Luzern Gezi Rehberi, Luzern Gezilecek Yerler, Luzern Konaklama Rehberi, Luzern Ulaşım Rehberi, Luzern Yeme-İçme Önerileri, Pilatus Dağı Gezi Rehberi
Luzern Gezilecek Yerler Ayrıntılı Liste
- Kapellbrücke (Şapel Köprüsü)
- Wasserturm (Su Kulesi)
- Spreuerbrücke (Değirmen Köprüsü)
- Gütsch Şatosu
- Jesuit Kilisesi
- Museggmauer (Musegg Duvarı)
- Aslan Anıtı (Löwendenkmal)
- Belediye Sarayı (Rathaus)
- İsviçre Ulaştırma Müzesi (Verkehrshaus)
- Buzul Bahçesi (Gletschergarten)
- Doğa Bilimleri Müzesi (Natur-Museum Luzern)
- Ufschötti Park
- Pilatus Kulm
Luzern gezi rehberi yazımda Luzern’de gezilecek yerler, Luzern’de ulaşım, Luzern’de uygun fiyatlı konaklama, Luzern’de kafe ve restoran önerileri, ayrıca Pilatus Dağı Gezi Rehberi İle şehrin en İkonik dağında yapılacak aktiviteler, ulaşım seçenekleri ve manzaralar hakkında İpuçları yer alıyor.
Luzern, Orta Çağ dan kalan mimarisi ve doğal güzellikleri ile İsviçre Alplerinin en gözde yerlerinden biri. Hem küçük bir şehir olması hem de bizim zamanımızın kısıtlı olması sebebiyle eşimle 2 günlük bir tatil planladık. Sırf sırt çantalarımızı alarak çıktığımız bu seyahat çok rahat ve oldukça keyifliydi. İşte Luzern de geçirdiğimiz iki günün detayları…
Luzen Ulaşım Rehberi - Luzern’e Nasıl Gidilir?
Luzern’e direk İstanbul’dan uçuş yok, biz Zürih’e ucuz uçak bileti bulduğumuz için Zürih Havalimanı’ndan trenle Luzern’e geçtik; bir diğer seçenek ise Basel’di. Ucuz uçuş seçenekleri için Pegasus Airlines’ın kampanyalarını takip edebilirsiniz; genelde 1 euro ya da 9 euro artı vergilerle kampanyalarından uygun fiyatlı biletler yakalayabiliyoruz.
Zürih Havalimanı’ndan Luzern’e geçmek oldukça kolay ve konforlu. Her gün 41 tren seferi düzenleniyor, böylece size uygun bir saatte trene binebilirsiniz. Treni kaçırma derdiniz olmayacak ama İsviçre trenlerinin dakikliğiyle ünlü olduğunu unutmayın!
Zürih-Luzern arası mesafe sadece 40 km, ortalama yolculuk süresi ise 1 sa 9 dk. Ancak, sizi 41 dakikada oraya ulaştıracak hızlı trenler de mevcut; fiyatları daha yüksek olabilir.
Biz tren biletimizi doğrudan gişeden aldık ve 2 kişi için gidiş dönüş 85€ gibi bir rakam ödedik.
SBB (İsviçre Federal Demiryolları) web sitesinden veya mobil uygulamasından tren saatlerini ve fiyatlarını kontrol edebilirsiniz. Bazen erken rezervasyonla indirimli bilet bulmak mümkün olabiliyor.
Swiss Half Fare Card gibi turistlere özel kartlar, tren ve toplu taşıma ücretlerinde %50’ye varan indirim sağlayabiliyor.
Yolculuk boyunca göller, dağlar ve küçük kasabalar arasında süzülen manzara adeta bir görsel şölen sunuyor. Biz çok keyif aldık. Özellikle seyahat yönüne göre sağ tarafta pencere kenarı koltuk seçerseniz, Alp manzaralarını kaçırmazsınız.
Luzern’e vardığınızda sizi karşılayan ilk durak; Luzern Tren İstasyonu. Göl kenarında yer alan bu istasyon, şehrin merkezine ve turistik noktalara yürüme mesafesinde olmasıyla ideal bir başlangıç noktası. İstasyonun içinde turist bilgi noktaları, perakende mağazalar ve restoranlar yer almakta. Bagaj hzimetleri sayesinde valizlerinizi güvenle bırakıp şehri keşfetmeye çıkabilirisiniz.
Luzern Gezi Notları - Luzern’ne Ne zaman Gidilir?
Biz Luzern’e Mart ayının ortasında gittik. Hava beklediğimizden daha iyiydi: güneşliydi ve soğuk rahatsız edici seviyede değildi. Kışın sertliğini hissettirmeyen bu dönem, Alp Dağları’nın karla kaplı zirvelerini görmek isteyenler için oldukça ideal.
Eğer daha canlı, yeşil ve hareketli bir Luzern hayal ediyorsanız, yaz aylarını tercih edebilirsiniz. Göl kenarında piknik yapanlar, açık hava konserleri ve doğanın tüm renkleriyle buluşmak için Haziran–Ağustos arası oldukça popüler.
Biz özellikle karlı Alp manzaralarını görmek istediğimiz için Mart ayını seçtik. Dağların beyaz örtüsüyle birleşen göl manzarası, seyahatimize hem romantik hem de büyüleyici bir atmosfer kattı.
Luzern Şehir Manzaraları
Luzern Gezi Rehberi - Luzern Gezilecek Yerler?
Luzern Tren İstasyonu, şehrin tam kalbinde yer alıyor. Otobüs platformları ve tekne iskelelerinin hemen yanında konumlanmış olması sayesinde, Luzern’in en önemli turistik noktalarına ulaşım oldukça kolay. Bu merkezi konum, ziyaretçilerin zamanı en verimli şekilde değerlendirmesine olanak tanıyor.
Kapellbrücke (Şapel Köprüsü)
İstasyondan kısa bir yürüyüşle ilk durağımız olan Kapellbrücke (Şapel Köprüsü)’ne ulaştık. Reuss Nehri üzerinde yer alan bu orta çağdan kalma ahşap asma köprü, Luzern’in simgesi haline gelmiş. Gün içinde göl ve şehir manzarası eşliğinde huzur sunarken, akşamları ışıklandırmasıyla adeta bir görsel şölene dönüşüyor.
Kapellbrücke (Şapel Köprüsü)
Wasserturm (Su Kulesi)
Köprünün üzerinde yer alan Wasserturm (Su Kulesi), geçmişte gözetleme noktası olarak kullanılmış. Kasabanın koyuna giriş yapan tekneler buradan izlenirmiş. Bugünse bu tarihi yapı, köprünün karakteristik siluetini tamamlayan bir detay olarak karşımıza çıkıyor.
Köprünün her iki tarafında da kafe ve restoranlar sıralanmış. Reuss Nehri manzarasına karşı kahvenizi yudumlamak, Luzern’de geçirdiğiniz ilk saatleri unutulmaz kılıyor.
Spreuerbrücke (Değirmen Köprüsü)
Şapel Köprüsü’nü gezdikten sonra rotamızı Luzern’in bir diğer tarihi köprüsüne, Spreuerbrücke’ye (Değirmen Köprüsü) çevirdik. Köprü, Şapel Köprüsü’nün biraz ilerisinde yer alıyor; yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz. Yol boyunca Luzern’in sakin sokakları ve nehir manzarası eşlik ediyor.
Tıpkı Şapel Köprüsü gibi ahşap yapıya sahip olan bu köprü, yalnızca yayaların kullanımına açık ve Reuss Nehri üzerinde zarifçe uzanıyor.
Spreuerbrücke, 15. yüzyıldan kalma olup üzerindeki ahşap çatısı ve içindeki ölüm temalı resimleriyle dikkat çekiyor. Bu resimler, köprüye gotik bir hava katıyor.
Gütsch Şatosu
Luzern’in birçok noktasından görülebile Gütsch Şatosu, şehrin en etkileyici yapılarından biri. Bugün otel ve restoran olarak hizmet veren bu tarihi yapı, hem mimarisi hem de sunduğu manzara ile büyüleyici bir deneyim sunuyor.
Şatoya ulaşım oldukça kolay: Gütsch Funicular’ı ile sadece 1,5 dakikada zirveye çıkabiliyorsunuz. Kısa ama keyifli bu yolculuk sonunda, Luzern Gölü’ne ve şehre yukarıdan bakan panoramik bir manzara sizi karşılıyor.
Jesuit Kilisesi
Reuss Nehri kıyısının sol tarafında yer alan Jesuit Kilisesi, İsviçre’nin barok tarzda inşa edilmiş ilk büyük kilisesi olma özelliğini taşıyor. 17. yüzyılda yapımı tamamlanan bu etkileyici yapı, dış cephesindeki zarif sütunları ve iç mekandaki freskleriyle adeta bir sanat eseri gibi.
Kilisenin iç mekânı sadece görsel olarak değil, akustik kalitesiyle de dikkat çekiyor. Bu özellik sayesinde Jesuit Kilisesi, zaman zaman konserlere ve müzik etkinliklerine ev sahipliği yapıyor.
Museggmauer (Musegg Duvarı)
Luzern’in bir zamanlar savunma hattını oluşturan Museggmauer (Musegg Duvarı), şehri çevreleyen taş duvarları ve dokuz kalesiyle geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Bu etkileyici yapı, Luzern’in tarih boyunca gücünü ve stratejik önemini simgelemiş.
Duvarın dört kulesi — Männli, Wacht, Zyt ve Schirmer — her yıl 1 Nisan – 1 Kasım tarihleri arasında ziyaretçilere açık. Özellikle Zyt Kulesi, Luzern’in en eski saat mekanizmasına ev sahipliği yapıyor ve hâlâ çalışıyor. Kulelerin tepesinden şehre ve göle bakan manzara ise nefes kesici.
Aslan Anıtı (Löwendenkmal)
Luzern’in merkezinde, Şapel Köprüsü’ne yaklaşık 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan Aslan Anıtı (Löwendenkmal), şehrin en dokunaklı simgelerinden biri. Taş zemine oyulmuş, yaralı halde yatan bir aslan figürüyle tasvir edilen bu anıt, 18. yüzyılda Fransız İhtilali sırasında Louis XVI’yı Tuileries Sarayı’nda korurken hayatını kaybeden İsviçreli muhafızlara ithafen yapılmış.
Anıtın yüz ifadesi, acıyı ve sadakati aynı anda yansıtıyor. Mark Twain’in “dünyanın en hüzünlü ve en etkileyici taş parçası” olarak tanımladığı bu eser, sadece bir heykel değil; tarihin sessiz bir tanığı.
Zamanımız sınırlı olduğu için her yeri gezme fırsatımız olmadı ama Luzern’de keşfedilmeyi bekleyen pek çok yer var. İşte bizim listemizde olup bir sonraki seyahatimizde mutlaka uğramak istediğimiz noktalar:
- Belediye Sarayı (Rathaus): Tarihi mimarisiyle Luzern’in şehir kimliğini yansıtan bu yapı, özellikle meydan çevresindeki atmosferiyle dikkat çekiyor.
- İsviçre Ulaştırma Müzesi (Verkehrshaus): Trenlerden uçaklara, uzay teknolojisinden interaktif sergilere kadar ulaşımın her yönünü keşfedebileceğiniz kapsamlı bir müze.
- Buzul Bahçesi (Gletschergarten): Buzul döneminden kalma jeolojik oluşumları ve aynalı labirentiyle hem eğitici hem eğlenceli bir durak.
- Doğa Bilimleri Müzesi (Natur-Museum Luzern): İsviçre’nin doğal yaşamını ve ekosistemini tanımak isteyenler için ideal.
- Ufschötti Park: Göl kenarında yer alan bu geniş yeşil alan, yaz aylarında yüzme ve piknik için oldukça popüler.
Siz de seyahatinizi planlarken bu durakları da göz önünde bulundurabilirsiniz.
Luzern şehir merkezinde tarihi köprüler, göl kenarındaki huzurlu yürüyüş yolları ve pastel renkli binalar arasında dolaşırken zaman adeta akıp gitti. Derken karnımızın acıktığını fark ettik. Biz eşimle her gittiğimiz şehirde mutlaka hamburger yeriz ve Luzern’de de bu geleneğimizi bozmadık.
Luzern Yeme - İçme Rehberi - Luzern Nerde, Ne Yenir? Luzern Kafe ve Restoran Önerileri
İlk akşam yemeğimiz için tercihimizi Wolf Burger & Steak Bar’dan yana kullandık. Mekân, Luzern Merkez Tren İstasyonu’ndan yaklaşık 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde, Waldstätterstrasse 3 adresinde yer alıyor. Küçük ama şık bir dış oturma alanı var; özellikle güneşli zamanlarda açık havada yemek yemek oldukça keyifli.
Hamburgerler 19€’dan başlıyor. Biz iki kişi, içeceklerle birlikte yaklaşık 60 Euro ödedik. Luzern genelinde yeme-içme fiyatları biraz yüksek olsa da, Wolf Burger’in lezzeti bu ücrete kesinlikle değiyor.
Mekânın sadece lezzeti değil, temiz tuvaletleri ve bebekli aileler için alt değiştirme imkânı sunması da dikkat çekici bir detay. Hizmet saatleri günden güne değişebiliyor; gitmeden önce resmi web sitesinden kontrol etmenizi öneririm.
link: Wolf Burger
Wolf Burger
Luzern Spa Önerisi - Burgenstock Hotel & Alpine Spa
Yemekten sonra, uzun süredir hayalini kurduğumuz bir deneyim için Burgenstock Hotel & Alpine Spa’ya doğru yola çıktık. Spa alanına vardığımızda bizi karşılayan manzara nefes kesiciydi: bir yanda Luzern Gölü’nün dinginliği, diğer yanda Alplerin görkemli silueti. Sıcak taş terapisi, açık hava havuzları ve sessiz dinlenme alanlarıyla geçen saatler hem bedenimize hem ruhumuza iyi geldi.
Luzern’e yolu düşen herkese bu eşsiz kaçamağı şiddetle öneririm.
Luzern Konaklama Rehberi - Luzern Uygun Fiyatlı Nerde Kalınır?
Muhteşem bir spa deneyiminin ardından, ilk günün sonunda akşam saatlerinde otelimize giriş yaptık. Biz, İbis Budget Hotel Luzern City’de konakladık. Otel, Luzern merkezine yürüme mesafesinde yer alıyor ve özellikle ulaşım kolaylığıyla öne çıkıyor. Tren istasyonuna, otobüs duraklarına ve şehirdeki turistik noktalara erişim oldukça rahat.
Otelin odaları sade ama işlevsel; kısa süreli konaklamalar için gayet yeterli. Temizlik, güvenlik ve 24 saat resepsiyon hizmetleri açısından da memnun kaldık. Gecelik ücreti 100€ (~95CHF) civarındaydı. Özellikle Luzern gibi turistik bir şehirde bu fiyat-performans dengesi oldukça tatmin edici.
ibis budget Hotel Luzern City
İkinci güne sabahın ilk ışıklarıyla uyandık. Luzern’in sessizliği ve serinliği hâlâ üzerimizdeydi. Hızlı ama keyifli bir kahvaltı için tercihimizi, Reuss Nehri’nin kenarında, Şapel Köprüsü’ne birkaç dakika uzaklıkta yer alan Starbucks’tan yana kullandık.
Mekân saat 08.00’de hizmet vermeye başlıyor, bu yüzden bizim gibi güne erken başlayanlar için oldukça uygun. İçerisi sade ve ferah; dışarıda ise nehir manzarasına karşı birkaç masa bulunuyor. Sabahın dinginliğinde kahvenizi yudumlamak gerçekten huzur verici.
Biz iki kişi yaklaşık 25€ (~23CHF) ödedik. Fiyatlar Luzern standartlarına göre makul sayılabilir. Bu arada, yaban mersinli kek gerçekten çok lezzetliydi — denemenizi öneririm.
Pilatus Dağı Gezi Rehberi - Pilatus Dağı Ulaşım Seçenekleri
Kahvaltımızın ardından yapılacaklar listemizin en üst sıralarında yer alan ejderha dağı olarak da geçen Pilatus Dağı’na doğru yola çıktık. Uçağımız akşamüstü olduğu için zamanımızı iyi planlayarak bu büyüleyici zirveyi keşfetme fırsatını kaçırmadık.
Pilatus, İsviçre’nin dört kanton gölüne doğru uzanan bir konumda yer alıyor ve Uri Alpleri’nin bir parçası. Muhteşem manzaralarıyla yıl boyunca teleferikle ulaşılabilen bu dağ, özellikle Mayıs-Kasım aylarında dünyanın en dik dişli treni olan Pilatus-Bahnen ile çıkmak isteyenler için ideal. Biz Mart ayında gittiğimiz için tren hizmet dışıydı ve teleferiği tercih ettik.
Teleferiğe ulaşmak için önce Luzern Tren İstasyonu’ndan kalkan 1 numaralı otobüsle Luzern’in şirin kasabası Kriens’e geçtik. Otobüs saatlerini duraklardaki dijital ekranlardan kolayca takip edebilirsiniz. Yaklaşık 20 dakikalık manzaralı bir yolculuk sonrası Kriens’e vardık. Otobüsten indikten sonra yaklaşık 10 dakikalık bir yürüyüşle teleferik istasyonuna ulaşıyorsunuz. Tabelalar oldukça yönlendirici. Dilerseniz otobüsle de ulaşım mümkün ama biz yürümeyi tercih ettik. Bu arada Luzern halkı son derece yardımsever; çekinmeden yardım isteyebilirsiniz.
Biz Kriens–Pilatus Kulm–Kriens (Panoramik Gondol ve Drogan Ride) için gidiş-dönüş bileti aldık ve iki kişi için toplam 160€ ödedik (~155CHF). Ücret biraz yüksek olsa da kesinlikle değiyor.
link: Panoramik Gondol
Teleferik kabinleri geniş ve güvenli. Yavaş yavaş yükselirken manzara adeta nefes kesici hale geliyor. Her durakta farklı bir doğa tablosu karşınıza çıkıyor. (Kaç dakika sürüyor yolculuk yaz)
Birçok fotoğraf çektik ama hiçbiri gözümüzün gördüğü güzelliği tam olarak yansıtamıyor. Gerçekten kendi gözlerinizle görmelisiniz.
Pilatus Dağı Panoramik Gondol
Pilatus Kulm’a Panoramik Gondol ile ulaştıktan sonra ikinci aşama olan Dragon Ride ile dağın zirvesine çıkıyorsunuz. Bu kısım, yolculuğun en heyecan verici bölümüydü.
Altımızda uzanan dik vadiler, karla kaplı kayalıklar ve uçurumlar hem biraz ürkütücü hem de büyüleyici bir atmosfer yaratıyordu. Kabinin geniş camları sayesinde kendinizi adeta yükseklerde uçuyormuş gibi hissediyorsunuz. Yolculuk yaklaşık 4 dakika sürüyor ve oldukça göz doldurucu.
Pilatus Dağı Gezi Rehberi- Pilatus Kulm (Zirve) Manzara Noktaları
Zirveye ulaştığınızda sizi büyük bir seyir terası, kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya dükkanları karşılıyor. Terastan Orta İsviçre Alpleri, Jura Dağları, Fransa ve Almanya’daki Kara Orman’a kadar uzanan panoramik bir manzara izleyebilirsiniz.
Pilatus Dağı’nda iki etkileyici gözlem noktası yer alıyor. Oberhaupt ve Esel zirveleri. Bizim tırmandığımız Oberhaupt zirvesi, Luzern’i ve çevresindeki gölleri, dağları ve muhtemelen şimdiye kadarki en güzel manzaralı arazide yer alan küçük bir şapel olan Klimsenkapelle’yi gözler önüne seriyor. Manzara öyle büyüleyici ki…
Diğer gözlem noktası olan Esel Zirvesi ise yine Luzern ve çevresindeki doğayı panoramik olarak izleyebileceğiniz bir başka harika durak. Eğer Pilatus’a çıkıp ekstra yürüyüş yapmayacaksanız, bu zirvelerden birine uğramanızı tavsiye ederim. Manzaralar gerçekten inanılmaz!
İsviçre halk hikâyelerine göre, bu dağda bir zamanlar ejderhalar yaşarmış. Bu efsanelerden ilhamla oluşturulan Ejderha Yolu (Dragon Trail), dağın mistik atmosferini doğayla buluşturan özel bir yürüyüş rotası sunuyor. Bu yol sizi pencere benzeri açıklıkları olan bir mağaranın içinden geçiriyor ve çevredeki dağları, dağa tırmanıp inen teleferikleri de görebileceğiniz hoş manzaralar sunuyor.
Pilatus Dağı Ejderha Yolu
Pilatus Dağı Gezi Notları - Pilatus Dağı Aktiviteleri
Pilatus Dağı’nda yaz aylarında doğa yürüyüşleri, bisiklet parkurları ve tırmanış rotalarıyla aktif bir gün geçirmek mümkünken, kış aylarında kızak ve kayak pistleriyle karın keyfini çıkarabilirsiniz. Zirvede düzenlenen konserler, teleferikte şampanya sepeti gibi romantik paketler, dağ ziyaretini unutulmaz bir hale getiriyor. Dağın aşağısında ise ipli macera parkı, alp kaydırağı gibi eğlenceli aktiviteler yer alıyor.
Ve evet… zirvede bir çiftin evlenme teklifine denk geldik! Gerçekten romantik bir atmosfer; evlilik teklifi için harika bir yer…
Uçak saatimiz yaklaştığı için bu büyüleyici manzaraya istemeyerek de olsa veda ettik. Dönüşü yine teleferik ve gondol ile yaptık. Dağa çıkarken hiç sıra beklememiştik ve teleferikte sadece biz vardık. Ancak dönüşte, özellikle gondol için uzun kuyruklar vardı ve oldukça kalabalıktı. Bu detayı göz önünde bulundurmakta fayda var.
Pilatus dağ gezimizin ardından tren saatimiz yaklaşmadan önce karnımızı doyurmak istedik. Luzern Tren İstasyonu’nun hemen yakınında, vapur iskelelerinin yanında, Luzern Gölü’nün eşsiz manzarasına sahip Seebistro Luz’da yemek yedik.
Mekânın iç alanı çok geniş olmasa da, göl kenarındaki terası oldukça keyifliydi. Özellikle açık havada oturmak, göl manzarasına karşı bir şeyler yemek ya da içmek isteyenler için harika bir seçenek. Garsonlar oldukça yardımsever ve ilgiliydi, bu da kısa ama keyifli bir mola geçirmemizi sağladı.
Biz iki kişi, yemek ve içeceklerle birlikte yaklaşık 40€ ödedik. Luzern standartlarına göre uygun sayılabilecek bir fiyatla, manzara eşliğinde güzel bir kapanış oldu.
link: Seebistro Luz
Luzern, sadece göl kenarında huzurla yürüyebileceğiniz bir şehir değil; aynı zamanda tarih, doğa ve kültürle iç içe geçen bir deneyim sunuyor. İki gün boyunca hem bütçemizi gözeterek hem de hayallerimizi gerçekleştirecek duraklara uğradık: Pilatus Dağı’nın zirvesinden Burgenstock Spa’nın dinginliğine, Şapel Köprüsü’nün kadar her anı dolu dolu yaşadık.
Luzern’e yolunuz düşerse, bu yazıda paylaştığım durakları gönül rahatlığıyla takip edebilirsiniz. Umarım sizin için de ilham verici olmuştur. Bir sonraki durakta görüşmek üzere — rota belli değil ama merak hep bizimle.


