Kopenhag Noel Pazarları Gezi Rehberi, Kopenhag Gezilecek Yerler, Kopenhag Konaklama Rehberi, Kopenhag Ulaşım Rehberi, Kopenhag Yeme-İçme Önerileri
Kopenhang Gezilecek Yerler Ayrıntılı Liste
- Nyhavn (Kanal turu)
- Amalienborg Sarayı
- Rosenborg Kalesi
- Kurtarıcı Kilisesi (Our Saviour’s Church)
- Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
- Kralın Yeni Meydanı’na (Kongen Nytorv)
- Kongens Have (The King’s Garden)
- Magasin Alışveriş Merkezi
- Frederik Kilisesi (Marmorkirken)
- Botanik Bahçe (Botanical Garden)
- Küçük Deniz Kızı Heykeli (The Little Mermaid)
- Tivoli Bahçeleri (Tivoli Gardens)
- Strøget Alışveriş Caddesi
- Field’s Alışveriş Merkezi
- Christiansborg Sarayı
- Christianshavn
- Freetown Christiania
Kopenhag gezi rehberi arayalar İçin bu yazımda; Kopenhag’a nasıl gidilir, Kopenhag’da nerede kalınır, Kopenhag’da gezilecek yerler, Kopenhag’da ne yenir, Kopenhag’da Ulaşım, Kopenhang noel pazarları hakkında herşeyi anlattım.
Kopenhag Ulaşım Rehberi - Kopenhag Nasıl Gidilir?
Biz eşimle Noel pazarlarını her zaman çok sevmişizdir. Her yerin ışıl ışıl süslendiği, soğuk havada içinizi ısıtan sıcak şarap ve daha niceleriyle dolu bu ortam gerçekten keyifli bir zaman geçirmenizi sağlıyor. Pegasus Hava Yolları’nın eylül ayında yaptığı 1€ kampanyasını görünce “nereye gitsek?” diye düşünmeye başladık.
Araştırmalarımızın sonunda Tivoli Bahçesi’nde kurulan Noel Pazarı’nı keşfettik ve atmosferi o kadar hoşumuza gitti ki Kasım ayının sonu için 3 günlük bir Kopenhag seyahati planladık. Uçak biletlerimizi de kampanyayı kaçırmadan hemen aldık.
Kopenhag, Danimarka’nın başkenti ve en büyük şehri. Kültür, ticaret ve yaşam kalitesi açısından İskandinavya’nın en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Danimarka, yapılan araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkelerinden biri olarak gösterilirken, Kopenhag da yüksek refah seviyesi, bisiklet dostu yapısı ve çevreye duyarlı yaşam tarzıyla bu ünvanı destekliyor.
Danimarka, Schengen bölgesi üyesi olduğu için Kopenhag’a seyahat etmek için Schengen vizesi gerekiyor ve para birimi Danimarka Kronu (DKK). Kuzeyin keskin soğuğu Kasım ayında dahi kendisini hissettiriyor. Yanınıza kalın kıyafetler almayı unutmayın.
İki ay süren heyecanlı bekleyişin ardından nihayet uçuş günümüz geldi. İstanbul’dan Kopenhag’a yaptığımız yolculuk yaklaşık 3 saat 20 dakika sürdü.
Kentin tek havalimanı olan Kopenhag Kastrup Havalimanı, şehir merkezine 12 km mesafede yer alıyor. Havalimanından şehir merkezine ulaşım çok kolay.
Terminal 3’ten direkt metroya binebilirsiniz, M2 hattı ile 15 dakikada şehir merkezindeki Nørreport, Kongens Nytorv gibi duraklara ulaşırsınız. Ya da bizim yaptığımız gibi terminal 3’teki tren istasyonundan, Kopenhag Merkez İstasyonu (København H)’a 15–20 dakikada ulaşabilirsiniz. Bizim otelimiz tren istasyonuna yakın olduğu için bu yöntemi tercih ettik. Tek yön bilet; yaklaşık 30DKK (~4€). Toplu taşıma kullanacaklar için City Pass veya Copenhagen Card almak daha ekonomik olabilir.
Kopenhag Merkez istasyonunda indiğiniz gibi sizi meşhur Tivoli Bahçeleri karşılıyor.
Kopenhag Konaklama Rehberi - Kopenhag'da Nerede Kalınır?
İlk iş olarak valizlerimizi bırakıp biraz soluklanmak için otele geçtik. Tivoli Bahçeleri’ne yakın, şehir merkezine oldukça erişilebilir ama aynı zamanda huzurlu bir atmosfere sahip Vesterbro bölgesinde yer alan Coco Hotel de konakladık.
Otelin odaları küçük ama hoş bir tasarıma sahipti ve konfor anlamında beklentimizi fazlasıyla karşıladı. Otele giriş süreci, ısınma ve temizlik konusunda hiçbir sorun yaşamadık. Otel yol kenarında yer alıyor; ancak bizim odamız avluya baktığı için ses konusunda da bir sıkıntı yaşamadık. Avludaki süslenmiş çam ağacı, manzaramıza ayrı bir keyif kattı.
Otelde kahvaltı seçeneği de mevcut. Biz denemedik; ancak küçük bir açık büfe şeklinde servis ediliyor. Ek bir ücret ödeyerek kahvaltıdan faydalanabiliyorsunuz. Genel olarak Coco Hotel’den oldukça memnun kaldık. 2 gece için yaklaşık 300€ gibi bir ücret ödedik.
Kopenhag’da Nerde Yenir? Kopenhag Kafe ve Restoran Önerileri
Otele yerleşir yerleşmez yemek yeri aramaya koyulduk. Tercihimizi pizzadan yana kullandık ve Tivoli Food Hall içinde yer alan Gorm’s’u seçtik. Gorm’s, Danimarka’da oldukça sevilen, ince hamurlu, yaratıcı malzemelerle hazırlanan gurme pizzalarıyla bilinen bir zincir.
Pizzası oldukça lezzetliydi; biz çok beğendik. Tivoli Food Hall, Tivoli Bahçeleri’ne bakan açık oturma alanına sahip. Hava güzelse burada oturmak gerçekten keyifli olacaktır. Pizzalar 120 DKK (~16€) dan başlıyor.
Kopenhag Gezi Rehberi - Kopenhag'da Gezilecek Yerler
Rådhuspladsen
Yemekten sonra ilk durağımız Danimarka Kraliyet Kütüphanesi oldu. Kütüphaneye doğru yürürken Kopenhag’ın sokaklarını keşfetmeye başlamıştık; ara sokakların atmosferi, vitrinler ve yürüyen insanların akışı şehri tanımamıza yardımcı oldu. Yolumuzun üstünde Rådhuspladsen vardı. Burası Kopenhag’ın merkezinde yer alan büyük ve canlı bir meydan; Belediye Binası’nın önünde konumlanıyor ve ünlü Strøget alışveriş caddesinin başlangıç noktası olarak şehrin önemli bir buluşma noktası işlevi görüyor.
İsmini bilmediğimiz küçük bir Noel pazarına da rastladık; burda kısa bir tur attıktan sonra Kraliyet Kütüphanesi’ne doğru yürümeye devam ettik.
Christiansborg Sarayı
Biraz daha ilerleyince Christiansborg Sarayı’na ulaştık. Kopenhag’da hem siyasi hem de kraliyet işlevlerini bir arada barındıran bu eşsiz yapı, Parlamento, Yüksek Mahkeme ve Başbakanlık ofisinin yanı sıra Kraliyet Resepsiyon Odaları, Taht Salonu ve Büyük Salon gibi bölümleriyle ziyaretçilere tarih, sanat ve mimariyi bir arada sunuyor. Gezmek isteyenler için ziyaretçilere açık bölümler arasında şunlar yer alıyor:
- Kraliyet Resepsiyon Odaları: Altın varaklı salonlar, Taht Salonu ve Oval Salon.
- Saray Kulesi: Kopenhag’ın en yüksek kulesi; şehri panoramik olarak görmek için ideal.
- Yeraltı Kalıntıları: 800 yıllık kale ve saray kalıntıları görülebilir.
- Kraliyet Ahırları: Tarihi at arabaları ve kraliyet atları sergilenir.
- Goblenler (Tapestry’ler): Bjørn Nørgaard’ın hazırladığı, Viking Çağı’ndan günümüze uzanan Danimarka tarihini anlatan renkli goblenler.
Saray genellikle her gün 10.00–17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Kraliyet Ahırları ise 13.30–16.00 arası açık. Giriş ücretli ve bilet fiyatı gezmek istediğiniz bölümlere göre değişiyor. Çocuklar için giriş ücretsiz; yetişkinler için ise kombine bilet yaklaşık 175 DKK (~24€).
Danimarka Kraliyet Kütüphanesi
Keyifli bir yürüyüşün ardından Danimarka Kraliyet Kütüphanesi’ne ulaştık. İskandinavya’nın en büyük kütüphanesi olan bu etkileyici yapı, 30 milyondan fazla eseri bünyesinde barındırıyor. Modern mimarisi sayesinde “Kara Elmas” (Black Diamond) adıyla anılan kütüphane, yalnızca ülkenin ulusal hafızasını korumakla kalmıyor; aynı zamanda Kopenhag’ın en dikkat çekici kültürel simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kanal kenarındaki konumu, binayı daha da büyüleyici kılıyor. Cam yüzeylere vuran ışık, içeride dolaşırken bile dışarıdaki manzarayı hissetmenizi sağlıyor. İçeride küçük bir kafe de bulunuyor; denize karşı oturup bir şeyler yiyip içmek, şehrin sakin ritmini içinize çekmek için harika bir mola noktası.
Christianshavn
Danimarka Kraliyet Kütüphanesindeki keyifli turumuzun ardından Christianshavn’a doğru yürümeye başladık. Kopenhag’ın merkezinde yer alan bu semt, kanallarıyla ünlü ve Amsterdam’dan esinlenerek kurulmuş tarihi bir bölge. Bugün hem bohem hem de modern bir kimliğe sahip; renkli evleri, dar sokakları, Freetown Christiania bölgesi ve spiral kuleli Kurtarıcı Kilisesi (Our Saviour’s Church) gibi simgeleriyle şehrin en karakteristik mahallelerinden biri.
Kısa bir yürüyüş sonrası Kurtarıcı Kilisesi’ne (Our Saviour’s Church) ulaştık. O gün hava kapalı olduğu için sadece kilisenin alt kısmını kısaca gezebildik. Ertesi gün sabah ilk olarak kilisenin ünlü spiral kulesine çıkmayı planladık.
Freetown Christiania Bölgesi
Ve gezimize Freetown Christiania bölgesi ile devam ettik. 1971’de kurulan ve kendini “özgür şehir” olarak tanımlayan bu alternatif topluluk; bir grup sanatçı, aktivist ve hippinin, eski askeri kışlaların çevresindeki duvarı yıkıp bölgeyi özgür ilan etmesiyle ortaya çıkmış. Renkli duvar resimleri, sanat galerileri, el yapımı ürünler ve özgün yaşam tarzıyla Kopenhag’ın en sıra dışı bölgelerinden biri.
Christiania, şehrin en farklı yüzünü gösteriyor; sanat, özgürlük ve alternatif yaşam kültürü burada bir araya geliyor, görülmeye değer.
Yiyecek birşeyler atıştırmak istedik ve tercihimizi Christianshavn bölgesinde, keyifli kanal manzarasına sahip Lagkagehuset Café’den yana kullandık. Kopenhag’ın en popüler fırın–kafe zincirlerinden biri olan Lagkagehuset, taze ekmekleri, pastaları ve kahveleriyle ünlü. Şehir merkezi de dahil birçok şubesi bulunan bu kafe, kahvaltı, öğle yemeği veya tatlı molası için hem yerel halkın hem de turistlerin sıkça tercih ettiği bir durak.
Burada Danimarka’nın geleneksel çöreklerinden (wienerbrød) tatma imkânı bulduk ve gerçekten çok lezzetliydi. İçimizi ısıtmak için de bitki çayı aldık. Toplam 225 DKK (~30€) gibi bir ücret ödedik.
Kongens Have (The King’s Garden)
Bu kısa mola bize çok iyi geldi ve rotamızı Kralın Yeni Meydanı’na (Kongen Nytorv) çevirdik. Yolumuzun üstünde Kongens Have (The King’s Garden) vardı. Kopenhag’ın merkezinde yer alan bu bahçe, ülkenin en eski kraliyet parkı olma özelliğini taşıyor. 1606’da Kral IV. Christian tarafından Rosenborg Kalesi’nin bahçesi olarak düzenlenmiş. Bugün ise hem yerel halkın hem de turistlerin en çok ziyaret ettiği yeşil alanlardan biri.
Biz de burada kısa bir tur atıp banklarda oturarak dinlendik. Dökülmüş yaprakların arasında, şehrin kalabalığından uzaklaşıp huzurlu bir mola vermek iyi geldi. Zamanı olanlar için Rosenborg Kalesi turu da oldukça keyifli bir seçenek; bahçeden kaleye doğru uzanan manzara bile etkileyiciydi.
Rosenborg Kalesi’ni gezmek ücretli. Bahçeler ücretsiz gezilebiliyor ancak kaleye ve müzelere giriş için bilet almak gerekli. Yetişkinler için 140 DKK (~19€), çocuklar (0–17 yaş) içinse ücretsiz. Bu bilet ile kale içindeki tarihi odaları — Christian IV’ün odası, Knights’ Hall gibi bölümleri — gezebilir, ayrıca bodrumdaki Treasury bölümünde sergilenen kraliyet mücevherleri ve taçları da görebilirsiniz.
Kongens Nytorv
Keyifli bir yürüyüşün ardından Kongens Nytorv’a vardık. Kopenhag’ın en büyük ve en merkezi meydanı olan Kongens Nytorv, 1670’te Kral V. Christian tarafından düzenlenmiş. Bugün Nyhavn, Strøget alışveriş caddesi ve Kraliyet Tiyatrosu gibi şehrin simgeleriyle çevrili.
Şehrin kalbinde buluşma noktası olarak kullanılan meydan, tarihi binaları, heykelleri ve geniş düzeniyle hem yerel halk hem de turistler için cazip.
Hotel D’Angleterre (şehrin en prestijli otellerinden biri), Charlottenborg Sarayı (bugün Kunsthal Charlottenborg sanat galerisi) ve ünlü Magasin alışveriş merkezi de bu meydanda yer almakta.
Biz de Magasin alışveriş merkezini gezmeyi ihmal etmedik. Kopenhag’ın en ünlü ve en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan bu AVM, birçok farklı markayı bir arada sunuyor. Özellikle Ugg ve Michael Kors ürünlerinde — ve daha pek çok markada — fiyatların oldukça uygun olduğunu gördük. Alışveriş yapmayı planlayanlar için burası kesinlikle uğranması gereken bir durak.
Meydanda çok büyük olmasa da bir Noel pazarı kuruluyor. Ahşap kulübeler ve ışıklarla süslenen meydan daha canlı bir görünüme kavuşuyor. Ayrıca meydanın ortasında, büyük küçük herkesin keyifle vakit geçirebileceği bir buz pisti yer alıyor.
Kongens Nytorv Noel Pazarı, 14 Kasım 2025 ile 4 Ocak 2026 tarihleri arasında açık olacak.
Açılış saatleri:
- Cuma-Cumartesi-Pazar 11:00-20.00
- Salı-Çarşamba-Perşembe 15.00-20:00
- Pazartesi günleri kapalı ancak 22 ve 29 Aralık günlerinde, 15.00-20:00 arasında açık olacak
- 24-25-31 Aralık ve 1 Ocak da kapalı
- Buz pisti, hergün 10.00-21.00 arasında açık; pazarın kapalı olduğu günlerde, pist de kapalı oluyor
Strøget Alışveriş Caddesi
Nytorv’dan, Strøget alışveriş caddesine bağlandık. Kopenhag’ın en ünlü alışveriş caddesi olan Strøget, aynı zamanda Avrupa’nın en uzun yaya alışveriş caddelerinden biri. Cadde boyunca Louis Vuitton, Prada, Gucci, Mulberry gibi lüks markaların mağazalarını; H&M, Zara, Sephora ve Lego Store gibi popüler markaları görmek mümkün.
Sokak boyunca sanatçılar, müzisyenler ve küçük kafeler caddeye ayrı bir canlılık katıyor. Özellikle Noel zamanı ışıklandırmalar ve süslemelerle Strøget çok daha büyüleyici bir atmosfere bürünüyor.
Bir sonraki durağımız olan Højbro Plads Christmas Market’e geçmeden önce akşam yemeği için Nørrebro’daki Hooked Seafood Kitchen’a uğradık. Konum olarak Strøget’e biraz uzak olsa da denemek istedik ve yaklaşık 20 dakikalık keyifli bir yürüyüş sonunda restorana ulaştık.
Hooked Seafood Kitchen, Kopenhag’da gerçekten çok sevilen; rahat, modern ve deniz ürünleri üzerine kurulu bir konsept sunuyor. Biz de burada Hooked Fish & Chips denedik ve gerçekten çok lezzetliydi. Mekân çok büyük değil ama sıcak bir atmosferi var; hem yerel hem de yabancı turistlerin uğrak noktası.
Bizim yediğimiz Hooked Fish & Chips 145 DKK (~19€) idi.
Kopenhag Højbro Plads Christmas Market Gezi Rehberi
Genellikle kasım ayının başında açılan ve aralık ortasına kadar devam eden bu pazar, 2025 yılı için resmi olarak 4 Kasım – 21 Aralık tarihleri arasında açık olacak. Üstelik giriş tamamen ücretsiz. Şehrin tam kalbinde, Christiansborg Sarayı’nın hemen yanında yer aldığı için hem ulaşımı kolay hem de atmosferi büyüleyici.
Açılış saatleri:
- Pazartesi – Çarşamba: 11:00 – 19:00
- Perşembe: 11:00 – 20:00
- Cuma – Cumartesi: 11:00 – 21:00
- Pazar: 12:00 – 19:00
Højbro Plads Christmas Market
2. günümüze, Tivoli Gardens yakınında, yürüyüş yolumuzun üzerinde bulunan Espresso House’da kahvaltımızı yaparak başladık. Espresso House, Kopenhag’ın merkezinde birçok şubesi bulunan popüler bir İskandinav kahve zinciri. Modern ve rahat oturma alanlarıyla hem turistler hem de yerel halk için cazip bir mola noktası. Kongens Nytorv, Strøget caddesi üzerinde ve Højbro Plads Noel Pazarı meydanında olmak üzere birçok şubesi bulunuyor. Çalışma saatleri her gün 07.30-22.00 arası. Kopenhag’da gezerken Espresso House şubeleri kahve molası vermek için ideal. Biz de güne kahveyle başlayarak enerjimizi yerine getirdik.
Kahvaltımızın ardından yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunan Kurtarıcı Kilisesi’ne doğru yürüdük. Biz Kopenhag’da hiç toplu taşıma kullanmadık; her yere yürüyerek gitmeyi tercih ettik. Bu şekilde şehri tanımak, sokaklarını keşfetmek bize daha keyifli geliyor. Yalnız yürürken bisikletlere dikkat etmekte fayda var; Amsterdam’dan daha çok bisiklet gördük. Yaklaşık 30 dakikalık keyifli bir yürüyüşün ardından kiliseye vardık.
Kurtarıcı Kilisesi (Our Saviour’s Church / Vor Frelsers Kirke), Kopenhag’ın en ünlü barok yapılarından biri. Özellikle spiral şeklindeki kulesiyle tanınıyor. Kuleye tam 400 basamakla çıkılıyor; son 150 basamak ise dışarıda, açık havada. Zirveye ulaştığınızda Nyhavn, Tivoli, Amalienborg Sarayı ve Øresund Köprüsü’nü kapsayan muhteşem bir panoramik manzara sizi karşılıyor.
Yalnız Spiral kuleye tırmanmak biraz cesaret istiyor; biz de bu deneyim için oldukça heyecanlıydık. Her basamakta yükseldikçe şehrin manzarası daha da büyüleyici hale geliyor, adeta Kopenhag’ın kalbine yukarıdan bakıyorsunuz. Ancak en tepeye kadar ulaşamadık; benim için fazla yüksekti ve dönerek çıkıldığı için tedirgin oldum. Açık hava kısmının yarısından dönmek zorunda kaldık. Yine de çıkabildiğimiz yükseklikten bile manzara harikaydı; Kopenhag’ın renkli çatılarının ve kanallarının panoraması bize unutulmaz bir an yaşattı.
Kuleye çıkış ücreti yetişkinler için 65 DKK (~9€), çocuklar için 20 DKK (~3€). 6 yaş altı ücretsiz. Kule her gün 09.00–20.00 arası açık, ancak hava koşullarına bağlı olarak geçici kapanışlar olabiliyor.
Nyhavn
Kule maceramızın ardından rotamızı Nyhavn’a çevirdik. Şehrin sokaklarında yaptığımız yaklaşık 20 dakikalık keyifli yürüyüşün sonunda, Kopenhag’ın en canlı ve en renkli limanına ulaştık. Tarihi kökleri, Hans Christian Andersen’in izleri, rengârenk evleri ve hareketli sosyal hayatıyla Nyhavn, şehrin ruhunu en iyi yansıtan bölgelerden biri. Hem tarih meraklıları hem de keyifli bir atmosfer arayan gezginler için mutlaka görülmesi gereken bir durak.
Kanal boyunca sıralanan, 17. ve 18. yüzyıldan kalma parlak renkli şehir evleri Nyhavn’ın en ikonik manzarasını oluşturuyor. Bugün hâlâ kanalda demirli duran ahşap yelkenli gemiler ise bölgeye nostaljik, hatta biraz masalsı bir hava katıyor. Her köşesi ayrı bir kadraj sunan Nyhavn, fotoğraf çekmek için gerçekten çok fotojenik bir bölge. Ayrıca Nyhavn, Kopenhag’ın kanallarında yapılan popüler tekne turlarının da başlangıç noktası.
Bizde renkli evlerin önünde bolca fotoğraf çektikten sonra kanal turu için teknelerin kalktığı alana doğru yürüdük. Nyhavn’ın merkezindeki iskelelerden hareket eden tekneleri bulmak oldukça kolay. Gişeden yaklaşık 1 saat süren Panoramik Kanal Gezisi için bilet aldık. Fiyatlar kişi başı 259–300 DKK (~30–35€) arasında değişiyor. Tur boyunca rehber eşliğinde yapılan anlatımlar sayesinde Kopenhag’ın tarihini ve kanalların hikâyesini dinlemek, manzaraya ayrı bir derinlik katıyor. Dar kanallardan geçmek ve alçak köprülerin altından süzülmek ise yolculuğumuza heyecan kattı. Yol boyunca Opera Binası, Küçük Denizkızı Heykeli ve Amalienborg Sarayı gibi şehrin en önemli yapılarını da görme fırsatı buluyorsunuz.
Bu seyahatte Küçük Deniz Kızı Heykeli’ni yakından görme fırsatımız olmadı; ancak yaptığımız kanal turu sırasında uzaktan da olsa görmüş olduk. Langelinie kıyısında, bir kayanın üzerinde oturan bu bronz heykel, Hans Christian Andersen’in masalından ilham alınarak yapılmış. Fotoğraflarda büyük görünse de aslında oldukça küçük bir heykel. Langelinie boyunca yürüyüş yaparken heykeli yakından görmek keyifli olabilir.
Amalienborg Sarayı
Keyifli kanal turumuzun ardından rotamızı Amalienborg Sarayı’na çevirdik. Nyhavn dan 500 metre uzaklıkta yer alan Danimarka Kraliyet Ailesi’nin resmi ikametgâhı olan bu ihtişamlı yapı, Kopenhag’ın en önemli simgelerinden biri. Sekizgen planlı geniş meydanı çevreleyen dört ayrı saray binası, kraliyet ailesinin farklı üyelerine ev sahipliği yapıyor. Bugün hâlâ Kraliçe Margrethe II burada yaşamını sürdürüyor.
Sarayın bazı bölümleri ziyaretçilere açık; böylece kraliyet ailesinin günlük yaşamına dair izlenimler edinmek mümkün. Ayrıca müzede, kraliyet ailesinin tarihi ve kültürel mirasını yansıtan değerli eserler sergileniyor. En çok ilgi çeken anlardan biri ise Kraliyet Muhafızlarının her gün saat 12:00’da gerçekleşen nöbet değişimi. Biz de şanslıydık ve bu törene denk geldik.
Sarayın dışındaki meydan ve nöbet değişimini izlemek ücretsiz, ancak saray müzesi ve halka açık bölümlerine giriş için bilet almak gerekiyor. Müze bileti, kişi başı yaklaşık 140–150 DKK (~18–20 €)
Frederik Kilisesi (Marmorkirken)
Amalienborg Sarayı ile aynı aks üzerinde yer alan Frederik Kilisesi (Marmorkirken), Kopenhag’ın en etkileyici yapılarından biri. İskandinavya’nın en büyük kubbesine sahip olan bu ihtişamlı yapı, halk arasında Mermer Kilisesi olarak biliniyor. Barok ve Rokoko etkilerinin hâkim olduğu görkemli sütunları ve freskleriyle dikkat çekiyor. Kilisenin üst kısmına çıktığınızda Kopenhag’ın en güzel panoramik manzaralarından birini seyretmek mümkün. Üstelik kiliseye giriş ücretsiz. Amalienborg Sarayı ziyaretinden sonra yürüyerek kolayca bu kiliseye ulaşılabilirsiniz.
Botanik Bahçe (Botanical Garden)
Frederik Kilisesi’nden çıktıktan sonra yolumuzu Botanik Bahçe’ye (Botanical Garden) çevirdik. Yaklaşık 15 dakikalık keyifli bir yürüyüş sonunda bu doğa harikasına ulaştık.
Kopenhag Botanik Bahçesi, doğa ve tarih severler için eşsiz bir durak. Ücretsiz giriş imkânı sayesinde herkesin rahatlıkla gezebileceği bu bahçe, hem aileler hem de bitki meraklıları için huzurlu bir kaçış noktası. Biz de yemek yiyeceğimiz yere gitmeden önce kısa bir tur yapma fırsatı bulduk.
Bahçe, Danimarka Doğa Tarihi Müzesi’nin bir parçası olarak sergilere ve eğitim etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. İçinde küçük bir çiçek dükkânı ve kafe bulunuyor, bu da gezinizin sonunda hoş bir mola vermek için ideal.
Öne çıkan bölümler:
- Bitki çeşitliliği: 13.000’den fazla tür; yerel Danimarka bitkileri, alp bitkileri, yıllık ve çok yıllık çiçekler.
- Palm House (Palmiye Evi): 1874’te inşa edilen tarihi cam sera, tropik bitkilerle dolu.
- Kelebek Evi: Ziyaretçilerin serbest uçan kelebekler arasında dolaşabildiği büyüleyici bir bölüm.
- Göl ve Taş Tepeleri: Şehrin siluetini izlemek için romantik manzaralar sunuyor.
Kopenhag Jule Marked Noel Pazarı Gezi Rehberi
Yemek için yürürken yolumuz üzerinde II. C Andersen Jule Marked Noel Pazarı’na rastladık. Oldukça küçük bir pazar olsa da, denk gelirseniz kısa bir tur atmaya değer. Ahşap stantlarda sıcak içecekler, küçük hediyelikler ve Noel ruhunu hissettiren detaylar vardı. Tüm stantlar Hans Christian Andersen’in ünlü masallarına göre adlandırılmış ve binlerce ışıkla süsleniyor.
14 Kasım – 20 Aralık 2025 tarihleri arasında Gammeltorv Meydanı’nda açık olacak bu pazar, her gün 11:00–19:00, cuma ve cumartesi ise 20:00’ye kadar ziyarete açık olacak.
Yemeğimizi Kopenhag’ın en popüler burger zincirlerinden biri olan Halifax Burger’de yedik.
Menüde ev yapımı soslar, kendi fırınlarında çıkan burger ekmekleri ve farklı tarzlarda hazırlanmış burger seçenekleri öne çıkıyor. Mekânın atmosferi ise oldukça rahat, samimi ve genç bir havaya sahip.
Bizim tercihlerimizden biri olan “Kopenhavn” burgeri gerçekten çok lezzetliydi. Yanında sipariş ettiğimiz tatlı patates kızartmaları da favorimiz oldu. Porsiyonlar oldukça büyük ve doyurucu. Hamburgerler 109 DKK (~15€)’dan başlıyor.
Kopenhag Tivoli Bahçeleri Gezi Rehberi
Yemekten sonra heyecanla beklediğimiz Tivoli Bahçeleri’ne doğru yürümeye başladık. Yaklaşık 5-6 dakikalık keyifli bir yürüyüşün ardından Kopenhag’ın kalbinde yer alan bu dünyaca ünlü eğlence parkına ulaştık. Kopenhag Tren İstasyonu’nun hemen yanında bulunan Tivoli, tarihi mimarisi, romantik bahçeleri, konserleri ve modern lunapark eğlenceleriyle şehrin en özel noktalarından biri.
Noel döneminde ayrı bir güzel olan Tivoli, 15 Kasım – 5 Ocak 2025 tarihleri arasında açık olan Noel Pazarı ve ışıklandırılmış bahçeleriyle masalsı bir atmosfer yaratıyor. Özellikle akşam saatlerinde ışıkların altında dolaşmak hem çocuklar hem de yetişkinler için unutulmaz bir deneyim. Bahçelerin her köşesi ışıklarla süslenmiş, rengârenk stantlarda sıcak şarap, tarçınlı kurabiyeler ve hediyelik eşyalar satılıyor.
Açılış saatleri
- Pazartesi – Perşembe: 11:00 – 22:00
- Cuma – Cumartesi: 11:00 – 00:00
- Pazar: 11:00 – 22:00
- 24 Aralık: Kapalı
- 31 Aralık: 11:00 – 00:00
Biz biletlerimizi gişeden aldık ama dilerseniz Tivoli’nin resmi sitesi üzerinden de kolayca satın alabilirsiniz.Multi-Ride Pass bileti tercih ederek bazı oyuncaklara iki-üç kere binme şansı yakaladık.
- Standart Giriş Bileti: Kişi başı yaklaşık 200DKK (~28€). Sadece parka giriş, bahçelerde dolaşma ve konserleri kapsıyor. (çocuklar için 100DKK).
- Sınırsız Biniş Kartı (Multi-Ride Pass): Fiyatlar 379DKK (~51€)’dan başlıyor. Eğlence parkındaki tüm oyuncaklara sınırsız erişim sağlıyor. (çocuklar için 189DKK)
Tivoli Bahçeleri’nde yaklaşık 25 farklı oyuncak ve 4 farklı seviye roller coaster bulunuyor; her yaşa hitap eden eğlenceler mevcut. Aileler için klasik dönme dolaplar ve çocuk oyun alanları öne çıkarken, adrenalin sevenler için hız trenleri vazgeçilmez.
Biz de iki farklı roller coaster denedik. Açıkçası Kopenhag’da roller coaster’lara binmek için yaş sınırının oldukça düşük olması bizi şaşırttı. 4-5 yaşındaki çocukların dahi bizim bindiğimiz ve oldukça hızlı roller coaster’lara cesurca binmesi, Kopenhang ın farklı kültürel yaklaşımını gözler önüne seriyordu.
Kopenhag Tivoli’de Öne Çıkan Oyuncaklar
- The Demon (Şeytan): Adrenalin dolu bir roller coaster, hız ve dönüşleriyle en popülerlerden.
- The Roller Coaster (Rutschebanen): 1914’ten beri çalışan, dünyanın en eski ahşap hız trenlerinden biri.
- The Star Flyer: 80 metreye kadar çıkan dev salıncak, Kopenhag manzarasını kuşbakışı görme fırsatı sunuyor.
- The Golden Tower: 63 metre yükseklikten serbest düşüş yaşatan kule.
- The Ferris Wheel (Dönme Dolap): Klasik ve romantik bir seçenek, özellikle akşam ışıklarıyla çok keyifli.
- Mini Oyuncaklar: Çocuklar için trenler, atlıkarınca ve küçük arabalar.
- Korku Tüneli: Karanlık koridorlar, ani efektler ve ürkütücü dekorlarla ziyaretçilere heyecanlı bir deneyim yaşatıyor.
Birçok oyuncağa binip yorulduktan sonra soluklanmak için sıcak şarap ve sıcak çikolata içtik. Kopenhag’ın keskin soğuğunda bu içecekler içimizi ısıttı. Bahçelerin ışıkları altında elimizdeki kupalarla oturmak, eğlencenin temposunu dengeleyen ve unutulmaz bir huzur anı yaratan bir deneyimdi.
Buradan hiç ayrılmak istemedik ama artık dönüş vakti gelmişti. Tivoli’de geçirdiğimiz saatler, Kopenhag’daki ikinci günümüzü keyifle bir şekilde sonlandırdı.
3. günümüze Nytorv’da yer alan BUKA Bakery’de keyifli bir kahvaltıyla başladık. Birçok yerde şubesi bulunan bu fırın zinciri, harika kruvasanlarıyla ünlü. Çeşit çeşit kruvasan arasından ben Cream & Berries Croissant tercih ettim ve gerçekten çok lezzetliydi. Taze hamurun çıtırlığı, krema ve meyvelerin dengesi güne tatlı bir başlangıç yaptı.
BUKA her gün sabah 07:00’den akşam 18:00’e kadar açık. Kahvaltı için erken saatlerde gitmek hem taze ürünleri denemek hem de kalabalıktan önce keyifli bir ortam yakalamak için ideal.
- İçecekler: Espresso, cappuccino, latte gibi kahveler 30–45 DKK (~4–6€)
- Kruvasanlar: Çeşidine göre değişiyor; benim yediğim Cream & Berries Croissant 59 DKK (8–9€) civarındaydı.
Kopenhag Alışveriş Rehberi - Field’s Alışveriş Merkezi ve Ulaşım Önerileri
Keyifli bir kahvaltının ardından, uçak saatimiz öğleden sonra olduğu için kısa da olsa vaktimiz vardı. Havalimanına yakın konumda yer alan Field’s Alışveriş Merkezi’ne uğradık. Field’s, Danimarka’nın en büyük alışveriş merkezlerinden biri.
Metro ile ulaşım oldukça kolay; M1 (Yeşil Hat) veya M2 (Sarı Hat) kullanarak Ørestad durağında inmeniz yeterli. Bu durak AVM’nin hemen yanında yer alıyor ve şehir merkezinden (Nørreport veya Kongens Nytorv gibi duraklardan) yaklaşık 9–10 dakikalık bir yolculukla ulaşılabiliyor.
İçeride 150’den fazla mağaza ve restoran bulunuyor. Uluslararası markaların yanı sıra Danimarka’ya özgü mağazalar da var. Ayrıca büyük hipermarket Bilka alışveriş merkezinin içinde yer alıyor. Gerçekten çok çeşitli bir marketti, bayıldık.
Alışveriş merkezinde biraz oyalandıktan sonra dönüş yoluna geçtik. Ørestad metro durağından bindiğinizde sadece iki durak, toplamda yaklaşık altı dakikalık bir yolculukla kendinizi yeniden Kopenhagen Havalimanı’nda buluyorsunuz. Şehrin ulaşımının ne kadar pratik olduğunu bir kez daha hissettik.
Kopenhag seyahatimiz gerçekten çok keyifli geçti; hem huzurlu hem de ilham veren bir şehir. Bir dahaki sefere küçük oğlumuzla birlikte gelip bu deneyimi ailece yaşamak için şimdiden sabırsızlanıyoruz.
Yeni Rotalarda buluşmak üzere…



selam, çok güzel olmuş.
Yorumlar harika!