyahat etmenin bu açıdan büyük bir avantajı var; hareket özgürlüğü ve pratiklik sağlıyor.
İlk durağımız Harbour Cruise oldu. Lego City bölgesinde yer alan bu eğlenceli su yolculuğunda çocuklar ve aileler kendi küçük teknelerini kullanarak ister maceralı ister sakin bir gezi yapabiliyor. Katılımcılar dümeni kendileri tutuyor; pedal ile hızlanma, dümenle yön verme imkânı var. Hatta diğer tekneleri sollamak bile mümkün. Çocuklar için kaptanlık deneyimi sunan bu aktivite gerçekten çok keyifliydi.
- Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy ve 1 yaş
- Tek başına: Minimum 120 cm boy ve 8 yaş
Legoland Deutschland Playgrounds (Oyun Alanları)
Adventure Playground
Legoland’in içinde birden fazla çocuk parkı da bulunuyor. Bunlardan biri olan Adventure Playground, tamamen ahşaptan yapılmış, tırmanma ve sallanma yollarıyla dolu bir oyun alanı. Çocuklar farklı seviyelerde tırmanma, sürünme, sallanma ve yeni yollar keşfetme imkânı buluyor. Doğal malzemelerle tasarlanmış olması, çocuklara güvenli ama aynı zamanda maceralı bir ortam sağlıyor.
Shipyard Playground
Shipyard Playground ise dev bir buharlı gemi temasıyla tasarlanmış. Çocuklar gemiye maymun barları üzerinden çıkıyor, dar geçitlerden geçerek gemiyi keşfediyor. Tırmanma ve sürünme üzerine kurulu bu alan, çocuklar için tam bir keşif ve macera deneyimi sunuyor. Oğlumuz özellikle buraya bayıldı.
Winter Varieté
Dün vakit ayıramadığımız Winter Varieté gösterisini izleme sırası gelmişti. Kış sezonunda düzenlenen bu özel aile gösterisi, Lego Studios sahnesinde gerçekleşiyor ve Noel ruhunu müzik, dans, sihir ve masalsı karakterlerle birleştiriyor.
Gösteri saatleri 13.00, 15.00 ve 17.00 olarak düzenleniyor (kış sezonu boyunca değişiklik gösterebiliyor). Her gösteri 30 dakika sürüyor.
Parkın sevimli maskotu Olli adlı ejderha, bir gün büyük bir Varieté şovu sunmayı hayal eder. Rüyasında bu dileği gerçekleşir; şık kostümü, silindir şapkası ve sihirli değneğiyle sahneye çıkar. Olli, hayalinde bir Winter Prensesi Estelle yaratır ve birlikte şarkılar söyleyip dans ederek izleyicilere büyülü bir kış dünyası sunarlar.
Legoland’in maskotu Olli’nin hikâyesi üzerinden kurgulanmış olması, gösteriyi parka özgü ve çok özel kılıyor. Çocuklar için eğlenceli, yetişkinler için keyifli bir sahne deneyimi sunan Winter Varieté, kış atmosferini tamamlayan bir etkinlikti.
Atlantis by Sea Life
Oğlumuz su altı dünyasını çok sevdiği için, Lego Studios’un yakınında yer alan Atlantis by Sea Life’ı gezmeden dönmek istemedik. Burası gerçekten büyüleyici bir su altı dünyası deneyimi sunuyor. Ziyaretçiler, sanal bir denizaltı yolculuğu ile Atlantis’in batık şehrine “dalıyor” ve kendilerini 600.000 litrelik dev akvaryumun içinde buluyor.
Bu dev akvaryumda yaklaşık 1300 tropikal deniz canlısı ile birlikte 1 milyon Lego parçasından yapılmış 50’den fazla model keşfedilebiliyor. Tropikal balıkların, vatozların ve egzotik canlıların arasında Lego dalgıçlar ve dev Lego denizaltı görmek, eşsiz bir deneyim yaşatıyor.
Panoramik pencereler, cam kubbeler ve 8 metre uzunluğundaki cam tünel sayesinde canlıları her açıdan gözlemlemek mümkündü. Özellikle aydınlatma ile parlayan deniz anaları büyüleyici bir görüntü oluşturdu.
Hem çocuklar hem yetişkinler için ilgi çekici; ailece keşif yapılabilecek harika bir alan.
- Tek başına giriş için minimum boy 120 cm.
Atlantis by Sea Life
NINJAGO The Ride
Buradan NINJAGO kısmına geçtik. Parkın en popüler interaktif 4D deneyimlerinden biri olan NINJAGO The Ride, ziyaretçilere kahramanlara katılma fırsatı sunuyor. El hareketleriyle ateş topları, buz fırtınaları ve ışık patlamaları fırlatarak NINJAGO kahramanlarına yardım ediyor; kötü Schlangenmeister ve müttefiklerine karşı savaşıyorsunuz.
Almanya’da ilk kez kullanılan el hareketi algılama sistemi sayesinde oyuncular ellerini kullanarak sanal düşmanlara saldırabiliyor. Işık, sis, sıcaklık ve 3D animasyonların birleşimiyle tam bir 4D illüzyon yaratılıyor. Herkes kendi skorunu yapıyor ve bu da aile içinde küçük bir yarışa dönüşüyor. Bizim için hem eğlenceli hem de heyecan dolu bir deneyim oldu.
- Yetişkin eşliğinde: 4 yaş
- Tek başına: Minimum 120 cm ve 6 yaş
The Great Lego Race
Çok ısrar etmemize rağmen, oğlumuzu, The Great Lego Race’e binmeye ikna edemedik. Parkın en heyecan verici atraksiyonlarından biri olan bu roller coaster, özellikle biraz daha adrenalin arayan aileler için tasarlanmış. Lego temalı yarış atmosferiyle sanki Lego karakterleriyle birlikte bir yarışa katılıyormuşsunuz gibi görünüyor.
Hızlı dönüşler, inişler ve çıkışlarla dolu bu deneyim çocuklar için eğlenceli, yetişkinler için ise oldukça heyecan verici. Klasik roller coaster heyecanını Lego evreniyle birleştiren The Great Lego Race, biz binmesek de gördüğümüz kadarıyla oldukça eğlenceliydi. Belki bir dahaki sefere cesaretimizi toplayıp deneme fırsatı buluruz.
- Tek başına minimum boy 120 cm.
Techno Tea Cups
The Great Lego Race’in hemen yanında yer alan Techno Tea Cups, klasik ama bir o kadar da eğlenceli atraksiyonlardan biri. Özellikle çocukların çok sevdiği, ailelerin birlikte keyif aldığı bu deneyimde rengarenk lego temalı çay fincanlarının içinde dönüyorsunuz.
Hem küçük çocuklar hem de yetişkinler birlikte binebiliyor. Bizde birden fazla kez denedik ve her seferinde keyif aldık.
- Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy
- Tek başına: Minimum 120 cm boy
Pizza Mania
Bu kadar eğlenceden sonra sıra yemeğe gelmişti. Bu sefer tercihimizi pizzadan yana kullandık ve Pizza Mania’da yemek yedik. Lego temalı, renkli ve eğlenceli bir pizzacı olan Pizza Mania’da farklı çeşitlerde pizzalar bulunuyor; klasik margarita, pepperoni ve sebzeli seçenekler. Çocuklara özel küçük porsiyonlar sayesinde aileler için oldukça pratik bir seçenek sunuyor.
Restoranın dekorasyonu Lego figürleri ve rengarenk detaylarla süslenmişti. Çocuklar için hem eğlenceli hem de rahat bir ortam sağlıyor. Parkın içinde hızlıca yemek yiyip tekrar eğlenceye dönmek için ideal bir mola noktası oldu bizim için.
Yemek sonrası, soğuk havada sıcak şarap (Glühwein) içerek ısındık. Legoland Deutschland’da sunulan Glühwein’in lezzeti gerçekten şaşırtıcıydı; Günzburg’un yerel üzüm bağlarından elde edilen şaraplarla hazırlanmış olması aromaya ayrı bir tat katıyordu. Kış sezonunda parkta kurulan standlarda bu özel içecek sunuluyor. Çocuklar için ise alkolsüz versiyon olan Kinderpunsch hazırlanıyor; böylece herkes kendi kış içeceğini bulabiliyor.
Airport
Bir sonraki durak Airport’tu. Küçük pilotlar için tasarlanmış bu eğlenceli atraksiyonda çocuklar kendi uçaklarını kontrol kolu ile yükseltip alçaltabiliyor, yanlarında ebeveynleriyle birlikte gökyüzünde süzülüyorlar. Lego temalı uçaklar ve pist dekorlarıyla hazırlanmış ortam, adeta minyatür bir havaalanı hissi veriyor.
Küçük yaş grupları için güvenli ve eğlenceli bir ilk “uçuş” deneyimi olan Airport, ailece keyifli bir aktiviteye dönüşüyor. Çocukların kendi uçuş yüksekliğini ayarlaması onlara hem özgüven hem de büyük bir eğlence katıyor. Oğlumuzun evde oynadığı Lego uçağının aynısına binmesi ise bu deneyime ayrı bir anlam ve keyif kattı.
- Yetişkin eşliğinde: Minimum 80 cm boy ve 3 yaş
- Tek başına: Minimum 100 cm boy ve 6 yaş
Lloyd’s Spinjitzu Spinner
Lloyd’s Spinjitzu Spinner’ı midemizin bulanacağını düşündüğümüz için denemedik; yemekten sonraya bırakmamız yanlış bir tercih oldu. Ama denemek isteyenler için bu atraksiyon, NINJAGO World’ün en yeni ve en heyecan verici deneyimlerinden biri. Ziyaretçiler kendi cesaretlerini test ederek gondolları döndürebiliyor, hatta 360° taklalar atabiliyor.
Küçük NINJAGO hayranları için cesaretlerini gösterebilecekleri eğlenceli bir ilk adım olan bu oyunda, katılımcılar kendi hızlarını ve takla sayılarını belirleyebiliyor. Böylece her tur, kişisel bir maceraya dönüşüyor.
- Yetişkin eşliğinde: Minimum 110 cm boy ve 5 yaş
- Tek başına: Minimum 130 cm boy ve 8 yaş
Kids Power Tower
Kids Power Tower ise oğlumuzun favorilerinden biriydi. Eğlenceli ve interaktif atraksiyonlardan biri olan bu oyunda çocuklar ve yetişkinler ipleri çekerek kendi güçleriyle gondolu yukarı kaldırıyor. 10 metreye kadar yükselip Miniland ve çevrenin manzarasını izlemek mümkün.
Güç ve beceriye dayalı bu oyunda Lego bloklarıyla süslenmiş rengarenk kuleler görsel bir şölen sunuyor. İki kişi aynı gondola binebildiği için çocuklar ebeveynleriyle birlikte deneyim yaşayabiliyor. Çocukların kendi güçleriyle yükseğe çıkması onlara hem özgüven hem de büyük bir eğlence katıyor.
Lego Oyun Alanları ve Ek Winter Wonder Atraksiyonları
Legoland’in içerisinde çocukların serbestçe Lego oynayabileceği birden fazla bölüm de bulunuyor. Bunlardan biri Rebuild the World Planet. Burada çocuklar ve yetişkinler kendi hayal güçlerini kullanarak Lego parçalarıyla dünyayı yeniden inşa edebiliyor. Katılımcılar farklı temalarda yapılar kuruyor, kendi fikirlerini özgürce hayata geçiriyor. Yaratıcılığın ön planda olduğu bu alan, ailece vakit geçirmek için harika bir deneyim sunuyor.
Bir diğeri ise Lego Friends Bedrooms. Lego Friends karakterlerinin odalarının tematik olarak tasarlandığı bu bölümde çocuklar Lego Friends dünyasına giriyor, karakterlerin odalarını keşfediyor ve kendi küçük yapılarında onları yeniden tasarlayabiliyor. Renkli ve samimi atmosferiyle özellikle çocukların ilgisini çeken bu alan, hayal gücünü ve oyun keyfini bir araya getiriyor.
Bu arada Legoland’de birçok noktada tuvalet imkânı bulunuyor. Hepsi oldukça temiz ve Lego temalı dekorasyonlarıyla parkın atmosferine uyum sağlıyor. Çocuklar için özel alanlar düşünülmüş; alt değiştirme yerleri sayesinde bebekli aileler için büyük bir kolaylık sağlanıyor.
Ek olarak kış sezonunda düzenlenen WinterWonder etkinliği kapsamında ziyaretçiler için özel curling sahaları kuruluyor. Aileler ve çocuklar bu alanlarda birlikte eğlenceli vakit geçiriyor; taşları kaydırarak hedefe ulaştırma oyunu çocuklar için güvenli hale getirilmiş. Böylece küçükler de curling deneyimini rahatlıkla yaşayabiliyor.
Birçok oyuncağa tekrar tekrar bindikten sonra artık Legoland’den ayrılma vakti gelmişti. Oğlumuz için bu iki gün rüya gibi geçti; o kadar çok eğlendi ki ayrılmak istemedi.
Legoland Deutschland, sadece çocuğumuz için değil, biz yetişkinler için de unutulmaz bir deneyim sundu. Renkli dünyası, eğlenceli aktiviteleri ve Winter Wonder atmosferiyle bu seyahat hem oğlumuzun doğum günü hediyesi hem de ailecek paylaştığımız en güzel anılardan biri olarak hafızamızda yerini aldı. Yeni rotalarda görüşmek üzere…


