Milano Gezi Rehberi – 15 Gezilecek Yer, Ayrıntılı Ulaşım ve Konaklama Önerileri

Milano Katedrali şehir manzarası rehberi: Duomo teraslarından panoramik Milano, tarihi meydan, modern siluet ve Alplerin eşsiz görüntüsü.

Milano Gezi Rehberi, Milano Gezilecek Yerler, Milano Ulaşım Rehberi, Milano Kafe-Restoran Önerileri, Milano Konaklama Rehberi, Milano'da Alışveriş, Milano'dan Günübirlik Nereye Gidilir?

Milano’da Gezilecek 15 Yer

  1. Sforza Kalesi ve Sempione Parkı
  2. Fontana di Piazza Castello
  3. Brera
  4. Piazza del Duomo- Duomo di Milano 
  5. Galleria Vittorio Emanuele II
  6. Piazza Filippo Meda
  7. Quadrilatero della Moda 
  8. Giardini Indro Montanell 
  9. Milano Doğa Tarihi Müzesi
  10. Milano Ulrico Hoepli Planetaryumu
  11. Naviglio Grande
  12. Parco Biblioteca degli Alberi ve Bosco Verticale 
  13. Corso Buenos Aires Alışveriş Caddesi
  14. Santa Maria delle Grazie
  15. La Scala Opera Binası

Milano, sadece şık vitrinleri ve moda haftalarıyla değil; aynı zamanda köklü tarihi, eşsiz müzeleri ve canlı sokak yaşamıyla da büyüleyici bir şehir. Milano gezi rehberimde; Milano’da ulaşım, konaklama, yeme içme önerileri ile en güzel gezilecek yerleri ve daha fazlasını bulacaksınız. Gelelim, Milano gezi rehberimin detaylarına…

Milano Ulaşım Rehberi

Türkiye’den direkt uçuşlarla yaklaşık 3 saat içinde Milano’ya ulaşmak mümkün. Şehirde üç ana havaalanı bulunuyor. Malpensa, Linate ve Bergamo.

Malpensa uluslararası uçuşların merkezi, Linate şehir merkezine yakınlığıyla öne çıkıyor, Bergamo’yu ise özellikle düşük maliyetli havayolu şirketleri tercih ediyor. Biz bu seyahatimizde Türk Hava Yolları ile uçtuk ve Malpensa’ya indik. 

Malpensa Havalimanın’dan Milano Centrale’ye Nasıl Gidilir?

Malpensa Express

Şehir merkezine ulaşım için en hızlı ve en rahat seçenek kesinlikle Malpensa Express. Bu tren hem Terminal 1 hem de Terminal 2’den hareket ederek doğrudan Milano Centrale’ye ulaşıyor.

Milano Centrale, şehrin en büyük ve en merkezi tren istasyonu. Hem şehir içi ulaşımda hem de İtalya’nın farklı bölgelerine bağlantıda en ideal nokta diyebiliriz.

Terminal 1, havalimanının ana terminali. Uluslararası ve uzun mesafe uçuşların büyük bölümü buradan gerçekleşiyor. Aeroporto T1 Tren İstasyonu Terminal 1’in altında yer alıyor. Buraya iniş yapan yolcular, terminalden çıkmadan tren istasyonuna geçerek kolayca şehir merkezine ulaşabiliyor. 

Terminal 2 ise havalimanının ikinci terminali. Burada da Malpensa Express tren istasyonu mevcut. Böylece Terminal 2’den Milano şehir merkezine doğrudan trenle gitmek mümkün. Terminal 1 ve Terminal 2 arasında ücretsiz shuttle hizmet veriyor, bu sayede iki terminal arasında rahatça geçiş yapabilirsiniz.

Malpensa Express trenleri Milano Centrale dışında Milano Cadorna ve Milano Porta Garibaldi istasyonlarına da uğruyor.

Biletler havalimanındaki gişelerden veya otomatlardan alınabiliyor. Resmi web siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden online satın alma seçeneği de var. Seferler yaklaşık her 30 dakikada bir yapılıyor. Yolculuk 50–55 dakika sürüyor ve bilet fiyatı ortalama 13–15€ arasında değişiyor. Unutmayın, Milano’da tren istasyonlarında bilet kontrolü sık yapılıyor.

Link: Malpensa Express

Diğer Ulaşım Seçenekleri

Malpensa Havalimanı’ndan Milano şehir merkezine ulaşım için  farklı alternatifler de mevcut. Otobüs seçeneği olarak Malpensa Shuttle, Terminal 1 ve Terminal 2’den hareket ediyor ve yaklaşık 50–60 dakikada Milano Centrale’ye ulaşıyor. Ücreti ortalama 10€ civarında.

Daha hızlı ama maliyetli bir seçenek taksi; trafik durumuna bağlı olarak 45–60 dakika içinde şehir merkezine ulaşıyor.

Bunun dışında özel transfer hizmetleri veya araç kiralama imkânı da bulunuyor. Bu seçenekler daha konforlu bir yolculuk sağlasa da maliyet açısından tren ve otobüse göre daha yüksek.

Bergamo Havalimanın’dan Milano Centrale’ye Nasıl Gidilir?

Bergamo Havalimanını Pegasus gibi uygun fiyatlı firmalar tercih ediyor. Havalimanından kalkan düzenli otobüs seferleriyle Milano Centrale’ye 50-60 dakikada ulaşabilirisiniz. Terravision, Autostradale, FlixBus gibi şirketler Bergamo Havalimanı’ndan Milano’ya düzenli seferler yapıyor ve fiyatlar ortalama 10€ civarında.

Milano Şehir İçi Ulaşım

Milano büyük bir şehir ama şehir içi ulaşım oldukça gelişmiş ve düzenli. Metro, tramvay, otobüs ve bisiklet paylaşım sistemleri sayesinde şehrin her noktasına kolayca ulaşmak mümkün. En pratik seçenek metro, en keyifli alternatif ise tarihi tramvay hatları. Biz de oğlumuzla özellikle gezimiz sırasında sık sık bu tarihi tramvayları kullandık.

Milano şehir içi ulaşım rehberi: tarihi tramvay ile şehri keşfedin.
Milano Gezi Rehberi

Şehirde beş metro hattı bulunuyor ve turistik noktaların büyük kısmına metro ile ulaşılabiliyor. Sabah erken saatlerden gece yarısına kadar çalışan metro, hızlı ve güvenilir bir seçenek.

Metro ve tramvayın ulaşmadığı noktalara ise otobüslerle gidilebiliyor. Gece otobüsleri sayesinde geç saatlerde de şehir içinde hareket etmek mümkün. Taksi ücretleri şehir içi için oldukça yüksek olduğundan toplu taşımayı tercih etmekte fayda var.

Bunun dışında paylaşımlı bisiklet ve scooter sistemleri de Milano’da oldukça yaygın. Turistler için Hop-On Hop-Off otobüsleri de Milano’da şehir içi ulaşımın kolay bir alternatifi olarak öne çıkıyor.  Milano Hop-On Hop-Off otobüs biletleri 2026 itibarıyla 24 saatlik bilet için yaklaşık 30–35€, 48 saatlik bilet için 40–45€, 72 saatlik bilet için ise 50–55€ civarında. Çocuklar için indirimli fiyatlar mevcut ve aile paketleri de sunuluyor. Eğer Milano’da 1 gün kalacaksanız 24 saatlik bilet yeterli olur. Yoğun sezonda (bahar ve yaz ayları) biletinizi önceden online almak hem indirimli fiyat hem de garanti koltuk sağlıyor.

Milano şehir içi ulaşım rehberi: metro, tramvay bilet fiyatları ve pratik ipuçları.
Milano Gezi Rehberi
Milano’da Hop-On Hop-Off otobüsleri ile şehri kolayca keşfedin.
Millano Gezi Rehberi

Milano’da Tek Kullanımlık Bilet ve Alternatifler

Milano’da toplu taşıma için tek kullanımlık biletler en pratik seçeneklerden biri. Ücreti 2,20€ ve ilk doğrulamadan itibaren 90 dakika boyunca geçerli oluyor. Bu süre içinde metro, tramvay, otobüs ve şehir içi tren hatlarını (Mi1–Mi3 bölgeleri) kullanmak mümkün. Metroda hat değiştirilebiliyor ancak aynı biletle metrodan çıkıp yeniden giriş yapamıyorsunuz. Yüzey ulaşımında, yani otobüs ve tramvaylarda ise sınırsız aktarma yapılabiliyor.
Kısa süreli ziyaretler için tek bilet oldukça ekonomik bir çözüm sunarken, daha uzun kalışlarda alternatif bilet seçenekleri avantaj sağlıyor. Günlük bilet 7,60€ karşılığında 24 saat boyunca sınırsız kullanım imkânı veriyor. Üç günlük bilet ise 15,50€ ve üç gün boyunca sınırsız seyahat etme olanağı sağlıyor.

Milano’ya Ne Zaman Gidilir?

Milano’yu ziyaret etmek için en ideal dönemler ilkbahar (Nisan–Haziran) ve sonbahar (Eylül–Ekim) ayları. Bu dönemlerde hava ılıman oluyor ve şehirde kültürel etkinlikler yoğun şekilde gerçekleşiyor. Özellikle Nisan’daki Milano Tasarım Haftası ve Eylül’deki Moda Haftası şehre ayrı bir canlılık katıyor.

Yaz aylarında (Temmuz–Ağustos) Milano oldukça sıcak ve kalabalık oluyor. Hem otel fiyatları daha yüksek oluyor hem de şehir merkezi çok kalabalık oluyor.

Kış aylarında ise (Kasım–Şubat) Milano daha serin ve sakin bir şehre dönüşüyor. Otel fiyatları düşüyor, Noel ışıkları ve kış festivalleri ise şehre ayrı bir atmosfer katıyor. Bütçe dostu seyahat arayanlar için bu dönem cazip olabilir.

Biz Milano’ya Mayıs sonu gittik. Gündüzleri güneşin etkisiyle hava oldukça sıcaktı; şehri gezerken hafif kıyafetler tercih etmek gerekiyordu. Akşamları ise ara ara serinlik hissediliyordu, bu yüzden yanımıza ince bir ceket almak iyi oldu. Bu dönem Milano’yu ziyaret etmek için gerçekten keyifli bir zaman; gün içinde enerjik bir atmosfer, akşamları ise daha rahatlatıcı bir serinlik sunuyor. Hem şehri keşfetmek hem de açık hava etkinliklerinin tadını çıkarmak için ideal bir dönem diyebilirim.

Milano Konaklama Rehberi - Milano Otel Önerileri

Milano’da konaklama için en popüler bölgeler; Duomo çevresi, Porta Garibaldi, Brera, Navigli, Porta Venezia ve Milano Centrale. Biz bu seyahatimizde Porta Garibaldi bölgesinde yer alan Milano Verticale | UNA Esperienze otelini tercih ettik.

Milano Verticale | UNA Esperienze Otel Deneyimimiz

Otel, Porto Nuova bölgesinde yer alan Gae Aulenti Meydanı’na yalnızca 3 dakikalık yürüyüş mesafesinde, Milano Porta Garibaldi tren istasyonuna ise 4 dakikalık uzaklıkta bulunuyor. Şehrin kalbi sayılan Duomo di Milano’ya ise yaklaşık 4 km mesafede yer alıyor.

2012’de açılan Gae Aulenti Meydanı, Milano’nun çağdaş mimarisinin simgesi haline gelmiş durumda. UniCredit Tower gibi gökdelenler, Bosco Verticale’nin yeşil kuleleri ve şık kafelerle çevrili. Yansıma havuzları, ışık oyunları ve modern peyzaj düzenlemeleri sayesinde ise fotoğraf tutkunları için de oldukça cazip bir nokta denebilir.

Konumu dışında otelin sunduğu hizmetten de oldukça memnun kaldık. Geniş bir alana kurulmuş olan otelin arkasında keyifli bir bahçesi bulunuyor. Önünden tarihi tramvay geçmesine rağmen ses açısından hiçbir rahatsızlık yaşamadık.

Odaların çoğunda balkon mevcut. Biz üç kişilik odada kaldığımız için balkonlu oda verilmedi, bu durum bizi biraz üzdü. Ancak üç kişilik oda oldukça genişti; iki ayrı odadan oluşuyordu ve banyo tasarımı da son derece şık ve modern görünüyordu. Küçük çocuklu ailelere bu oda tipini çok önermem, çünkü ayrı oda düzeni sıkıntı yaratıyor. İki kişilik odalarda ise balkon seçeneği daha fazla, bu da konaklamayı daha keyifli hale getiriyor.
Kahvaltı açık büfe şeklindeydi ve çeşitlilik açısından gayet tatmin ediciydi. Hem doyurucu hem de farklı damak zevklerine hitap eden seçenekler sunuluyordu.

Biz otelde iki gece konakladık ve toplamda yaklaşık 500€ ödedik. Bu deneyim bize Milano’nun konaklama açısından çok da ucuz bir şehir olmadığını gösterdi. Şehir, özellikle merkezi bölgelerde ve popüler otellerde yüksek fiyatlarıyla dikkat çekiyor.

Kısacası Milano’da konaklama planlarken bütçeyi biraz geniş tutmak gerekiyor. Daha uygun seçenekler için şehir merkezinden biraz uzak bölgelerdeki otelleri tercih edebilirsiniz.

link: Milano Verticale | UNA Esperienze

Milano Verticale | UNA Esperienze otel deneyimimiz: konforlu odalar, modern tasarım, kahvaltı, merkezi konum ve tüm detaylar.
Milano Verticale | UNA Esperienze

Milano’da Ekonomik Bir Seçenek - B&B Hotel Central Station

Milano’da uygun fiyatlı ve merkezi bir konaklama arayanlar için B&B Hotel Milano Central Station ideal bir seçenek. Şehir merkezine ve Milano Centrale tren istasyonuna sadece birkaç dakika yürüme mesafesinde yer alan otel, hem şehir içi ulaşım hem de havaalanı bağlantıları açısından oldukça avantajlı bir konumda.
Modern ve sade tasarıma sahip odalarında ücretsiz Wi-Fi, klima ve konforlu yataklar bulunuyor. Fiyatlar Milano standartlarına göre oldukça makul; ortalama gecelik 85–105€ aralığında değişiyor. Özellikle kısa süreli şehir gezileri için pratik ve ekonomik bir tercih.

link: B&B Hotel Central Station

Lüks Bir Deneyim İçin Park Hyatt Milano

Milano’nun en prestijli otellerinden biri olan Park Hyatt Milano, Duomo Meydanı’nın hemen yanında yer alıyor. Merkezi konumu sayesinde hem kültürel duraklara hem de alışveriş caddelerine birkaç adımda ulaşmak mümkün. Modern tasarımı ve İtalyan zarafetini bir araya getiren otel, geniş odaları, spa ve wellness merkezi ile misafirlerine üst düzey bir konfor sunuyor. Ortalama gecelik fiyatı 600–900€ arasında değişen Park Hyatt Milano, lüks bir konaklama arayanlar için uygun bir seçenek.

link: Park Hyatt Milano

Milano Kaç Günde Gezilir? Milano Pahalı Mı?

Bence Milano’yu gezmek için 3 gün yeterli. Şehrin kalbi olan Duomo Meydanı, tarihi katedrali ve ünlü alışveriş galerisi gibi tursitik noktalar kısa sürede keşfedilebilirken, Naviglio Grande’nin akşam atmosferi ve Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosu için birkaç gün ayırmak gerekiyor.

Evet, Milano pahalı bir şehir. Konaklama ve yeme içme fiyatları Avrupa ortalamasının biraz üzerinde seyrediyor.

Milona Gezi Rehberi - Milano Gezilecek Yerler

Sforza Kalesi (Castello Sforzesco) ve Sempione Parkı

Milano gezimize en etkileyici yapılarından biri olan Sforza Kalesi ile başladık. Bu kale 15. yüzyılda Milano Dükü Francesco Sforza tarafından inşa edilmiş.  İçinde sanat galerileri, müzeler ve Michelangelo’nun yarım kalmış ünlü eseri Pietà Rondanini gibi değerli eserler yer alıyor.

Kalenin hemen arkasında uzanan Sempione Parkı (Parco Sempione) ise şehrin en büyük yeşil alanlarından biri. 19. yüzyılda düzenlenen bu park, göletleri, yürüyüş yolları ve geniş çimenlikleriyle hem yerel halkın hem de turistlerin nefes aldığı bir buluşma noktası. Parkın sonunda yer alan Arco della Pace (Barış Kemeri) ise Milano’nun tarihi atmosferini tamamlayan anıtsal bir yapı olarak dikkat çekiyor.

Biz de Milano gezimizde Sforza Kalesini ve Sempione Parkı’nı dolaştık. Park oldukça büyük olduğu için her köşesini gezmek mümkün olmadı; ama geniş çimenlikleri, göletleri ve yürüyüş yollarında vakit geçirmek oldukça keyifliydi. Tarihi dokusuyla öne çıkan Sforza Kalesi ve doğayla iç içe huzurlu Sempione Parkı, Milano’da tarih ve doğayı bir arada deneyimlemek isteyenler için ideal bir durak.

Milano Gezi rehberi, Arco della Pace: Milano’nun Barış Kemeri, Piazza Sempione’deki tarihi anıt, mimari detayları ve görülmesi gereken kültürel durak.
Arco della Pace
Milano Gezi Rehberi, Sforza Kalesi gezi rehberi: Milano’nun tarihi şatosu, müzeler, Michelangelo eserleri ve ziyaret bilgileriyle kültürel keşif noktası.
Sforza Kalesi (Castello Sforzesco)
Milano’daki Sempione Parkı, yeşil alanları ve yürüyüş yollarıyla şehir merkezinde huzurlu bir kaçış noktası.
Sempione Parkı

Fontana di Piazza Castello

Sforza Kalesi’nin önünde yer alan Fontana di Piazza Castello, 1930’larda inşa edilen ve halk arasında “Düğün Pastası” lakabıyla anılan görkemli bir çeşme. Çok katmanlı havuzları ve farklı seviyelerdeki su akışlarıyla gösteriler sunuyor. Burada oturup dondurma yiyebilir yine kaleyi arkaya alarak fotoğraf çektirebilirsiniz. Akşam saatlerinde ise ışıklandırmasıyla daha hoş bir atmosfer ortaya çıkıyor.

Milano Gezi Rehberi, Fontana di Piazza Castello, : Milano’da Sforzesco Şatosu önündeki ünlü çeşme, tarihi detayları ve görülmesi gereken simgesel duraklardan bir.
Fontana di Piazza Castello

Brera

Milano’nun en karakteristik bölgelerinden biri olan Brera; dar sokakları, tarihi yapıları, bohem atmosferi ile şehrin ruhunu en iyi yansıtan mahallelerden biri.

Pinacoteca di Brera (Brera Sanat Galerisi) ise İtalya’nın en önemli sanat galerilerinden biri. Raffaello, Caravaggio ve Mantegna gibi ustaların eserlerini barındıran bu galeri, sanatseverler için mutlaka görülmesi gereken bir nokta. Sanat galerileri, küçük butik dükkânları, şirin kafeler ve canlı akşam hayatıyla Brera, Milano gezisi için oldukça cazip bir durak.

Brera aynı zamanda gastronomi açısından da oldukça iddialı. Geleneksel trattorialardan modern restoranlara kadar pek çok seçenek bulabileceğiniz bu mahalle, Milano’nun lezzetlerini keşfetmek için ideal bir adres. Akşam saatlerinde Brera sokakları daha da hareketleniyor; sanatla iç içe bir günün ardından burada keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Milano Gezi Rehberi, Brera: Pinacoteca di Brera sanat galerisi, tarihi sokaklar, restoranlar ve Milano’nun kültürel kalbinde görülmesi gereken duraklar.
Brera - Gezi Rehberi
Milano Gezi Rehberi, Pinacoteca di Brera: Milano’nun tarihi sanat galerisi. Raffaello ve Caravaggio eserleriyle 13.–20. yüzyıl İtalyan resim koleksiyonlarını keşfedin.
Pinacoteca di Brera (Brera Sanat Galerisi)

Piazza del Duomo - Duomo di Milano (Milano Katedrali)

Milano gezilecek yerler denince tabi ki akla Milano’nun en ünlü meydanı olan Piazza del Duomo geliyor. Piazza del Duomo şehrin tarihi ve kültürel merkezini oluşturuyor. Meydanın tam ortasında yükselen görkemli Duomo di Milano (Milano Katedrali) ise Gotik mimarinin en etkileyici örneklerinden biri. İnşası yaklaşık altı yüzyıl süren bu katedral, binlerce heykel ve süslemeyle şehrin tarihini ve sanatını gözler önüne seriyor.

Katedrale giriş için biletler yetişkinler için ortalama 18€, teraslara çıkış ise merdivenle 21€, asansörle 26€ civarında. Kombine biletler sayesinde katedral, müze, arkeolojik alan ve terasları bir arada gezmek mümkün olabiliyor. Çocuklar için indirimli bilet seçenekleri bulunuyor, 6 yaş altı ise ücretsiz.

Duomo di Milano’nun teraslarına çıkan asansör, ziyaretçileri yalnızca belirli bir seviyeye kadar çıkarıyor. Yani asansörle en üst noktaya ulaşmak mümkün değil; son kısımlarda birkaç basamak merdiven çıkmak gerekiyor. Bu durum özellikle çocuklu aileler için yine de büyük kolaylık sağlıyor çünkü merdivenle çıkışta yaklaşık 250 basamak var. Asansörle bu yükün büyük kısmı ortadan kalkıyor, sadece kısa bir merdiven bölümü kalıyor. Biz dört yaşındaki oğlumuzla çıktığımızda hiç zorlanmadık. 

İç mekânda bebek arabasıyla dolaşmak mümkün olsa da teraslara çıkarken arabayı bırakmak gerekiyor. Hafta sonları ve tatil dönemlerinde uzun kuyruklar oluşabildiği için biz biletlerimizi önceden online olarak aldık ve sıra beklemeden kolayca giriş yaptık.

Milano’nun silüeti, katedralin detaylı taş işçiliğiyle birleşerek gerçekten büyüleyici bir görüntü ortaya çıkarıyor. Küçük oğlumuz da teraslarda dolaşırken oldukça keyif aldı.

Bilet linki: Duomo di Milano

Piazza del Duomo ve Milano Katedrali: şehrin kalbinde tarihi meydan, gotik mimarisiyle büyüleyen Duomo ve çevresindeki kültürel duraklar.
Piazza del Duomo
Milano Gezi Rehberi, Milano Katedrali (Duomo di Milano): gotik mimarisi, 135 kulesi ve teras manzaralarıyla şehrin kalbindeki en ikonik yapı. Ziyaret saatleri ve ipuçları burada.
Milano Katedrali (Duomo di Milano)

Galleria Vittorio Emanuele II

Gezimize Duomo’nun yakınında yer alan Galleria Vittorio Emanuele II yi gezerek devam ettik. 19. yüzyılda inşa edilen bu tarihi alışveriş galerisi, hem mimarisi hem de atmosferiyle Milano’nun “şık oturma odası” olarak biliniyor. Cam kubbeleri ve demir işçiliğiyle süslü tavanı, içeriye doğal ışık dolmasını sağlıyor. Mermer zeminlerdeki mozaikler ve sekizgen merkezdeki görkemli tasarım bize adeta bir sanat eseri içinde dolaşıyormuş hissi verdi. Galerinin en bilinen detaylarından biri ise Torino’nun boğa figürü; geleneksel olarak bu figürün üzerine basmak şans getirdiğine inanılıyor.

Galleria Vittorio Emanuele II, sadece görkemli mimarisiyle değil, sunduğu alışveriş ve gastronomi deneyimiyle de Milano’nun en özel duraklarından biri. Burada Prada, Louis Vuitton ve Gucci gibi dünyaca ünlü markaların mağazaları yer alıyor. Lüks vitrinlerin arasında dolaşırken, aynı zamanda son derece şık kafelerde kahve içebilir ya da zarif restoranlarda İtalyan mutfağının lezzetlerini deneyebilirsiniz.

Milano Gezi Rehberi, Galleria Vittorio Emanuele II : Milano’nun tarihi alışveriş galerisi, mağazalar, restoranlar ve görülmesi gereken mimari detaylar.
Galleria Vittorio Emanuele II

Piazza Filippo Meda

Galleria Vittorio’dan kısa bir yürüyüş sonrası Piazza Meda’ya vardık. Piazza Meda, hem mimarisi hem de kültürel atmosferiyle dikkat çeken bir meydan. Meydanın en ikonik unsuru ise ünlü heykeltıraş Arnaldo Pomodoro’nun bronzdan yapılmış “Grande Disco” (Büyük Disk) heykeli.

Ayrıca meydan, şehrin moda bölgesi Quadrilatero della Moda’ya oldukça yakın olduğu için alışverişle kültürü birleştiren bir durak niteliğinde. Pomodoro’nun ünlü heykeli ve çevresindeki tarihi dokusu sayesinde Milano gezinizde uğramanız gereken yerlerden biri.

Milano Gezi Rehberi, Piazza Filippo Meda: Milano’nun merkezinde, San Babila ve Galleria Vittorio Emanuele yakınında yer alan meydan. Arnaldo Pomodoro’nun ünlü Grande Disco heykeliyle şehrin kültürel simgelerinden biri.
Piazza Filippo Meda - Gezi Rehberi

Quadrilatero della Moda

Sırada ki durağımız ise Quadrilatero della Moda oldu.  Quadrilatero della Moda, şehrin merkezinde, lüks mağazaları, zarif vitrinleri ve tarihi sokaklarıyla Milano’nun stil ve şıklık ruhunu en iyi şekilde yansıtıyor.

Via Montenapoleone, Via della Spiga, Via Sant’Andrea ve Via Manzoni gibi caddelerden oluşan Quadrilatero, modanın kalbinin attığı yer olarak biliniyor. Burada Prada, Gucci, Versace, Dolce & Gabbana gibi İtalyan moda devlerinin yanı sıra uluslararası markaların da mağazaları yer alıyor. İster alışveriş yapmak, ister sadece vitrinleri gezip atmosferi hissetmek için uğrayabilirsiniz.

Quadrilatero della Moda: Milano’nun lüks alışveriş bölgesi. Via Montenapoleone ve çevresindeki butiklerde moda, mücevher ve tasarımın en seçkin örneklerini keşfedin.
Quadrilatero della Moda: Milano’nun lüks alışveriş bölgesi. Via Montenapoleone ve çevresindeki butiklerde moda, mücevher ve tasarımın en seçkin örneklerini keşfedin.

Quadrilatero della Moda

Giardini Indro Montanell (Indro Montanelli Bahçeleri)

Quadrilatero della Moda’dan biraz ilerleyince Indro Montanelli Bahçeleri’ne vardık. Burası Milano’nun merkezinde Porta Venezia bölgesinde yer alan, şehrin en eski halka açık parklarından biri.  Park, 18.yüzyılda tasarlanmış olup zamanla farklı düzenlemelerle bugünkü halini almış. İçinde yürüyüş yolları, gölgeli ağaçlar ve dinlenme alanları ve Milano Doğa Tarihi Müzesi ve Planetaryum yer alıyor.  

Özellikle çocuklu aileler için oyun alanları ve geniş çimenlikler sayesinde keyifli bir durak diyebiliriz. Biz de bir süre parkın huzurlu atmosferinde vakit geçirdikten sonra, içinde yer alan Milano Doğa Tarihi Müzesi’ni gezmek üzere keşfimize devam ettik.

Giardini Indro Montanelli gezi rehberi: Porta Venezia’daki tarihi park, Doğa Tarihi Müzesi, Planetarium ve Milano’da görülmesi gereken yeşil alan.
Giardini Indro Montanell

Milano Doğa Tarihi Müzesi

Küçük oğlumuz dinozorları çok sevdiği için Milano gezilecekler listemize Milano Doğa Tarihi Müzesi’ni de eklemiştik. Indro Montanelli Bahçeleri’nin içinde yer alan bu müze, doğa tarihi meraklıları için adeta bir hazine. Müzenin sergi alanları oldukça geniş ve farklı temalara ayrılmış durumda. Fosiller, mineraller, hayvan türleri ve bitki örnekleriyle doğanın milyonlarca yıllık hikâyesini gözler önüne seriyor. Özellikle dinozor iskeletleri çocuklar için hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunuyor.

Müzeye metro ile ulaşım da oldukça kolay. Metro M1 (kırmızı hat) üzerindeki Porta Venezia durağında inerek Giardini Indro Montanelli parkının içinden kısa bir yürüyüşle müzeye ulaşabilirsiniz. Ziyaret saatleri salıdan pazara 10.00 – 17.30 arasında; son giriş ise 16.30’da yapılıyor. Pazartesi günleri kapalı olan müze, ayrıca 1 Ocak, 6 Ocak, Paskalya Pazartesi, 1 Mayıs ve 25 Aralık’ta da ziyarete kapalı.

Bilet fiyatları ise oldukça uygun. Yetişkinler için 5€ olup, 18 yaş altı için giriş ücreti alınmıyor. Ayrıca her ayın 1. ve 3. salı günü saat 14.00 sonrası giriş ücretsiz.

Müzenin içinde geçirdiğimiz yaklaşık bir saat boyunca ise özellikle devasa dinozor iskeletleri küçük oğlumuzu çok heyecanlandırdı. Hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim sunan bu müze, Milano’da ailece gezilecek yerler arasında kesinlikle listenize eklemeniz gereken duraklardan biri.

Milano Doğa Tarihi Müzesi’nin dışında ise çocukların keyifle oynayabileceği geniş, tahta malzemelerden yapılmış bir oyun parkı bulunuyor. Oğlumuz burada eğlenceli vakit geçirirken biz de soluklanma fırsatı bulduk.

Milano Doğa Tarihi Müzesi: dinozor fosilleri, jeoloji ve zooloji koleksiyonlarıyla şehrin en ilgi çekici kültürel duraklarından biri. Ziyaret saatleri ve ipuçları burada.
Milano Doğa Tarihi Müzesi: dinozor fosilleri, jeoloji ve zooloji koleksiyonlarıyla şehrin en ilgi çekici kültürel duraklarından biri. Ziyaret saatleri ve ipuçları burada.
Milano Gezi Rehberi, Milano Doğa Tarihi Müzesin'de yer alan oyun parkı.
Milano Doğa Tarihi Müzesi

Milano Ulrico Hoepli Planetaryumu

Giardini Indro Montanelli parkının içinde yer alan bir diğer önemli durak ise Ulrico Hoepli Planetaryumu. 1930 yılında açılan bu planetaryum, İtalya’nın en büyük ve en eski planetaryumlarından biri olma özelliğini taşıyor. 
Gökyüzünü simüle eden özel projeksiyonlarla yıldızları, gezegenleri ve galaksileri keşfetme imkânı sunan bu merkez, hem bilim meraklıları hem de aileler için güzel bir deneyim olabilir.

Planetaryumda ziyaretçiler etkinlik takvimine göre düzenlenen seanslara katılıyorlar ve bu seanslarda gökyüzü gözlemleri, astronomi konferansları ve çocuklara yönelik eğitim programları gerçekleştiriliyor.
Genel olarak seanslar hafta içi sabah ve öğleden sonra düzenleniyor. Bilet satışları ise hafta içi 09.00–13.00 ve 14.00–17.00 saatleri arasında olup, tam bilet 5€, indirimli bilet ise 3€ olarak belirlenmiş.  

Naviglio Grande

Naviglio Grande, Milano’nun en eski ve en ünlü kanalı olarak şehrin hem tarihini hem de bugününü yansıtan özel bir bölge. Buraya, Milano şehir merkezinden metro, tramvay veya otobüsle rahatlıkla ulaşmak mümkün. En pratik yol, bizim de tercih ettiğimiz gibi, M2 yeşil metro hattıyla Porta Genova durağında inmek ve kısa bir yürüyüşle kanala ulaşmak.

Alternatif olarak tramvay 2 veya 9 numaralı hatları kullanarak doğrudan Naviglio bölgesine gidebilirsiniz. Bazı otobüs hatları da bölgeye ulaşım sağlıyor; yolculuk süresi güzergâha bağlı olarak 15–30 dakika arasında değişiyor. Dilerseniz şehir merkezinden yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle de Naviglio Grande’ye varabilirsiniz.

Naviglio Grande, tarihi evleri, küçük butikleri ve kafeleriyle şehrin en canlı noktalarından biri haline gelmiş durumda. Kanal boyunca yürüyüş yapmak, küçük galerilere uğramak ya da otantik Milano mutfağını deneyimlemek buradaki en keyifli aktivitelerden.

Kanalda aynı zamanda tekne turları da düzenleniyor. Turlar genellikle öğleden sonra ve akşamüstü saatlerinde (gün batımı) yapılıyor ve yaklaşık 50 dakika sürüyor. Kişi başı ücret ise seçilen tur paketine göre ortalama 20–36€ arasında değişiyor. 4 yaş altı çocuklar için ise ücretsiz.

Naviglio Grande’nin atmosferini biz çok beğendik; özellikle akşam saatlerinde buraya gelmenizi öneririm. Biz öğle sıcağında yürüyerek ulaştığımız için hem yolculuk biraz yorucu oldu hem de akşam saatlerindeki canlı ortamı ve gün batımı eşliğinde ortaya çıkan manzaraları deneyimleyemedik. Yine de kanal boyunca yürümek ve çevredeki restoranlarda vakit geçirmek bizim için oldukça keyifliydi. Naviglio Grande, Milano gezilecek yerler arasında mutlaka listenize eklemeniz gereken duraklardan biri.

Naviglio Grande gezi rehberi: Milano’nun tarihi kanalı, yeme-içme mekanları, gece hayatı ve kültürel etkinlikleriyle görülmesi gereken popüler bölge.
Naviglio Grande

Parco Biblioteca degli Alberi ve Bosco Verticale – İkiz Bahçeli Kuleler

Naviglio Grande gezimizin ardından Porta Nuova semtindeki otelimizin hemen yakınında yer alan Biblioteca degli Alberi parkında biraz zaman geçirdik. Parco Biblioteca degli Alberi, yani BAM, Milano’nun modern yüzüyle doğayı buluşturan bir alan. Küçük oğlumuz ile buradaki oyun parkında keyifle vakit geçirdik. Özellikle labirent şeklindeki bahçesinde koşturmak onun için oldukça eğlenceli bir deneyim oldu.

Parkın hemen yanında ise Milano’nun simgesi haline gelen Bosco Verticale yükseliyor. Stefano Boeri Architetti tarafından tasarlanan bu ikiz kuleler, yüzlerce ağaç ve binlerce bitkiyle kaplı cepheleri sayesinde “dikey orman” olarak anılıyor. 2014’te tamamlanan Bosco Verticale, mimarlık dünyasında sürdürülebilir tasarımın ikonik örneklerinden biri kabul ediliyor.

Bosco Verticale’yi ziyaret etmek için en iyi zaman ilkbahar ve sonbahar. Bu dönemlerde bitkilerin renk geçişlerini görmek, kulelerin doğayla bütünleşen yüzünü en güzel haliyle deneyimlemenizi sağlıyor. Fotoğraf tutkunları için Piazza Gae Aulenti’den kulelerin tam cephe görünümü oldukça etkileyici.

Ayrıca Parco Biblioteca degli Alberi’nin çember şeklindeki bahçelerinden kulelere doğru uzanan perspektif, Milano’nun modern mimarisini doğayla buluşturan eşsiz kareler yakalamanıza imkan veriyor. Bizde burada bol bol fotoğraf çekildikten sonra otelimize geçerek günü tamamladık.

Parco Biblioteca degli Alberi ve Bosco Verticale gezi rehberi: modern mimari, sürdürülebilir yaşam, yeşil alanlar ve Milano’da görülmesi gereken ikonik kuleler.
Bosco Verticale – İkiz Bahçeli Kuleler

Corso Buenos Aires Milano

Milano’nun en canlı caddelerinden biri olan Corso Buenos Aires, yaklaşık 1,6 kilometre uzunluğunda olup, Avrupa’nın en uzun alışveriş caddelerinden biri olarak biliniyor. Burada 350’den fazla mağaza bulunuyor; uluslararası markalardan İtalyan butiklerine, vintage dükkânlardan spor giyim mağazalarına kadar geniş bir yelpazeye sahip. Özellikle uygun fiyatlı alışveriş seçenekleriyle Milano’nun lüks moda bölgelerine alternatif sunuyor diyebiliriz.

Caddenin atmosferi sadece alışverişten ibaret değil; kafeler, pastaneler ve restoranlar da cadde boyunca sıralanıyor. Akşam saatlerinde ise cadde daha da hareketleniyor. Ulaşım açısından da oldukça kolay bir noktada. Porta Venezia, Lima ve Loreto metro durakları cadde üzerinde yer alıyor. Bu sayede şehrin farklı bölgelerinden Corso Buenos Aires’e hızlıca ulaşmak mümkün.

Santa Maria delle Grazie

Milano’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri Santa Maria delle Grazie. Bu manastır ve kilise kompleksi, sadece mimarisiyle değil, içinde barındırdığı eşsiz eserle de öne çıkıyor. Leonardo da Vinci’nin ünlü “Son Akşam Yemeği” freski burada yer alıyor. Yalnız Freski görmek için önceden rezervasyon yaptırmanız gerek; çünkü eser oldukça hassas ve sınırlı sayıda ziyaretçi kabul ediliyor. Fresk ziyareti için girişler belirli saat aralıklarıyla sınırlandırılmış ve her grup için süre sınırı var. 

Santa Maria delle Grazie, Milano’nun merkezinde yer alıyor. Şehir merkezinden yürüyerek yaklaşık 15 dakikada ulaşabilirsiniz. Ayrıca Conciliazione ve Cadorna metro durakları kiliseye oldukça yakın. Çalışma saatleri ise şöyle; pazartesi günleri kapalı, salı – pazar günleri ise 08.15 – 19.00 arası açık. Tam bilet ortalama 15€, indirimli bilet ise  2–12 yaş arası çocuklar için yaklaşık 2€ olarak belirlenmiş. Yoğun dönemlerde yer bulmak zor olabileceği için biletinizi önceden almanızı öneririm.

Milano Gezi Rehberi, Santa Maria delle Grazie: Milano’nun UNESCO mirası kilisesi, Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği freski ve ziyaret bilgileri
Santa Maria delle Grazie

La Scala Opera Binası

Milano denince akla gelen en önemli kültürel duraklardan biri hiç kuşkusuz La Scala Opera Binası (Teatro alla Scala). Dünyanın en ünlü opera sahnelerinden biri olan La Scala, Verdi ve Puccini gibi büyük bestecilerin eserlerinin ilk kez sahnelendiği yer olarak müzik tarihine damgasını vurmuş durumda.

La Scala, Milano’nun merkezinde, Duomo Katedrali’ne sadece birkaç dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Şehir merkezinden yürüyerek kolayca ulaşabilirsiniz. Ayrıca metro ile gelmek isteyenler için en yakın durak Duomo ve Cordusio istasyonları.

La Scala’nın gişesi Pazartesi – Cumartesi günleri 12.00 – 18.00 saatleri arasında açık oluyor.  Biletler resmi web sitesi üzerinden veya gişeden satın alınabiliyor. Yoğun dönemlerde önceden rezervasyon yapmak gerebilir. Bünyesinde yer alan La Scala Müzesi ise genellikle her gün 09.00 – 17.30 arasında ziyaret edilebiliyor. 

Milano Gezi Rehberi, La Scala Opera Binası: Milano’nun ünlü opera salonu, etkinlikler, tarihçesi ve görülmesi gereken kültürel simgelerden biri
La Scala Opera Binası

Milano Yeme İçme Rehberi

İtalya Yeme İçme Kültürü

İtalya denince akla sadece sanat ve tarih değil, aynı zamanda zengin yemek kültürü de geliyor. Ülkenin mutfağı bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor ve her biri kendine özgü lezzetler sunuyor. Özellikle Milano’nun safranlı risotto alla milanese’si kuzey mutfağının en bilinen örneklerinden biri. Bunun dışında klasik İtalyan lezzetlerinden; Napoli pizzası, Bologna makarnası, parmesan, mozzarella ve pecorino gibi peynirler, Toskana’dan Chianti ve Puglia’dan Primitivo şarapları, tiramisu, cannoli ve panettone gibi tatlılar öne çıkıyor. Aperitivo geleneği yani, akşamüstü saatlerinde barlarda içki yanında küçük atıştırmalıklarla yapılan sosyal buluşmalar da Milano yaşamının ayrılmaz bir parçası.

İtalya, çocukla yeme içme konusunda da bizi zorlamadı. Pizza, makarna ve dondurma gibi çocukların severek yediği seçenekler her yerde bulabiliyorsunuz. Restoranlar aile dostu ve menülerde çocuklara uygun porsiyonlar mevcut. Bu da seyahatimizi daha rahat ve keyifli hale getirdi.

Milano Kafe ve Restoran Önerileri

Pizzium

Milano’da pizza yemek için tercih ettiğimiz adreslerden biri Pizzium oldu. Şehrin farklı noktalarında şubeleri bulunan bu mekân, hem yerel halk hem de turistler arasında oldukça popüler. Rustik dekorasyon, ahşap masalar ve duvarlardaki detaylarıyla, tam anlamıyla klasik bir İtalyan trattoria atmosferi sunuyor. Ortalama bir pizza 8–12€ arasında değişiyor.

link: Pizzium

Glory Pop

Milano’da pizza denemek için farklı bir adres arıyorsanız size Glory Pop’u önereceğim. Bu restoran Napoli pizzalarının ötesine geçerek yaratıcı malzemelerle hazırlanmış pizzalar servis ediyor. Glory Pop’un iki şubesi bulunuyor. Bizim tercihimiz Milano şehir merkezine yakın konumda olan Piazzale Antonio Cantore oldu. Ortam oldukça modern ve renkli dekorasyona sahip.

Burada Burrata ve taze domatesli pizza denedik, gerçekten başarılıydı. Ayrıca mozzarella ve pesto soslu pizzaları da menünün en çok beğenilen seçenekleri arasında. Glory Pop, klasik pizzayı modern bir yorumla sunarak farklı tatlar denemek isteyenler için harika bir alternatif diyebilirim.

link: Glory Pop

Osteria del Binari

Navigli bölgesinde yer alan Osteria del Binari, hem atmosferi hem de yemekleriyle öne çıkıyor. Ahşap detaylar, loş ışıklar ve bahçesiyle oldukça keyifli bir ortamı var. Menüsü geleneksel İtalyan yemekleri ağırlıklı. Bizim tercihimiz el yapımı makarnalar oldu; özellikle taze tagliatelle ve ravioli çok başarılıydı.

Ayrıca şarap eşleşmeleri konusunda oldukça zengin bir menüye sahipler. Milano mutfağının klasiklerinden ossobuco ve risotto alla milanese de burada denemeniz gereken lezzetler arasında.

Osteria del Binari’de fiyatlar 25–40€ arasında değişiyor. Sunum, lezzet ve atmosfer düşünüldüğünde fiyat–performans açısından gayet tatmin edici diyebiliriz.

Navigli bölgesinde yer aldığı için akşam yemeğine denk getirirseniz, yemek sonrası kanal boyunca yürüyüş yapmak çok keyifli olacaktır.  

Osteria del Binari

Cioccolatitaliani Milano

Şehrin farklı noktalarında şubeleri bulunan Cioccolatitaliani, çikolata tutkunları için ideal bir durak. Burada çikolata, gelato (dondurma), pastacılık ve kahve kültürü bir araya geliyor. Öne çıkan lezzetler; çikolata dolgulu dondurmalar, kupalar ve Napoli usulü kahveyle eritilmiş çikolata kombinasyonları. 

Fiyatlar, porsiyon ve konum düşünüldüğünde Milano için oldukça makul sayılabilir. Biz Duomo’ya birkaç adım uzaklıktaki şubesini tercih ettik; dondurmalarımızı alıp dış oturma alanında şehrin havasını soluyarak dinlendik. Milano’nun kalabalığı içinde kısa bir mola vermek için harika bir ortam sunuyor. 

link: Cioccolatitaliani Milano

Venchi

Milano gezimizde tatlı bir mola vermek için uğradığımız adreslerden biri de Venchi oldu. Venchi’nin iç mekânı modern ve zarif bir tasarıma sahip; hem alışveriş yapmak hem de tatlı bir şeyler yemek için keyifli bir ortam sunuyor. Özellikle Duomo çevresinde gezerken uğramak için ideal bir durak.

İçeri adım attığımız anda çikolata kokusu tüm mekânı sarıyor. Raflarda rengârenk paketlenmiş çikolatalar, vitrinde ise çeşit çeşit dondurmalar yer alıyor. Biz de sıcak Milano havasında serinlemek için dondurma bölümüne yöneldik. Çikolata ve fıstık aromalı gelato denedik; gerçekten çok lezzetliydi. Sunumları oldukça şık, porsiyonları ise tatmin edici.

link: Venchi

Il Negozietto del Gelato

Navigli’nin sokaklarında dolaşırken karşımıza Il Negozietto del Gelato çıktı. Küçük ama samimi atmosfere sahip olan bu mekan, özellikle doğal malzemelerle hazırlanan dondurmalarıyla biliniyor. Naviglio Pavese üzerinde, kanal boyunca yürüyüş yaparken kolayca ulaşılabilecek bir noktada yer alıyor. Bizim için, dışarıda oturup dondurma eşliğinde kanalı izlemek, oldukça keyifliydi.

Il Negozietto del Gelato

Modanın Kalbi Milano’da Alışveriş

Milano, sadece İtalya’nın değil, dünyanın moda başkenti olarak biliniyor. Lüks markalardan outlet mağazalarına, tarihi alışveriş galerilerinden modern alışveriş merkezlerine kadar geniş bir seçenek sunuyor.

Alışveriş sadece moda ürünleriyle sınırlı değil. Milano’dan gerçek deri ürünleri, porselen dekorasyon objeleri, panettone kekleri, çeşit çeşit makarnalar, İtalyan zeytinyağları ve peynirleri de alabilirsiniz.

Milano’da bütçe dostu alışveriş için öne çıkan adresler:

Scalo Milano Outlet & More

Milano şehir merkezine yaklaşık 20 dakika mesafede bulunan modern bir outlet, diğer outletlerden farklı olarak lüks markaların yanı sıra ev dekorasyonu, tasarım mobilya ve gastronomi bölümleri de bulabilirsiniz.
Locate di Triulzi bölgesinde yer aldığı için Milano merkezinden tren veya araçla kolayca ulaşılabiliyor.

Serravalle Designer Outlet

Serravalle Designer Outlet, Milano’dan yaklaşık 1 saat uzaklıkta yer alıyor ve Avrupa’nın en büyük outletlerinden biri. Açık hava alışveriş köyü şeklinde tasarlanmış sokakları ve meydanlarıyla küçük bir İtalyan kasabasını andırıyor. Burada Lüks markaların outlet mağazalarını bulabilirsiniz.

Vicolungo Outlet

Vicolungo Outlet ise Milano’dan yaklaşık 40 dakika uzaklıkta, daha kompakt ve rahat bir outlet. Daha aile dostu, çocuk oyun alanları ve restoran seçenekleri de mevcut. Armani, Michael Kors, Tommy Hilfiger gibi markaların yanı sıra spor giyim ve çocuk koleksiyonları da mevcut.

CityLife Shopping District

CityLife Shopping District, Milano’nun en modern alışveriş merkezlerinden biri ve aynı zamanda İtalya’nın en büyük kentsel alışveriş alanı olarak biliniyor. Mimari açıdan da oldukça etkileyici. Yaklaşık yüz farklı marka mağazasına ev sahipliği yapıyor. Burada; moda, teknoloji, gastronomi ve günlük yaşam ürünlerini bir arada bulmak mümkün. Avm, Milano’nun Tre Torri bölgesinde yer alıyor ve metro ile kolayca ulaşılabilir konumda.

La Rinascente

Milano’nun merkezinde yer alan ve 1865 yılında kurulan La Rinascente, sadece bir alışveriş merkezi değil; şehrin kültürel ve sosyal yaşamının da önemli bir buluşma noktası niteliğinde.

La Rinascente, hem dünyaca ünlü markaların en yeni koleksiyonlarını bir araya getiriyor hem de üst katındaki gurme market ve restoranlarıyla öne çıkıyor. Özellikle aperitivo saatlerinde teras katında şehrin manzarasına karşı deneyim son derece popüler.  

Milano'da Gezilecek Müze Önerileri

Milano, sanat ve kültür açısından zengin bir şehir. Hem klasik hem de modern eserleriyle farklı deneyimler sunuyor. Milano’da görülmesi gereken müzelerden bazıları:

Museo del Novecento

Modern sanatın kalbidiyebileceğimiz bu müze, 20. yüzyılın en önemli İtalyan ve uluslararası sanat eserlerini sergiliyor. Duomo Meydanı’na yakın konumu sayesinde gezinizde kolayca dahil edebilirsiniz.

Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi

Bilim meraklıları için eşsiz bir deneyim sunan bu müze, Leonardo’nun çizimlerinden ilham alınarak yapılmış modellerden modern teknolojiye kadar geniş bir koleksiyona sahip. Çocuklarla gezmek için de oldukça keyifli bir seçenek.

Pinacoteca Ambrosiana

Pinacoteca Ambrosiana, şehrin en değerli sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. Burada Leonardo da Vinci’nin ünlü Codex Atlanticus çizimleri, Caravaggio’nun “Sepetli Meyve” tablosu ve Raphael’in kartonları gibi dünya çapında tanınan eserleri görmek mümkün. Aynı zamanda müze, Ambrosiana Kütüphanesi ile birlikte Milano’nun kültürel mirasını koruyan önemli bir merkezi. 

Milona’dan Günübirlik Nereye Gidilir?

Milano, çevresindeki şehirler ve doğa harikalarıyla günübirlik geziler için de harika bir başlangıç noktası. Milano seyahatinize birkaç saatlik tren veya araba yolculuğu ile bambaşka manzaralar, kültürler ve lezzetler ekleyebilirsiniz. İşte Milano’dan kolayca ulaşabileceğiniz en popüler günübirlik rotalar:

Como Gölü

Milano’dan sadece bir saatlik tren yolculuğu ile ulaşabileceğiniz Como Gölü, romantik kasabaları, göl kıyısındaki tarihi villaları ve büyüleyici manzaralarıyla İtalya’nın en özel destinasyonlarından biri. Göl çevresinde yer alan Bellagio, Varenna ve Menaggio gibi kasabalar, dar sokakları, renkli evleri ve huzurlu atmosferleriyle görülmeye değer. Kıyı boyunca uzanan villalar ise hem mimari güzellikleri hem de bahçeleriyle oldukça ünlü. 

Milano’dan günübirlik Como Gölü gezisi.
Como Gölü - Gezi Rehberi

Lugano (İsviçre)

Sınırın hemen ötesinde yer alan Lugano’ya ise Milano’dan trenle yaklaşık 1,5 saatte ulaşılabiliyor. Hem İtalyan hem İsviçre kültürünü bir arada sunan şehir, göl manzaraları ve butik kafeleriyle günübirlik kaçamak için ideal.

Verona

Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” hikâyesiyle ünlenen Verona, romantizmin ve tarihin iç içe geçtiği bir şehir. Milano’dan trenle yaklaşık 1,5 saatlik yolculukla ulaşılabilen bu şehir, hem kültürel hem de romantik bir rota arayanlar için ideal. Verona’nın kalbinde yer alan Arena di Verona, Roma döneminden kalma görkemli amfitiyatrosuyla dikkat çekerken, dar sokakları ve tarihi meydanları şehre ayrı bir atmosfer katıyor. Juliet’in evi ve ünlü balkonu ise şehri romantik bir sembole dönüştürüyor.

Bernina Ekspresi ile St. Moritz

Alplerin büyüleyici manzaralarını görmek isteyenler için Bernina Ekspresi eşsiz bir deneyim diyebilirim. Milano’dan Tirano’ya trenle gidip buradan panoramik Bernina trenine binerek İsviçre’nin ünlü kayak merkezi St. Moritz’e ulaşabilirsiniz. Bu yolculuk toplamda 4,5–5 saat sürüyor. Günübirlik için uygun olmasa da, seyahat listesinde mutlaka yer alması gereken bir durak.

Milano alışveriş caddesi
Milano Gezi Rehberi

Milano, sadece moda ve alışverişin değil, aynı zamanda sanat, tarih ve kültürün de kalbi. Şehrin büyüleyici müzeleri, görkemli yapıları, şirin mahalleleri ve çevresindeki günübirlik rotalarıyla biz Milano’dan oldukça keyif aldık. Floransa gezi planı olanlar, detaylı öneriler için Floransa Gezi Rehberi yazımı okuyabilirler. 

Bu rehberde paylaştığım durakların, Milano seyahatinizi dolu dolu geçirmenize yardımcı olacağını umuyorum. İster sanat tutkunu olun, ister gastronomi meraklısı ya da sadece şehrin ruhunu hissetmek isteyen bir gezgin… Milano’da herkes için bir hikâye var. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere… 

“Milano Gezi Rehberi – 15 Gezilecek Yer, Ayrıntılı Ulaşım ve Konaklama Önerileri” için 1 yorum

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir